• 0

18 Ekim 2019, 14:00 - Anasayfa // SİYASET Haberi yazdır

Bulut, 'Kürtlerin en büyük katili Öcalan'dır'

Bulut, 'Kürtlerin en büyük katili Öcalan'dır'

Bulut, 'Bu ülkede teröre bulaşmış odaklar ile Kürt kökenli kardeşlerimiz asla ve zinhar, hiçbir zaman bir araya gelmemiştir. Türkler tarihin hiçbir döneminde kardeş kabul ettikleri Kürtlerin katili olmamıştır' dedi.

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

YÜCEL BULUT TBMM GENEL KURULUNDA KONUŞTU:
 
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) , işgal altındaki Osmanlı Mebusan Meclisi olmadığını ifade eden MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, “Barış Pınarı Harekatında Kürtler ayakta değil, secdededir. Bizler Başkomutanımızın ve ordumuzun arkasındayız. Kürtlerin en büyük katili Öcalan'dır” ifadelerini kulandı.

Kamuoyunda "yargı paketi" olarak isimlendirilen Ceza Muhakemesi Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına TBMM konuşan MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, “Tabii, yargı reformu tartışmaları cumhuriyet tarihi boyunca devam etmiş, çeşitli vesilelerle yargı sistemimizdeki eksiklikler ele alınmak suretiyle zaman zaman "yargı reformu" adı altında mevzuatımızda esaslı değişiklikler yapılmıştır. Son on yıldır, on iki yıldır özellikle Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla beraber "yargı reformu" konusu ve kavramı kamuoyunda daha sık dile getirilen bir hâl almış, 2010 referandumu ve akabinde de 17-25 Aralık’la birlikte yargı içerisinde Fetullahçı bir çetenin egemen olduğunun inkâr edilemez bir hâle gelişiyle de artık tartışmasız bir hâle gelmiştir. Tabii, Türkiye Cumhuriyeti 17-25 Aralıktan sonra öncelikle yargı mensuplarının kendi özverisi ve çabasıyla 2014 yılında bu çetenin yargıdaki hâkimiyet alanını sınırlayabilmek adına özverili bir mücadele vermiş, 2014 HSYK seçimleriyle önemli ölçüde bu yapı frenlenmiş, akabinde Yargıtay’daki bütün örgütlenmesi ve çeteleşmesi tasfiye edilmek üzereyken de 15 Temmuz girişimi gerçekleştirilmiştir. İşte, 15 Temmuz tarihinden beri Türkiye bütün yargı mensuplarıyla, vatandaşlarıyla, yurttaşlarıyla ağır bir yükün ve mücadelenin maalesef altındadır. Bu mücadeleyi yargı mensupları çok ağır şartlar altında büyük bir özveriyle sürdürmektedirler” dedi.

TEKLİF MECLİSİN HUZURUNDA

Kanun teklifinin TBMM’de Meclisin huzuruna getirildiğini ifade eden Yücel Bulut, “İşte, şimdi, bu mücadelenin gölgesinde, arasında yargıya dönük haklı, iyi niyetli eleştiriler dile gelmiş, siyasi iktidar bu haklı ve iyi niyetli eleştirileri baz almak, referans almak suretiyle bugün yargı reformunun ilk ayağını Parlamentoya taşımış, tartışmaya açmış ve kanun teklifi olarak Meclisin huzuruna getirmiştir” ifadelerini kullandı. Bulut konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ŞEREFLİ TÜRK ORDUSUNU YERDEN YERE VURMAYA KİMSENİN HAKKI YOKTUR”

“Şimdi, "adalet" kavramı tartışılırken, yargı reformu tartışılırken maalesef hiç şaşırmadığımız üzere bazı kesimler -iyi niyetli eleştiri getirenleri müstesna tutmak üzere- her zamanki alışkanlıklarının bir devamı olmak suretiyle, bu defa da yargı reformunu sıçrama tahtası yapmak suretiyle sanki bu memlekette adalet, demokrasi, eşitlik ve hak arama hürriyeti sadece teröre bulaşmış, sadece Türk milletinin huzuruna musallat olmuş çetelere tanınmış bir imtiyazmış gibi, onlara mektup yazmak suretiyle, yargı reformu paketini vesile ve vasıta yapmak suretiyle âdeta bir savaş açmışçasına bu yasaya, bu pakete karşı çıkmakta ve karşı çıkmak adı altında da maalesef Türk milletinin huzuruna musallat olmuş bu çetelere can suyu olmaya çalışmaktadırlar.
 
Dolayısıyla, bu konuda hepimizin dikkat ve hassasiyet göstermesi gerekmektedir. Hiç kimsenin bu kavramları bahane yaparak, bu kavramları vasıta yaparak Türk milletinin birlik ve beraberliğine musallat olmuş çetelerin reklamını yapmaya hakkı olmadığı gibi, bugün sınır ötesinde operasyonda olan şerefli Türk ordusunu da yerden yere vurmaya hakkı yoktur.

“BARIŞI VE HUZURU TESİS EDECEĞİZ”

Dolayısıyla, öncelikle şunu ifade etmek isterim: Bir devletin adalet anlayışı yalnız mahkemeleri aracılığıyla tesis edilmez. Bir devlet bir bütün olarak adalet tesis eder, bir devlet polisiyle adalet tesis eder, bir devlet mahkemesiyle adalet tesis eder ve bir devlet, hele ki bu devlet Türk devletiyse ordusuyla adalet tesis eder. Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefli ve şanlı ordusu, sınır ötesine adalet tesis etmek üzere gitmiştir, işgal için gitmemiştir, katliam için gitmemiştir, bazılarının haddini aşarak ifade ettikleri gibi soykırım için gitmemiştir. Genlerimiz neyi emrediyorsa onu yapmak için, adaleti, barışı ve huzuru tesis etmek için bugün bu sınır ötesi operasyonunu gerçekleştirmiş bulunuyoruz.”

“İŞGAL ALTINDAKİ MECLİS DEĞİLDİR”

TBMM’nin işgal altındaki Osmanlı Mebusan Meclisi olmadığını vurgulayan Yücel Bulut, “Dolayısıyla, bu Parlamento çatısı altında yargı paketini ya da değişik gündemleri vesile yapmak suretiyle Türk milletinin birlik ve beraberliğinin sembolü olan ordusunu yerden yere vurmak hadsizliğini gösterenlere bu Parlamentonun da şu hatırlatmayı yapması kaçınılmazdır, kimse de bundan dolayı gocunmayacaktır: Burası işgal altındaki Osmanlı Mebusan Meclisi değildir, burası işgal altındaki bir ülke değildir ve Türkiye Cumhuriyeti 17. bağımsız Türk devleti kurulmuştur. Hepimiz vatandaşlık bağıyla bu devlete bağlıyız ve burası da şerefli ve gazi bir Parlamentodur. Dolayısıyla, bu Parlamentonun ruhuna ve ahlakına uygun olarak hep birlikte hareket etmek zorundayız” şeklinde konuştu.
 
Bulut konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“Şimdi, çeşitli vesilelerle bu kürsüde söz alıp bu operasyonu yerden yere vurabilmek için çeşitli iddiaları ortaya atanlar var. Şimdi, az evvel bir hatip arkadaşımız şunu ifade ettiler, çeşitli memleketler saydılar, dediler ki "Bilmem nerede Kürtler ayakta, burada Kürtler ayakta, şurada Kürtler ayakta." Benim gördüğüm Kürtlerin hiçbirisi ayakta değil, görmüş olduğum bütün Kürtler secdede. Ve Türk ordusunun başarısı ve zaferi için hep beraber camileri doldurmak suretiyle dua ediyorlar.

“TOKAT’TAKİ 64 KÜRT KÖYÜ”

Bugün, burada Kürtler adına konuşma hakkını kendinde bulanlara diyorum ki: Gelin, bu söylediklerinizi Tokat'ın 64 tane Kürt köyünde söyleyin, bakalım nasıl bir tepki alacaksınız, hep beraber görelim. Dolayısıyla, herkesin hangi Parlamento çatısı altında olduğunu bilmek suretiyle şu gerçeği de kabul etmesi mecburidir: Bu ülkede teröre bulaşmış odaklar ile Kürt kökenli kardeşlerimiz asla ve zinhar, hiçbir zaman bir araya gelmemiştir. Türkler tarihin hiçbir döneminde kardeş kabul ettikleri Kürtlerin katili olmamıştır.

“KATLİAM ZİNCİRİNİ BÖLÜCÜ BAŞI BAŞLATTI”
 
Eğer ki tarih sahnesinde Kürtlerin bir katili aranıyorsa, et ile tırnak gibi olduğumuz, ruh ikizi olduğumuz, kader birlikteliği yaptığımız, aynı secdeye varıp aynı doğrularda birleşmiş olduğumuz Kürtlerin bir katili aranıyorsa 1984 yılında Siirt ve Eruh baskınlarıyla silahlı propagandaya başlayan, 1987 yılında da "Bölgede otorite olalım; öldürelim, otorite olalım." diyerek talimat verip Kürt kökenli kardeşlerimizi âdeta bir katliama mahkûm eden, katliam zincirine mahkûm eden bölücü başına bakmaları gerekiyor. Dolayısıyla, Türk milletinin hiçbir evladından ve ferdinden asla ve asla, değil Kürt, hiçbir toplum katili olmamıştır, olmayacaktır.” Aynı sancak altında yürümeye devam edileceğini kaydeden MHP’li Bulut, “Dolayısıyla, bu yolu bin yıldır birlikte yürüdüğümüz gibi, aynı iman zincirinde birleştiğimiz bu insanlarla, ruh ikizi olduğumuz bu insanlarla aynı medeniyet çıtası içerisinde ve aynı sancak altında hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hiçbir şey söylemeye cüret gösteremedikleri vakit şimdi de şunu söylemeye başladılar, diyorlar ki: "Oluşan birlik ve beraberlik ruhu Sayın Cumhurbaşkanı tarafından istismar ediliyor." Niye istismar ediliyor Sayın Cumhurbaşkanı tarafından? Efendim, ortada eğer ki bir zafer olursa bu zaferin pay sahibi Sayın Cumhurbaşkanıymış, buradan kendi leh ve hesabına bir siyasi istismar çabası içerisine girmiş” diye konuştu.

“ORDUMUZUN VE BAŞKOMUTANIMIZIN ARKASINDAYİZ”

MHP’nin hassasiyetlerine vurgu yapan MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, “Biz de Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki: Sizin istismar yaptığını iddia ettiğiniz Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa'ya göre bu ordunun başkomutanıdır. Biz onun başkomutanlığından rahatsız değiliz. Ordumuzun ve başkomutanımızın sonuna kadar yanındayız. Bu zaferin paydaşı olmasından da zinhar rahatsızlık duymayız ama sizlere asıl rahatsız olmanız gereken şeyi söylüyorum, çok rahatsız olmak istiyorsanız bundan rahatsız olun. Eğer ki bu ülkede birileri hâlâ Tayyip Erdoğan nefretiyle günün birinde "Oh olsun." diyebilmek için "Nasıl da belalarını buldular." diyebilmek için, Recep Tayyip Erdoğan'la hesaplaşabilmek için her şeyi bir kenara bırakıp gece gündüz Trump'ın "tweet"lerinden medet umar hâle gelmişlerse asıl kafaya takılması gereken budur. Mustafa Akıncı'nın, KKTC Cumhurbaşkanının demeçlerini duyup "İşte, aradığımız Cumhurbaşkanı." deyip iç geçirenler "Keşke Kıbrıs'ın başında değil de Türkiye'nin başında olsun." diye iç geçirenler varsa bu ülkede asıl can sıkacak kişiler bunlardır. Bunun dışında milletinin birlik ve beraberliği için kenetlenmiş, aynı secdeye baş koymuş, kimsenin burnu kanamadan, bütün memleket evlatları sulh ve selamet içerisinde memleketine geri dönsün diye gece gündüz dua eden insanların bu ülkede can sıkacak, kimseyi üzecek en ufak bir tavırları yoktur” dedi.

“YASA DIŞI TERÖR ÖRGÜTLERİNİ TALTİF ETMEK”

Yargı reformunu referans kabul edip yargı reformunu yetersiz bulanlara öneride bulunan Bulut, “Bu Parlamento çatısı altına ısrarla ve inatla yasa dışı terör örgütlerini taltif edecek, onlara iltifat gösterecek her metin, içeriği ne olursa olsun paçavra muamelesi göreceği için bilesiniz ki bu yargı paketi sizi tatmin etmeyecek. Sizi tatmin edecek yargı paketine de bu Meclis asla ve asla geçit vermeyecek çünkü bu ülkede hak ihlali elbette ki yaşanmıştır ama hak ihlali için her örnek gösterdiğiniz kişi terörün bir bulaşığı, millî birlik ve bünyenin, millî hasletlerimizin ve millî hedeflerimizin düşmanı olarak bilinen kişilerse ben de size gerçek hak ihlallerinden örnek vermek zorundayım” diye konuştu.

Bulut konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“Çok hak ihlali meraklısıysanız, hak ihlalinin ne olduğunu görmek istiyorsanız yıllardır bir kumpas neticesinde İzmir'de cezaevinde tutulan İzmir Ülkü Ocakları Başkanımız Abidin Bilgin'e bakabilirsiniz. Fetullahçı bir çetenin kumpasıyla ömrünü içeride çürüyerek geçiren arkadaşımız hâlâ bugün hukuk mücadelesi veriyor. Çok hak ihlali meraklısıysanız sizler için mafya olan, bizim için "dava arkadaşımız" dediğimiz ve kimsenin burnunun dahi kanamadığı bir dosyadan altmış altı yıl hapis cezası alan ve yargılayan mahkeme başkanının, bakın, on yıl yargılayan mahkeme başkanının "Bu adama kumpas kuruldu, on sene ben yargıladım, en fazla on sene ceza alması hatta berat etmesi gerekirdi." diye resmî ifade vermiş olmasına rağmen altmış altı yıllık infazı hâlâ devam eden Kürşat Yılmaz'a bakabilirsiniz.
 
“MHP İNANMIŞ İNSANLARIN ORDUSUDUR”

Hak ihlali arıyorsanız eğer İzmir Ege Üniversitesinde katledilen gencecik Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun annesinin gözlerine, babasının gözlerine bakabilirsiniz. Bunun dışında bilesiniz ki Milliyetçi Hareket Partisi kendi doğrularını milletinin doğrularına, milletinin gerçeklerine mıh gibi sabitlemiş, aynı istikamette ok gibi yürüyen ve inanmış insanların ordusudur. Hangi eleştiriyi getirirseniz getirin, hangi tenkiti getirirseniz getirin bilesiniz ki Milliyetçi Hareket Partisinin kadrolarını ve ülkücüleri yolundan saptıramayacak ve döndüremeyeceksiniz, aynı istikamette inandığımız şekilde yürümeye devam edeceğiz.”




Tokat OLAY


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Tokat Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer SİYASET Haberleri

Tümü

RÖPORTAJ

Mürekkep ve Kağıt Kokuları İçinde 43 Yıllık Gözbebeği, 'MAŞALI'
Mürekkep ve Kağıt Kokuları İçinde 43 Yıllık Gözbebeği, 'MAŞALI'
Tokat'ın çalışmaya devam eden en eski matbaacısı olan Halil Ekicioğlu, 43 yıllık ömrü beraber paylaştığını söylediği matbaa makinesi için 'gözbebeğim' tabirini kullanıyor.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Musa Özdemir / TOKAT
Tel :0 (535) 210 6413
Faks : 0 (356) 212 4884
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]