• 0

06 Kasım 2019, 19:22 - Anasayfa // TÜRKİYE Haberi yazdır

Enginyurt sert çıktı; 'Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak Fetöcü'dür'

Enginyurt sert çıktı; 'Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak Fetöcü'dür'

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda konuşan MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, 'Ahmet Altan FETÖ'cüdür, Nazlı Ilıcak FETÖ'cüdür; bütün FETÖ'cüler haindir' dedi.

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Tam üç yıldır FETÖ mücadelesi yapıldığını ifade eden MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, “15 Temmuz’da 254 vatan evladı uykudayken katledildi. "Ahmet Altan" diye bir adam televizyonda çıktı dedi ki: "Sayın Cumhurbaşkanı seçimle gitmezse darbeyle gidecek." Nazlı Ilıcak bir hanımefendi, bu iktidara ağzına gelen her türlü hakareti etti, FETÖ'ye methiyeler düzdü” diye konuştu.
 
AĞLAK BİR ADAM

TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç için de sert ifadeler kullanan Cemal Enginyurt, “Dün gördük ki Bülent Arınç diye ağlak bir adamın başlattığı kampanya neticesinde Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hapisten serbest bırakıldı. Sayın Genel Başkanım da en ağır şekilde eleştirisini bildirdi, açıkladı. Bunları serbest bırakanlara şunu sormadan geçemeyeceğim: Zaman gazetesine abone olan, yurdunda kalan, Bank Asya’ya kira yatıranlara hapiste yedi yılı, on yılı layık gördünüz. Üç yıldan beri yatmalarına rağmen yedi yıl alanları çıkarmadınız; on yıl alan Ahmet Altan ile dokuz yıl alan Nazlı Ilıcak'ı cezaevinde yattığı süreyi göz önüne alarak serbest bıraktınız. FETÖ mücadelesine en büyük zararı bu vermektedir” şeklinde konuştu.

Cemal Enginyurt konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bülent Arınç diyor ki: "KHK bir faciadır." KHK faciaysa bu KHK'yi ben yazmadım, ben de onaylamadım. Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan sesleniyorum: Bülent Arınç susturulsun artık. Bülent Arınç gibiler susturulmadığı sürece FETÖ'yle mücadele -Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi- sadece ve sadece, 15 Temmuz şehitlerini ve şühedayı incitmekten başka hiçbir işe yaramaz. Dolayısıyla, Ahmet Altan FETÖ'cüdür, Nazlı Ilıcak FETÖ'cüdür; bütün FETÖ'cüler haindir.”
 
ATATÜRK’E SALDIRILARI KINIYORUM
 
TBMM’de Bülent Ecevit’in ölüm yılı sebebiyle de Cemal Enginyurt, “Sayın Başkanım, 21'inci Dönemde 57'nci Hükûmette birlikte çalışma imkânı bulduğum merhum Başbakan Sayın Bülent Ecevit'i rahmetle, şükranla anıyorum; Allah rahmet eylesin diyorum. Onun şahsında Sayın Süleyman Demirel, Sayın Alparslan Türkeş, Sayın Necmettin Erbakan, Sayın Turgut Özal ve en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Kemal Atatürk'ü de rahmetle anıyorum. Özellikle son günlerde Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik saldırıları şiddetle kınıyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ü Stalin'e benzetenlerin aynaya bakmasını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.

106 sayılı Kanun Teklifi'yle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt konuyla ilgili olarak da şu konuşmayı yaptı: “Son olarak 1971 yılında çıkarılmış Su Ürünleri Yasası'ndan sonra, kırk sekiz yıl aradan zaman geçtikten sonra yeni bir su ürünleri yasasıyla bugün Meclisimizde görüşmedeyiz. Yasa, inşallah hayırlı olur. Hayırlı olacağına inancım da tamdır. Yasasız olmaktan yasanın olması her zaman iyidir.

BALIK NESLİ KIYIMA UĞRADI
 
Ordu'da hayatını deniz kenarında yaşamış, büyümüş bir insan olarak, balıkçılığımızın en önemli sorunu olarak şunu görüyorum: Bundan yirmi yıl önce Ordu'da mezgit balığını "balık" diye tutup yemezdik. Birçok balık hakikaten balık olarak kabul edilmezdi. Onlarca çeşit balık olurdu ama bugün geldiğimiz noktada balık nesli büyük oranda kıyıma uğradı. Dolayısıyla, yasa muhakkak çıkmalı ama ilk önce "Balığın yeniden yeşerebilmesi, büyüyebilmesi, canlanması, daha da çeşitlenmesi için ne yapabiliriz?" sorusuna cevap aramalıyız diye düşünüyorum.

Hepimiz tarım, çiftçi çocuğuyuz. Hep ne öğrendik? Toprak nadasa bırakılırsa iyi olur. Bir yıl nadasa bırakılan toprak seneye daha verimli ürün verir diye öğrendik ve hakikaten de öyledir. Maalesef denizi nadasa bırakamadığımız için ve denizde acımasız bir avcılık senenin altı ayı sürekli devam ettiği için balık nesli her geçen gün yok oluyor. Yirmi yıl evvel "istavrit" dediğimiz balık 16 santimdi, maalesef, şu an 13 santimin altına düştü. Hamsi ha keza, ki şu an hamsi yiyenleriniz varsa tezgâhlarda görmüşsünüzdür, çok ince bir hamsi yiyoruz. Sebebi nedir? Sebebi vahşi bir avlanmak şekli.

TROL AVCILIĞI VAHŞETTİR
 
Su Ürünleri Genel Müdürümüz burada, Tarım Bakanlığı yetkilileri burada. Trol ve orta trol avcılığı 12 milin ötesinde yapılabilir denilirken, maalesef, son bir ayda şehrim olan Ordu'da trolcüler âdeta kıyıya kadar geldiler, suyun dibinde ne varsa -balık yemi de dâhil olmak üzere- silip süpürüyorlar. Trol avcılığı acımasız bir vahşet oluşturuyor. Özellikle orta trol avcılığı acımasız bir şekilde balık neslini yok ediyor. Bundan bütün balıkçılar da şikâyetçi.

Dolayısıyla bu trol avcılığının önüne geçilmeli. Bununla ilgili yasal düzenleme yapılıyor, cezalar getiriliyor ama sadece ceza yetmez. Örneğin Gürcistan'da bir yunus balığı avlamak, tek bir yunus balığını avlamak 100 bin lari, eğer ince bir balık avlarsanız 200 bin lari, eğer kaçak avlanırsanız geminize el konuluyor. Türkiye'de maalesef gemiye el koyma işi yapılmıyor, para cezası bir şekilde telafi ediliyor. "Benim memurum işini bilir." diyen zihniyet hâlen devam ettiği için para cezasından bir şekilde kurtulunabiliyor ama muhakkak tekneye, gemiye -küçük balıkçı, büyük balıkçı- el koyma işi muhakkak dikkatle yapılmalı, buna özen gösterilmeli.

MİSİNANIN SATIŞI DURDURULMALIDIR
 
Bir de yine, Sayın Genel Müdürün bilgisi muhakkak var, misina ağıyla avlama yapılıyor. Bu yasak, doğru bir yasak ama Sayın Genel Müdür ve Sayın Bakanlık yetkilisine buradan şunu hatırlatmak istiyorum: Misina ağıyla balık yakalayana ceza veriyoruz, cezalandırıyoruz ama misinayı ithal eden, üreten ve getirip satana hiçbir uygulama yapmıyoruz. Bu çok yanlış. Bunun derhâl önüne geçilmeli, bunun ithali durdurulmalı. Yani bu misina ağı eğer denizimizi hakikaten kirletiyorsa -ve kirletiyor- balığa en büyük katliamı yapıyorsa bunun satışı durdurulmalı, Türkiye'ye girişi durdurulmalı daha doğrusu, ithali yasaklanmalı.

Yine, balıkçılarımızın -en büyük sorunları cezalarla- yeni çıkan tebligatlarla, yönetmeliklerle ilgili sıkıntıları var. Su Ürünleri Genel Müdürümüzden ve Tarım Bakanlığımızdan hassaten şunu rica ediyorum: Balıkçılık kooperatiflerine ve balıkçılıkla uğraşan insanlara, ayda bir kere olabilir, üç ayda bir kere olabilir, yeni yönetmelik ve yasalarla bilgilendirmek üzere muhakkak seminerci, eğitimci gönderiniz. Balıkçılarımızı eğitiniz. Eğitilmiş bir balıkçı, yaptığı birçok yanlışın zaman içerisinde farkına varacak ve balık katliamını durduracaktır.

TOPYEKÜN DENİZİ NADASA BIRAKMALIYIZ
 
Yine, burada bir önerim daha olacak: Şu an İmralı Adası'nın etrafında değil balık avlamak tekne gezmesi yasak. Örneğin, Ordu Giresun Havaalanı'nın çevresinde tekne gezmesi yasak, avlanmayı bırakın; ciddi bir şekilde balık popülasyonu oluşmaya başladı, balık artışı var. Bu ne demek? Balığa korunaklı alanlar yaratmalıyız. Topyekûn bütün denizi nadasa bırakamayız belki ama hiç olmazsa belirli bölgelerde yıl içerisinde birer yıl arayla balıkları koruma altına almalıyız. Maalesef koruma altına almadığımız için ve insaf da olmadığı için… Örneğin, bu sene boğazlardan torik gelemedi, gelemeyen torik yumurta bırakamadı, yumurta bırakmadığı için palamut büyümedi, palamut büyümediği için de denizde palamut yok, bu sene kimse palamut yiyemedi. Çünkü geçmesine fırsat vermiyorsunuz ki, acımasız bir avlanma şekli var. Denizin dibindeki yumurtayı bile orta troller yerle bir edip paramparça yapınca balık büyüme imkânı zaten bulamıyor.

O sebeple, balıkçılarımızın bu sorunlarını dikkatle incelemeliyiz, "balık" deyip geçmemeliyiz. Norveç bizden çok küçük olmasına rağmen, balıkçılıkla ilgili bakanlığı var. Dolayısıyla Türkiye'de Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kapsamında bunu geçiştirmek yerine, bana göre -yapar yapmaz iktidarın takdiridir- üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkede bir balıkçılık bakanlığının kurulması zarurettir, Su Ürünleri Genel Müdürlüğüyle idare edilmemelidir. İnşallah bu kanun hayra vesile olur diyorum.”




Tokat OLAY


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Tokat Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer TÜRKİYE Haberleri

Tümü
Ankara'da üreticiden, tüketiciye bal günleri Ankara'da üreticiden, tüketiciye bal günleri
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği önderliğinde ve Msr Uluslararası Fuarcılık organizasyonu ile bu yıl Ankara'da ilki gerçekleştirilecek o

RÖPORTAJ

Mürekkep ve Kağıt Kokuları İçinde 43 Yıllık Gözbebeği, 'MAŞALI'
Mürekkep ve Kağıt Kokuları İçinde 43 Yıllık Gözbebeği, 'MAŞALI'
Tokat'ın çalışmaya devam eden en eski matbaacısı olan Halil Ekicioğlu, 43 yıllık ömrü beraber paylaştığını söylediği matbaa makinesi için 'gözbebeğim' tabirini kullanıyor.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Musa Özdemir / TOKAT
Tel :0 (535) 210 6413
Faks : 0 (356) 212 4884
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]