02 Temmuz 2020, 21:13 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

KADIN NEYDİ, NE OLDU?

KADIN NEYDİ, NE OLDU?

Eyüphan KAYA

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1825 kez okunmuştur

Ağaları, Paşaları, Peygamberleri doğuran insan sen ne mübarek bir değersin/değerdin Kadın.
 
Yüce Allah evladın cennetini senin rızana bağlamış, seni erkeğe emanet etmiş, geçimini sağlamak için erkeği hizmetine amade kılmış.
 
Senin duan duaların en makbulüdür, özellikle evlatların için.
 
Sen olmasan evin bir tarafı değil her tarafı eksik kalır/kalırdı, özellikle anne olarak, eş olarak.
 
Sen ne mübarek bir inansın ki senin için yüce Allah Peygamberini uyarmış, “kadına yapılan haksızlığın takipçisi ol” diye.
 
Sen nasıl bir değersin ki kocanızın bir olayda kafası kolu kırılsa davasından vazgeçebilir, fakat bir başkası sana kötü niyetle bakarsa canına okur.
 
Sen nasıl bir değersin ki iki kişi kavga ederse o esnada sen yalvarırcasına tülbendini indirsen kavga sonlanır/sonlanırdı.
 
Sana el kalkmazdı.
 
Senin olduğun yerde erkekler hal ve davranışlarına, sözlerine dikkat ederdi.
 
Sen bir kişiye elini verir ölene kadar bırakmazdın, o da Allahın emri peygamberin kavli ile olunca hayatına bir değer katardı ve o eller ter temiz kalırdı, belki yaşlanınca bir az buruşmuş olurdu ama inanın öpülesi ellerdi o eller.
 
İşte bu değerlerle sen paha biçilmezdin, toplumda bir ağırlığın vardı, ailede bir değerin.
Senin değerin parayla ölçülmezdi, çünkü sen namustun.
 
Yetiştirdiğin 4-5-6… evlat senin dünyan için de ahretin için de sermayeydi.
 
Kısacası toplumsal huzurun ana kaynağı olan ailenin odağında sen vardın.
 
Bu yazdıklarım sanki birileri tarafından kıskanıldı ki bu değerlerden bizi/sizi mahrum etmeye çalışıyorlar.
 
Şimdi senden ne istiyorlar?
 
Az daha serbest yaşa, hala evlenme çağına gelmedin, yanlış yaptın cinsel açıdan özgürlük adına serbest yaşadın, birçok kişinin elini tuttum ve elin kirlenmiş vaziyete düştü. Eş bulmakta zorlanıyorsun.
 
Senden iş/aş istiyorlar,
Senden makyaj, oje, dövme istiyorlar,
Senden erkeklerin dikkatini çekmeni istiyorlar,
Senden manikör, pedikör istiyorlar,
Senin haftada bir kuaföre gitmeni istiyorlar,
Evde sıkıntı oluştu mu hemen kocandan ayrılmanı istiyorlar,
Evle ilgili bir karar alınırken hep kendi düşünceni diretmeni istiyorlar,
Sen nasıl olsa maaşlısın istediğin zaman ayrılırsın, başka bir kişiyle evlenirsin diyorlar.
Hal böyle olunca da,
Üç kuruş para sana cazip geldi,
Namahrem gözü üzerinden eksik olmadı,
Her gün günah işledin,
Kocana eş/partner gözüyle baktın, kendin de değerden düştün,
Bir çocuk yaptınız, “anne işte, baba işte çocuk kreşte” misali çocuğa annelik şefkatini tattırmadınız, şimdi çocuk da seninle tartışıyor.
 
İkinci çocuğu yapmaya cesaret etmediniz, ikinci yapanlar da hava cıva özel okullarda, kurslarda güya okuttular, belki bir üniversite kazandırdılar ama insanlığı kazandırmadılar, çünkü anneyi görmediler ki insanlığı ondan öğrensinler.
 
Bir toplum eğer ileride yaşlı bir toplum haline gelmek istemiyorsa anne başına 3 ve daha fazla çocuk yapması lazım, orada da sınıfta kaldınız. Malum anne başına 2.8 çocuk düşen aileler yaşlı toplumlar kategorisine girerler.
 
Şimdi bunalın süreci başladı, evde duramıyorsunuz günahların sana dünyayı cehenneme çevirmiş, gelinler ancak misafir olarak seni kabul ediyor. Bir akşam gitsen de acaba ne zaman kalkarlar diye düşünüyorlar çünkü sen kaynana daha fazla sıkıntı vermiştin.
 
Hayatta mutlu olmanın yolu çok günah işlemekte geçmiyor. Tövbe edip, kendine gelmekte geçiyor,
Gel sen, bu yol yol değildir de.
 
Ev hanımlığı kadının değerini arttıran en büyük tercihtir de,
Annelik yeri doldurulamaz bir değerdir de,
Karı koca çalışıp çocuğa iki lokma ekmek vereceğine bir lokma ile birlikte sevgi verin de,
Gözü karısının parasında olan kocaya yazıklar olsun de,
Kadının değeri para ile ölçülmez, biz çalıştık kadınlığımızı ihmal ettik değerimiz beş para oldu de,
Feminist kadınlar kadını yanlış yönlendiriyor, onlar ancak gavur memleketinde kadına el uzatabilirler de,
Ben Allah rızası için bunları söyledim, ister kendine gel ister yoluna devam et, orası senin bileceğin iştir.
 
Diyeceksiniz ki kadın okumasın mı? çalışmasın mı? kazanmasın mı? tabiî ki yapsın ama “önce eş sonra, iş desin” çalışmak durumunda kalmasın. Estetik işlerde çalışsın, istediği işte çalısın. 8-17 mesaisi kadına ağır gelir. Annelik gibi erkeğe nazaran bir numara olan vasfını gölgede bırakacak işlerde çalışmasın.
 
Kadın neydi, ne oldu? Hey kan emici, vampir ruhlu para babaları, annelerimizden eşlerimizden ne istediniz/istiyorsunuz?
 
Kozmetik sanayinin dengesiz patronları,
Beyaz kadın ticareti yapan kadın düşmanları,
Kadını fiziğinden ibaret bilen kevaşeler.
Haftada bir sevgili değiştiren ve sevgiye de ihanet eden sevimsiz insanlar. Kadını rahat bırakın.
 
Müsaade edin anne olsun, kayın anne olsun, eş olsun, hala/teyze olsun, kardeş olsun, evin huzuruna katkı versin.
 
Derdim konuşturuyor arkadaş!
 
Eyüphan Kaya
Türkiye Aile Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi


 Tokat Olay Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Olay Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : 0 (356) 212 4884
Gsm : 0 (535) 210 6413
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]