10 Mart 2021, 21:03 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

TARIM OLMADAN ASLA OLMAZ

TARIM OLMADAN ASLA OLMAZ

Tokat OLAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 4600 kez okunmuştur

Küresel süper güçlü devletler, tarıma niçin önem veriyor? Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin, Hollanda, Almanya tarımdan niçin vazgeçmiyor. Türkiye, tarımsal kalkınma deyince niçin eziklik hissediyor?
 
Evet, nereden bakarsanız bakın tarım ve hayvancılık en az bilişim sektörü kadar önemli hale geldi. Tarıma önem vermeyen devletler salgın hastalık döneminde büyük bir açmazla karşı karşıya kaldıklarını gördüler.
 
Küresel ısınma, iklim değişikliği, koronavirüs dünyamızı tehdit ediyor. Tarım alanları azalıyor. Buna ek olarak tarım arazilerin imara açılması Türkiye için ek bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor.
 
Kuraklık tehlikesi, yer altı sularının azalması bizi fazlasıyla endişelendirmeli. Köylerimiz, beldelerimiz boşalıyor. Çiftçi ve köylü topraktan uzaklaşıyor. Oysa yerelde üretmezsek, üretemezsek sadece tüketici oluruz. Hükümet çiftçiye, köylüye, kırsal kalkınmaya destekler açıklıyor. Buna karşılık üretimin düştüğünü görüyoruz. Hayvan sayısının azaldığına şahit oluyoruz. Köylünün baba ocaklarından kaçtığını biliyoruz.
 
Acı gerçek köylerimiz boşaldı. Buna bir de büyükşehirlerdeki köylerin mahalle statüsüne dönüştürülmesi felaketin üzerine dökülen tuz biber oldu. 6 milyonun üzerindeki üniversite öğrencisi tarım ve  hayvancılık yapmak istemiyor. Bunun en büyük nedeni anne ve babaların “oğlum oku ve buralardan kurtul” diyorlar. “Kızım oku ekonomik özgürlüğünün sahibi ol” nakaratları tekrar ediliyor.
 
Bunun temel sebebi çiftçinin, köylünün sadece karnını doyurabilmesi, emekliliği hak etmeye yönelik bir girişimin bile olmaması.
 
Acilen zihniyet değiştirmemiz gerekiyor. Yoksa herkes okumuş, üniversite mezunu nitelikli işsiz konumuna gelecek.
 
Çiftçinin ihtiyacı devletin kooperatif türü örgütlenmeyi teşvik ederek yol göstericiliğidir. Verilen para kısa zamanda tükeniyor. Çekilen krediler bitiyor. Ödeme zamana gelince ipotekli tarlalar satılıyor. Traktörler haczediliyor.
 
Nasıl teknoloji için büyük yatırımlara büyük destekler veriyorsak, tarım için de yeni yöntemler denemeliyiz. Tarım ve hayvancılık noktasında dünyada korumacılık her geçen gün artıyor. Dünya Ticaret Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşlar korumacılığın ticarete olumsuz etkileyeceğini öne sürseler bile, devletler daha korumacı bir tarım politikası ile yerli üretimi destekliyor. Bunun ilk uygulamalarını koronavirüs salgınının en yaygın olduğu günlerde birçok ülke tarafından açıklanan destek paketlerinde gördük.
 
Yapılması gereken ilk iş her köyün bir kooperatif aracılığı ile üretmesi ve üretilen ürünlerin pazara ulaştırılmasıdır. Her köy bir fabrika mantığı ile yönetilmelidir. Aksi takdirde başarma şansımız yok. Çin bu yöntemle halkını doyurmaya başladı. Rusya Federasyonu, Sovyet geleneğinden bu yana tarımda böylece ayakta durdu. ABD bu sayede tarımda sıkıntı çekmiyor.

Hububat, tahıl üretiminde büyük başarılar elde eden Rusya, Ukrayna, Kazakistan bakliyat üretiminde de söz sahibi olmak için önemli yeni adımlar atıyor.
 
Tüm bunlar olup biterken biz hala yerli ve milli tohum sorununu bile çözemedik. Genetiği bozulmuş tohumlar üretim biçimimizi tehdit etmeye devam ediyor. Hayvancılık yapanlar ürettikleri sütün maliyetini desteklemelere rağmen çıkaramıyor. Çünkü yem fiyatları, gübre fiyatları, akaryakıt fiyatları alabildiğine yüksek.
 
Artık gıda milliyetçiliğinden bahsediyoruz. Bu kritik durumu fark etmemiz gerekiyor. Bu yeni dönemde tarımda teknoloji kullanımı daha çok yaygınlaşacak. Artık traktör alıp tarlayı sürmek yetmeyecek. Yapay zekâ tarıma girecek. Tüm bunları çiftçinin kendi başına yapması düşünülemez.
 
Türkiye’nin tarım ve hayvancılık noktasında büyük avantajları devam ediyor. Böyle giderse yakın bir gelecekte fırsatlarımızı yitireceğiz. Yeni tarım düzeninde, üretim odaklı, ülke potansiyelini doğru değerlendiren politikalarla Türkiye, çok önemli avantajlar elde edebilir.

Tekrar ifade etmem gerekirse, her köyün bir fabrika olduğu gerçeği ile hareket etmemiz gerekiyor. Tarım OSB’lerinin kurulması çözüm değildir. Çözüm yerelde üretmek, yerelde tüketmektir. Binlerce mağazası olan bir marketin reyonlarında Kanada, Peru, Arjantin gibi ülkelerin bakliyatını görmek bizi ziyadesiyle üzmelidir. Her köy kooperatifinin ürettiği mallar çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri Birliğinin marketlerinde satılmalıdır. Bu ürünler yurtdışı pazarlarına gönderilmelidir.
 
Çiftçinin kendi ürününü üretmesi belki mümkündür, ama günümüzün dünyasında pazarlaması kolay değildir.
 
Yarın geç olmadan paramparça bir vaziyette olan tarım ve hayvancılık politikalarını acilen değiştirmeliyiz.
 
Tokat valimiz sayın Ozan Balcı 500.000 koyun projesi ile Türkiye'ye örnek bir proje başlattı. Kıymetli valimizden bir proje daha beklentimiz var. Özellikle köylerimizde 3'er 5'er hayvanı olan insanlar çoban sıkıntısı çekmekteler. İŞKUR'un sosyal projelerinde köylerin çoban ihtiyacını desteklemeleri önemli bir katkı sağlayacaktır.


 Tokat Olay Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Olay Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : 0 (356) 212 4884
Gsm : 0 (535) 210 6413
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]