16 Haziran 2021, 23:34 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

AZİZ THAUMATURGUS ve MANASTIRI

AZİZ THAUMATURGUS ve MANASTIRI

Haktan YÜCER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 107 kez okunmuştur

NİKSAR KARŞIBAĞ TOLASI
 
Niksar Karşıbağ mahallesinde,Şair Emrah türbesininden yukarıya doğru çıkıldığında sağ tarafınızda günümüze ulaşan kemerli yapılar ve mermer sütunlarının ayak tabanlarını görebildiğimiz eski bir yapıyla karşılaşırız.Bu yapı Erken Hristiyanlık döneminde inşa edilen bu manastır,Aziz(Saint) Gregory Thaumaturgus’un yaptırdığı ve piskoposluk görevini üstlendiği”Büyük Thaumaturgus Manastırıdır.”

Aziz(Saint) Gregory Thaumaturgus o vakitlerde Pontus toprağı olan Niksar’da(Neocaesarea)  M.S. 210 yılında zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Ailesi çok tanrılı “pagan” inanışına sahipti. Athenadore adında bir de kardeşi vardı.230’lu yıllara gelindiğinde Gregory ve kardeşi Roma hukuku eğitimi almak için Beyrut’a gittiler.

Beyrut’da hukuk eğitimi alırken ünü tüm ortadoğuya ulaşan “Filistin’li Filozof Origen”’ile tanıştılar.Gregory Origen’in konuşmalarından çok etkilendi ve ondan ders almaya başladı.Gregory ve kardeşi Athenadore Yunan ve Roma hukukunu bir tarafa bırakarak Origen’den aldıkları felsefe,teoloji ve Hristiyanlık derslerine yöneldiler. Origen'in din değiştirenler yapmak için kullandığı araç, çıplak akıl yürütmekten ziyade ikna edici beceri, açık samimiyet ve ateşli bir kanaatten oluşuyordu.Gregory kendini tamamen din bilimine,akıl ve felsefe çalışmalarına vermişti.Nitekim 7 yıl boyunca Origen’in ahlaklı ve disiplinli eğitiminden faydalanmış,bu esnada vaftiz olmuştu.Gregory Filistin’den ayrılırken Origen ve diğer keşişlerin huzurunda etkileyici bir veda konuşması yaptı ve Origen’e yazdığı ünlü “Şükran Günü Adresi”adlı metinleri verdi.Ardından hukuk mesleğini icra etmek için Niksar’a döndü.

Gregory Niksar’a döndüğünde kısa bir süre hukuk alanında çalıştı fakat Amesia(Amasya) piskoposu ve Pontus metropoliti olan Phoedimus tarafından “Niksar piskoposu”olarak görevlendirilip kutsanınca hukuk serüvenini bir kenara bıraktı.Ailesi tarafından zengin ve variyetli olduğu için kısa sürede Niksar kalesinin tam karşı tepesine(Karşıbağ) büyük bir manastır inşa ettirdi.İlk etapta etrafında ona tabi olan ve Hristiyan olan sadece on yedi kişi bulunuyordu.

Gregory felsefik dürtülerle zihinlere hitap etmenin yanı sıra toplumsal olaylara da müdahele ediyordu.Toplumsal anlaşmazlıkları bilge öğretilerle çözüyor ve Niksar halkını etkiliyordu.Lykos (Kelkit) nehrinin taşması sonucunda tarladaki mahsulü zarar gören çiftçilerin kendisine başvurmaları sonucunda nehre gitti ve asasını nehre vurdu,nehir bir ana duruldu.Yine iki köy arasında bulunan bir gölün köylülerce paylaşılamaması neticesinde gölü ikiye bölerek iki tarafa da paylaştırdı.Bu tarz mucizevi olaylarla karşılaşan Niksar halkı ona mucize işçisi ve Tanrı’nın hediyesi anlamına gelen “Thaumaturgus”lakabını verdi.Etrafındaki taraftar ve inanan sayısı çoğalınca Pontus’tan kalma bir pagan tapınağına girerek oradaki tanrı putlarını kırdı.Bu olay da şehirdeki nüfuzunu iyice artırdı ve ona siyasi bir güç olarak döndü.On yedi Hristiyanla çıktığı bu zorlu yolda hatırı sayılır bir mesafe kat etmiş ve sona geldiğinde artık Niksar’da sadece pagan dinine mensup Hristiyan olmayan on yedi kişi kalmıştı.

Gregory, İskenderiye tarzı spekülatif teoloji eğitimi almış olmasına rağmen, yazıları inancın pastoral ve ahlaki yönlerini vurgulamaktadır. Hristiyan yaşamının amacı, Gregory'nin sözleriyle, "temiz bir zihin tarafından kendisi gibi yaratılmış olarak Tanrı'ya gelip onda kalmaktı". Gregory'nin Origen'den öğrendiği gibi felsefe ve tefekkür, gerçek dindarlığı gerçekleştirmenin önemli araçlarıydı. Erken bir münzevi olan Gregory, bedenin dürtüsünün üstesinden gelmekten ve gerçek dindarlığa ve Tanrı ile birliğe giden yollar olarak servetten vazgeçmekten bahsetti. Büyük Basil'in Kapadokya'da könobitik manastırcılığın yaygınlaşmasından önce bile Gregory, Kuzey Kapadokya'da(Kayseri-Sivas-Tokat-Amasya)  birkaç manastır benzeri topluluklar kurmuştu.Hatta bir çok Hristiyan tarihçiye göre İznik konsülünden sonra Hristiyan dünyası için çok büyük önem arz eden ikinci büyük konsülün Niksar’da Gregory önderliğinde toplandığı ön görülmektedir.

Gregory piskopos olarak zor bir dönemde kiliseye liderlik etmiştir. Gregory, zamanının diğer piskoposları gibi “Decian zulmü” sırasında (250-51) Romalı yetkililerden kaçtı. Ardından, 257'de Niksar sakinleri Gotik baskınlara katlandı. Sonrasında Gregory, mülkiyet haklarıyla ilgili konuları ele alan bir kilise kuralları mektubu (kanonlar) yazdı. Bireysel haklardan tüm topluluğun sorumlu olduğunu belirtir.
 
MS 264 ve 268'de Gregory, Kapadokyalı arkadaşı Firmilian liderliğindeki iki Antakya sinoduna katıldı. Gregory, 270'den sonra öldü ve ölümünden sonra cenazesine saygı duyulması için mezarının yerinin bir sır olarak kalmasını istedi.
 
Danişmendname’de Niksar’ın fethi sırasında kalenin bir türlü alınamamasından ötürü bir çare bulamayan Melik Danişmend’e şehirden bir bilge kişi Thaumaturgus Manastırını işaret ederek “önce orayı ele geçirin,zira şehrin kiliti o manastırdadır.”diyerek öneride bulunur.Nitekim manastır ele geçirilip çan kulesine İslam sancağı asılınca karşı kaleden bunu gören kale kumandanı Nastor”Eyvah!İşte şimdi kaleyi kaybettik”diyerek gizli bir geçitten kaleyi terk ederek şuan ki Ardıçlı köyünün güney yamaçlarında bulunan halk arasında “Gavra kayası”diye bilinen eski Roma yoluna doğru kaçar.Niksar’ın fethi konusuna başka bir konuda değineceğiz.Fakat görünen odur ki bu manastır Niksar’ın kaderine bile etki edecek kadar öneme sahiptir.

Bir diğer bilinen husus da şudur ki bu manastırın altıdan Arasta köprüsüne,oradan da kaleye uzanan bir gizli geçit olduğudur.Arasta köprüsünün altındaki geçitin kapısı geçtiğimiz yıllarda köprünün restorasyonu sırasında gün yüzüne çıkmıştır fakat müze yetkilileri neden sebeptir bilinmez bir şekilde önüne duvar örerek kapıyı sırlara mahkum ettiler.

Bu bilgiler ışığında Hristiyan dünyasının uyanışında oldukça büyük etkisi olan bu Thaumaturgus Manastırı harabelik halinde profesyonel bir kazı çalışmasını beklemektedir.Yetkililerin konuya müdahil olmaları halinde ortaya çıkacak restorasyon çalışması sonucunda aslına uygun şekilde günümüze aktarılan manastır,Hristiyan dünyası açısından kutsal sayılan mekanlar arasına girecek ve akın akın gelen yabancı turist kafileleriyle  Niksar ekonomisine önemli bir katkı sağlayacaktır.


 Tokat Olay Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Olay Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : 0 (356) 212 4884
Gsm : 0 (535) 210 6413
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]