27 Ağustos 2021, 23:53 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

YÜZBAŞIOĞLU ATLARI

YÜZBAŞIOĞLU ATLARI

Haktan YÜCER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 121 kez okunmuştur

18.yüzyılın başlarında İran'ın güneyindeki Türklerin yaylak arazilerinde yaşayan, dönemin Türk Safevi hanedanının yönettiği topraklarda yaşayan Kaşkay Türkler'inden bir boy olan( o dönemki namlarını bilmiyoruz) Safevi hanedanı yıkılıp Nadir şah başa geçince anneleri üç oğluna yüzlerce koyun, yüzlerce yılkı at ve kilo kilo altın verip anadoluya yollar. Üç biraderin en büyüğü İsmail kardeşleri Ali ve Mehmet'i kuzeye götürür, Azerbaycan'dan Kars'a girerler orada konaklarlar. Atlar Kars'ın soğuğuna dayanamaz ve bir kısmı soğuktan çatlar ve zayiatı göze alamayıp Erzuruma, orası da soğuktur derken batıya doğru Erzincan ve Kelkit vadisine girerler. Kardeşlerden Mehmet Madün (Yolüstü) kasabasına yerleşir. Abi İsmail de Niksar'a diğer kardeş Ali de Turhal'a geçer.
 
İsmail ki benim büyük atamdır, ilk olarak Huruçayırı(Beyçayırı) köyüne yerleşir Niksar sancağı merkezine giderek kaydını yaptırır. Tabiki bu bildirimden sonra tahsildarlar mal tespiti için Huruçayırına gelirler. Davarı sayarlar, atları sayarlar ve altını tartarlar. İsmail Ağa kardeşlerine eşit olarak pay etmesine rağmen ve devletten bir dirhem metelik dahi saklamamasına rağmen yüklü bir miktar vergi çıkar. Osmanlı'nın ve büyük imparatorlukları ayakta tutan yegane unsur vergidir.Aslına bakılırsa bu kadar verginin çıkmasının tek sebebi altın yada koyun değil atların çokluğudur. Atları bugüne kıyaslarsak S class bir Mercedes yada BMW 7 kasa diyebiliriz. Hem kıymetli hem de kutsaldır.
 
İsmail ağayı tımar sahibi sınıfına yazarlar ve ona yüz tane sipahinin iaşesinin karşılanmasına hükmederler. İsmail Ağa seve seve kabul eder. Gel zaman git zaman İsmail Ağa yüz askerin babası, ağası ve bilgesi olur. Bu askerler başımız İsmail Ağa yazıda, yabanda, hükümette, çarşıda bu sözü dile getirince İsmail ağaya artık Yüzbaşı diye hitap etmeye başlar.Yüzbaşı İsmail Ağa nın soyuna da bugün Yüzbaşıoğulları denmektedir.
 
İsmail ağanın oğlu, torunu ve onun torunu hep en iyi atları yetiştirmiş ve çevre köylere, illere ve Karadenize ünü yayılmıştır.
 
Yüzbaşı İsmail ağanın torununun oğlu aynı adı taşıyan İsmail Ağa bugün ki Kurtlarderesi köyünde daha doğduğunda  ayakta duramaz haldeyken eliyle büyüttüğü serpilip adeta bir Burak olana kadar her gün ilgilendiği bir at yetiştirir. Adını AŞGAR koyar ve ona öyle bir emek harcar ki atın eyerinde üzengi yoktur. Gerek İsmail ağanın atikliği gerekse atın reveransıyla ata bir hamleyle biner.
 
İyi mal pazarda satılmaz, altının değerini yalnız sarraf anlar sözleri neticesinde Aşgarın namı Trabzona kadar gider. Ulusoy Turizm in kurucu Mehmet Bahattin beyin de anlatılan Aşgarın hünerleri ilgisini çeker ve gidip yerinde görmek ister. Atlara merakı olan Bahattin bey Niksar'a ve Kurtlarderesi köyüne gelip İsmail ağayla görüşür.Atı İsmail ağanın oğlu Talip şöyle bir rahvan gezdirir, sonra dört nala koşturur, Talip in güzergahına bir koyun postu atarlar, Talip postun yanından geçerken solunun üstüne eğilir akabinde at da o yöne çöker ve Talip postu yerden alır, ağıla atar akabinde İsmail Ağa ağıldan bir kuzu getirir ve kestirip ateşte pişirtir. Atı İsmail ağayla Bahattin beyin yanına getirirler, Bahattin bey atı görür inceler ve hatta binmek ister fakat AŞGAR onu sırtından atar. Bahattin bey İsmail ağaya"Ey ağa namlı dediğin at süvari seçer mi"diye sorunca İsmail Ağa"Eyy efendi yiğenim, eyerin altındaki kaltaktır, yalnız kaltağa sarılan üstüne herkesi bindirir.Hadi sen zor etme de yemeğe çıkalım. "Bahattin bey bu lafın üstüne diyecek bir şey bulamaz ve köy evindeki yemeğe çıkarlar. Yemekte Bahattin bey konuyu açar İsmail Ağa" atı bana sat, dile benden ne dilersen" deyince İsmail Ağa"Efendi yiğenim biz de satılık at yoktur, ben bir oğlumu Sarıkamışa feda ettim yalnız ordu ister kumandan isterse feda olsun, gerisi bize yarenlik eder. "Bahattin bey ne dediyse ikna edemez,en sonunda şu teklifi yapar." İsmail ağam, iki otopüsüm var, Trabzondan Of'a, Rize'den Of'a yolcu çekerim gel sen bu atı bana ver otopüsün biri senin olsun. "İsmail Ağa," Efendi yiğenim benim atımın arpası yine benim tarlamdan yetişir, senin otopüsün hangi tarladan arpa yer?"diye sorunca, Bahattin bey İsmail ağanın kendi kendine yeten müthiş bir sistem kurduğunu anlayıp çok da ısrar etmeden iki gece misafir olup gider.
 
Aradan yıllar geçer İsmail Ağa rahmeti Rahmana kavuşmuş idare oğlu Talip ağaya geçmiştir. Gelenek devam etmektedir. Nasıl İsmail Ağa oğlu Talip'e Aşgar'a seyislik ve hamilik etmesini emretmişse, Talip ağa da oğlu Halis'e kendi elleriyle yetiştirdiği Aşgarın kanından gelen Kırat'ın sorumluluğunu vermiştir. Kırat eşi benzeri olmayan bir attır. Onun da namı çevreye yayılması uzun sürmez. Her gün Talip ağanın konağının kapısı Kırat'ın taliplileriyle çalınır. Talip ağa atın genç olması ve kendisinin bir Kuvayi milliyeci olması hasebiyle bir atın bir orduyu kurtaracağına inandığı için atı satmak istemez.
 
1961 de Fatsa'dan Dokçuroğlu Cemal yürüyerek Kurtlarderesine gelir, atın namını duymuştur. Talip ağayla hasbihal eder ve misafiri olur. Kırat yaşlanmıştır fakat hala atik, gösterişli ve atik, manevra kabiliyetlidir. Talip ağa Dokçuroğlunu pek sever ve atı 35 bin liraya satar.(Devrim arabası hayata geçseydi fiyatı tam 30 bin liraydı.) Kıratın yegane bakıcısı Halis atı çözmeye gittiğinde atın gözünden iki damla yaş süzülür....
 
Dokçuroğlu sülalesine selam olsun, Dostluğumuz hala devam eder. Fatsa'da bir evimiz var, onların da Niksarda bir evi var.
 
Ata binen ağadır atın yönü dağadır...


 Tokat Olay Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Olay Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : 0 (356) 212 4884
Gsm : 0 (535) 210 6413
Bu site 0.062 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]