28 Eylül 2021, 15:43 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

VERİMLİ TOPRAKLAR, ZENGİN SU YATAKLARI VE TERKEDİLEN KÖYLER

VERİMLİ TOPRAKLAR, ZENGİN SU YATAKLARI VE TERKEDİLEN KÖYLER

Yakup ORAKCI

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 89 kez okunmuştur

Tokat’ın ne verimli toprakları var.

Kazovası 20000 hektar.
Omala Ovası, 3200 hektar genişliğindeki sulak alan.
Turhal Ovası, 4500 hektarlık bereketli alan.
Niksar Ovası, 8000 hektar hayat kaynağı.
Erbaa Ovası, 6500 hektarlık umut kaynağı.
Artova Ovası, 15.000 hektarlık tarımsal zenginlik
Zile Ovası, 10.000 çiftçinin göz bebeği topraklar.
Ne kadar bereketlidir benim ovalarım. Yüzyıllarca insanların geçim kaynağı olmuş.

Ve bu ovaları yeşillendiren ırmak, çay ve derelerimiz.
Yeşilırmak, Tozanlı, Kelkit, Çekerek, Behzat, Gülüt, Hotan, Karadere, Gergümez, Gündelen, Akdağmadeni, Dazya ve diğerleri.
O kadar güzel akar ki bu sular, insanlarımıza huzur verir. Geçtiği her noktalar yeşile bürünür. Ürünlere can verir.

Ve bu topraklarımızda yetişen ürünler.
Buğday, arpa, mısır, baklagiller, tütün, şekerpancarı, ayçiçeği, patates, soğan, üzüm, mısır, karpuz, tütün ve diğer sebzeler..
Son zamanlarda bunlara yenileri ekleniyor. Çilek gibi.
Meyvelerimiz ise ceviz, elma, vişne, kiraz, erik, armut, üzüm dünyaca ünlü olanları.
Peki bu kadar zenginliğimize rağmen insanlarımız neden baba ocaklarını terk ediyorlar?
Köylerimiz tükendi. Beldelerimiz eridi, belediyeler birer birer kapandı.

İlçe nüfuslarımız eriyor. Tokat genel nüfusu 1960’lı yıllardaki rakama geriledi.

Tokat’ta sanayi gelişti. Turizm gelişti. Üniversitemiz sayesinde Tokat’a gelen öğrenciler sebebiyle hizmet sektörü gelişti.

Yine de nüfusumuz düşüyor.

Tüm desteklere rağmen topraklar boş kalıyor. Tüm desteklere rağmen ağaçlarda kendiliğinden yetişen meyveleri bile toplayacak insan kalmıyor.

Bunun temel sebebi tarımsal zenginliğimizi ticarileştirememizden kaynaklanıyor.
Bunun temel devletin olaylara yaklaşımında bürokrasi canavarıdır.

Şimdi yapılması gerekenler nedir? Öncelikle benim önerim, ürün ve Pazar odaklı desteklemelerin sağlanması.

Özelleştirmeler sebebiyle çiftçinin girdi fiyatlarını etkileyecek ürünler sürekli zamlanıyor. Devletin çiftçinin girdilerini ucuzlatmaya yönelik üretim yapması gerekiyor. Örneği gübre. Gübrede yüzde 95 dışa bağımlı hale geldik. Gübre fiyat artınca ürün fiyatı yükseliyor.

Girdi fiyatları mutlaka düşürülmeli.

Bir de vergiler var. Girdiler üzerindeki vergiler kaldırılmalı. Yüksek vergi oranları girdi fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Yöresel ürünlerin pazarlanmasında ciddi sıkıntılar meydana geliyor.
Çiftçinin zamanla yarışması sebebiyle bu ürünler ya pazarda kalıyor, ya da çürüyor.
Bu ürünler için alternatif üretim noktaları oluşturulmalı.
Örnek sütün değersizleştiği dönemlerde, süz tozu üretimi yapılabilmelidir.
Domatesin alternatif ürünleri ortaya konulmalıdır.
Domates suyu, sütü ve ayran tüketimi sürekli teşvik edilmelidir.
Belediyeler tohum dağıtımı, ürün pazarlaması, ürün depolaması gibi konularda çiftçiye yardımcı olmalıdır.

Her evin önünde traktör var. Fakat bu makine parkına uygun tarım arazileri bulunmuyor. Ziraat il ve ilçe müdürlükleri herkesin ihtiyacı olan konularda öncülük etmelidir. Taş toplama, taş kırma, tarla sürme gibi birçok konuda ya müdürlükler, ya da kooperatifler tek bir makine parkı ile işlemleri yapmalılar. Böylece verimlilik artacaktır.

Yani çiftçi ve köylü yalnız bırakılmamalıdır. Her iş bir kooperatif organizasyonu üzerine yapılmalıdır.
Aynen Ahiliğin getirdiği imece usulü gibi.  İmce usulü modern bir anlayışla tekrar hayatımızda rol almalıdır.

Yoksa büyük balık küçük balığı hep yutar. İnsanlar karnı doymadığı için baba ocaklarını terk ederler.
Son sözüm süslü sözler, karmaşık projeler köylüye, çiftçiye yar olmaz. Basit olacağız, sonuç odaklı olacağız.


 Tokat Olay Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Tokat Olay Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

RÖPORTAJ

Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgün, 'Hem sanatkar olmak lazım, Hem okumak lazım!'
Atilla Akgül, 'Herkes Kur'an'ı okuyup, anlayabilir. Kur'an, anlaşılması en kolay kitaptır' dedi.

E-BÜLTEN ABONELİK

ANKET

Yeni sitemizin dizaynını nasıl buldunuz?







Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uymayı Kabul Eder. Özel ilan ve reklamlardan doğabilecek sorumluluk ilan sahibine aittir. Gazetede neşredilen yazılardaki fikir sorumluluğu yazarına ait olup yayınlanan veya yayınlanmayan yazılar geri verilmez.

Adres : Yeşilırmak Mah. Orkide Sok. Saymaz Apt. Zemin Kat No: 8 TOKAT
Tel : 0 (356) 212 4884
Gsm : 0 (535) 210 6413
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]