Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

ANADOLU’DAN KUDÜS’E, ÜSKÜP’TEN GAZZE’YE: TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK UFKU

ANADOLU’DAN KUDÜS’E, ÜSKÜP’TEN GAZZE’YE: TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK UFKU

ANADOLU’DAN KUDÜS’E, ÜSKÜP’TEN GAZZE’YE: TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK UFKU

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girdiğimiz bu tarihi dönemeçte, milletçe ortak bir özlemde birleşiyoruz: Terörsüz bir Türkiye. Ancak bu özlemi sadece bir iç güvenlik meselesi olarak görmek, büyük resmi eksik okumak olur. Zira terörle mücadele yalnızca Türkiye sınırlarıyla sınırlı değildir; aynı zamanda bölgemizin kaderiyle doğrudan bağlantılıdır.

“Terörsüz Türkiye” ideali, sadece dağlarda silahların susması değildir. Bu aynı zamanda Doğu Akdeniz’de barışın, Kafkasya’da huzurun, Ege’de adil bir statünün tesisi anlamına gelir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası haklarının korunması, Balkanlar’da kalıcı istikrarın sağlanması da bu vizyonun bir parçasıdır.

Bu yürüyüş, yalnızca coğrafi güvenliğimiz için değil, manevi ve kültürel bir diriliş için de hayati önemdedir. Bin yıllık kardeşlik hukukunun yeniden tahkimi, sosyal dokumuzun onarılması, milli birlik ve beraberliğin güçlenmesi; terörün kökten tasfiye edilmesiyle mümkün olacaktır.

Bugün artık şunu net biçimde görüyoruz;
Terörsüz Türkiye demek;
Suriye’nin parçalanmasına karşı durmak,
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak,
İsrail’in Batı Şeria’yı ilhakına geçit vermemek,
Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığını korumak demektir.

Bu yüzden Terörsüz Türkiye, aynı zamanda Filistin’in yaşaması, Kudüs’ün özgürlüğü ve Gazze’nin kurtuluşu demektir. Bu iddia boş bir slogan değil, güçlü bir stratejik duruştur.

İsrailli politikacıların, Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolünden duyduğu rahatsızlık; bu vizyonun ne kadar gerçekçi ve caydırıcı olduğunu göstermektedir. Artık Türk milletinin sesini, sadece Anadolu’da değil; Trablus’tan Üsküp’e, Halep’ten Kudüs’e kadar herkes duymaktadır.

Bu noktada Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşunu, stratejik bakışını ve milli çizgideki ısrarını göz ardı etmek mümkün değildir. Toplumun her kesiminden yükselen takdir, şükran ve minnet duyguları; bu liderliğin millet vicdanında karşılık bulduğunu göstermektedir.

Terörsüz Türkiye; sadece bugünün değil, yarının da meselesidir. Bu hamle, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girdiğimiz bu kritik eşikte, su gibi, hava gibi, ilaç gibi bir gerekliliktir.

Milletimizin sinesinden doğan bu büyük yürüyüş, sadece Türkiye’yi değil; bölgeyi, ümmeti ve insanlığı da yeniden diriltecek bir umut olacaktır.

✍️ Musa Özdemir
📅 22 Ağustos 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL