

📰 KÖŞE YAZISI –♦—♦—♦– SESSİZLİĞİN KIYISINDA –♦—♦—♦–📍 Musa Özdemir yazdı 📅 26 Eylül 2025
Artık hiçbir anı kendi haline bırakmıyoruz.
Sabah yürüyüşüne podcast eşlik ediyor, kahvaltı Netflix’siz yapılmıyor. Tuvalette bile bir parmağımız ekran kaydırıyor. Mutfakta müzik, uyumadan önce YouTube videoları, trafikte sesli kitap… Her boşluğu bir içerikle, her sessizliği bir sesle doldurma derdindeyiz.
–♦—♦—♦–
Zihnimiz için nefes alacak yer kalmadı.
–♦—♦—♦–
Kulağa üretkenlik gibi geliyor, değil mi? Oysa çoğu zaman bu bir kaçış. Sessizlikten, boşluktan, durmaktan korkar olduk. Çünkü o anlarda yalnız kalıyoruz kendimizle. Ve kendi iç sesimizi duymak, dış dünyanın gürültüsünden daha ürkütücü gelebiliyor.
–♦—♦—♦–
Bu sürekli uyarılma hali, bir çeşit modern yorgunluk.
Zihin artık dinlenemiyor. Her an bir uyarana maruz kalıyor: bir bildirim sesi, bir müzik, bir video, bir içerik daha… Sanki durursak eksik kalacağız. Sanki “hiçbir şey yapmamak” bir ayıp haline geldi.
–♦—♦—♦–
Ama şunu unuttuk:
Zihin de toprak gibidir. Sürekli işlenirse yorulur, tükenir. Dinlenmeye, kendi haline kalmaya ihtiyacı vardır.
–♦—♦—♦–
Boşluk, sandığımız gibi bir eksiklik değil. Sessizlik, yokluk değil. Aksine her şeyin başladığı yer olabilir. Yaratıcılık, derin düşünce, içsel denge… Hepsi o sessizliğin içinde kök salıyor.
–♦—♦—♦–
Ama kolay değil.
Sessizliğe tahammül cesaret ister. Çünkü orada bastırdıklarımızla karşılaşırız. O yüzden belki de ekranlara bu kadar sıkı sarılıyoruz. Kendimizden uzaklaşmak için…
–♦—♦—♦–
Peki ya tam tersi? Ya asıl iyileşme, sessizliğe yaklaştığımızda başlıyorsa?
–♦—♦—♦–
Bir sabah telefonu açmadan pencereye bakmak.
Bir yürüyüşü sadece adımların sesiyle yapmak.
Bir yemeği ekransız, sadece lokmanın farkındalığıyla yemek…
–♦—♦—♦–
Bunlar lüks değil.
Zihinsel bir ihtiyaç. Ruhsal bir direnç. Sessizlik, bu çağın en büyük şifası olabilir.
–♦—♦—♦–
Belki de aradığımız yeni içerik değil…
Bir süreliğine hiçbir şey.
–♦—♦—♦–
📍 Musa Özdemir 📅 26 Eylül 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)