Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

ÇETE İÇİNDE ÇETE; ÜLKENİN YENİ NORMALİ

ÇETE İÇİNDE ÇETE; ÜLKENİN YENİ NORMALİ

📰 KÖŞE YAZISI ÇETE İÇİNDE ÇETE; ÜLKENİN YENİ NORMALİ 📍 Musa Özdemir yazdı 📅 30 Eylül 2025

Bakın, artık nazik konuşmanın sınırı aşıldı. Sözcüklerle avutulacak bir hâl yok. Suç sokakların misafiri değil; sokakların sahibi oldu. Torbacı, tefeci, mafya aynı masada; o masa ise bizim alın terimizin, umudumuzun, geleceğimizin üzerinden kurulmuş bir lokma paylaşıyor. Battık — ve bunun adı battıktan sonra bile sessiz kalmaktır.

Eskiden suç yeraltındaydı; karanlıktaydı. Bugün suç, güneşe çıktı, meydan okuyor. Pankart asıyorlar: “Bu mahallede tefeciliği biz yaparız.” Adalet mi? Hayır. Bu, mahallî bir iktidarın ilânıdır. “Biz yaparız” demek, suçun ticarileşmesi, organize edilmesidir. Suç artık özelleştirildi — ve faturasını ödeyecek olan hep gariban.

Devlet nerede demeyeceğim; soruyu tersine çevireceğim: Devlet suskunluğuyla suçun palazlanmasına izin veriyorsa, o devletin sorumluluğu geçmiş değildir, suçun ortağıdır. Polis, yargı, idare geri çekildi mi? Geri çekildi. Güven vermiyor mu? Vermiyor. O boşluğu dolduranlar mı? Evet — tefeci, torbacı, çakal. Ve onlar kimsenin ruhunu, onurunu sormaz; önce ekmeğini, sonra kaderini çalarlar.

Mahallede pankart asmak “adalet” değildir; bu bir iktidar bildirisidir. “Biz bu işi yürütürüz” demek, hukuksuzluğun sistemleşmesidir. Gençleri buna alet etmek, onları sahipsiz bırakmanın, onlara gelecek vadetmemenin, cehaleti büyütmenin sonucudur. Genç; “hükmetmeyi” başarı sayıyor — ama kime hükmediyor? Mahallenin yiğidine mi, açına mı? Hayır: Çürümüşlüğe hizmet ediyor.

Bu işin çözümü dua etmekle, ahkam kesmekle, “Allah yardım etsin” demekle olmayacak. İhtiyaç sert, hızlı ve hukuka dayalı müdahaledir. “Devlet gelsin” demek yetmez; devletin adaleti sokakta görünür olmalı. Hukuk sadece kâğıt üzerinde değil, mahalledeki insanın yüzünde, kapısında, ekmeğinin kıyısında var olmalı. Kimse kendi kanununu yazıp uygulamaya kalkmasın — ne suçtan “adalet” çıkar ne kanunsuzluktan huzur.

Ve kimse masum değil: Bu suskunluk kolektif vebaldir. Gören, bilen, konuşmayan herkes bu tablonun ortağıdır. Sesinizi yükseltin; sessizlik suçtan daha tehlikelidir. Ama ses yükseltmek yetmez — kurumsal tekrar ayağa kalkmalı. Polis hukuk içinde güçlü olmalı, yargı bağımsız ve hızlı işlemeli, sosyal politika gençliği sahipsiz bırakmamalı. Önleyici çalışmalar, eğitim, iş imkânı; bunlar laf değil zorunluluktur.

Eğer bugün o pankartlar karşısında birileri tebessüm ediyorsa, yarın o tebessümün bedelini hepimiz öderiz. Devlet ya oraya girecek, hukuku koyacak, adaleti sağlayacak; ya da o boşluğu suç dolduracak. Tercihimiz net olmalı.

Bu işin terazisi alışkanlıkla işleyen uygulamalarla değil, iradeyle doğru tartılacak. Korkunun ve kayıtsızlığın zamanı geçti. Şimdi ya devlet, gerçekten devlet olacak; ya da sokaklar artık tamamen onların olacak.

Susmayalım. Tepki verelim. Hukuku, devleti ve gençliği geri alalım.

🖍️Musa Özdemir 30.09.2025
Gölge Adam

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL