FAKİRLİĞİN ASIL YÜZÜ

FAKİRLİĞİN ASIL YÜZÜ

📰 KÖŞE YAZISI FAKİRLİĞİN ASIL YÜZÜ 📍 Musa Özdemir yazdı 📅 30 Eylül 2025

“Fakirlik, yemeksiz geçirilen bir gece değildir; fakirlik, düşünmeden geçirilen bir gecedir.”
— Ali Şeriati

Yeryüzünde hâlâ açlık var. Gelir adaletsizliği, sosyal uçurumlar, yokluk içinde yaşam mücadelesi veren milyonlar… Bütün bunlar yalnızca istatistik değil, hayatın ta kendisi. Ama insanın karşı karşıya olduğu tek yoksunluk bu değil. Bugün bir başka tür fakirlik, daha sessiz ve daha derinden ilerliyor: Düşünce fakirliği.

Ali Şeriati’nin yukarıdaki sözü, bu çağdaş felaketi öyle yerinden yakalıyor ki, kelimeler adeta tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Çünkü bugün, bir lokma ekmek bulabilmek kadar zor olan bir şey daha var: Anlam bulabilmek.

En lüks semtlerde bile dolaşan bir yoksulluk var artık: Anlam fakirliği. Ne okuyoruz, ne düşünüyoruz, ne de soruyoruz. Camdan aşağı atılan bir çöp sadece çevreye zarar vermez; o aynı zamanda ortak yaşama karşı hissizleşmiş bir zihnin dışa vurumudur. Düşünmeyen insan, sadece kendi dünyasını değil, birlikte yaşadığı toplumun da ruhunu tüketir.

Bir sahafta tozlanmış kitap neyi anlatır bize? Bir fikir uğruna açılmamış sayfalar, raflarda çürümeye terk edilmiş hakikatler… O kitapların satılmıyor oluşu, bilgiye olan iştahın nasıl köreldiğini anlatır aslında. Daha acısıysa, çoğu insanın bu kaybın farkında bile olmamasıdır.

Kağıt öğütücüsünde yok olan bir gazete manşeti, sadece haberin değil, hafızanın da silinmesidir. O manşet, geçmişi unutturur, bugünü köreltir, geleceği karartır. Düşünmeyen insan kolayca kandırılır; hatırlamayan toplumlar ise kolayca yönetilir.

O yüzden artık zenginlik, banka hesaplarıyla değil, zihnin derinliğiyle ölçülmeli. Bir fikre sahip olabilmek, bir düşünceyle uyanmak, anlamlı bir cümle kurabilmek belki de en kıymetli zenginliğimiz haline geldi. Bir çocuğun sorduğu soruya özenle cevap vermek bile, bu çağda bir entelektüel direniş biçimidir.

Bugün, en büyük iyiliklerden biri bir kitap almaktır belki. Ya da bir müzeyi ziyaret etmek. Bir şiir dinlemek. Ya da sessizce düşünmek… Çünkü düşünmek, ruhu besler. Düşünmek, insanı insan yapar.

Ali Şeriati haklıydı: Fakirlik, karınla değil, kafayla başlar. Ve asıl yoksulluk, kendimize “Bu gece ne düşündüm?” diye sormadan geçen gecelerdir.

Fakirlik yalnızca maddi değil; düşünceyle beslenmeyen her yaşam, görünmeyen ama derin bir yoksulluğun içinde savrulur.

✒️ Musa Özdemir 01.10.2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL