Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

TARİHİN UNUTMADIĞI ZULÜM: AHISKA’DAN KOPARILAN BİR MİLLETİN ÇIĞLIĞI

TARİHİN UNUTMADIĞI ZULÜM: AHISKA’DAN KOPARILAN BİR MİLLETİN ÇIĞLIĞI

📰 KÖŞE YAZISI Tarihin Unutamadığı Zulüm: Ahıska’dan Koparılan Bir Milletin Çığlığı – ✏️ Musa Özdemir yazdı 📅 15 Kasım 2025

Tarihin sayfalarını çevirdiğinizde, Türk milletinin kaderine kazınmış acılarla yüzleşirsiniz. Adı değişir, coğrafyası değişir, zalimler değişir.

Ama Türk’ü hedef alan kin, asırlar boyunca aynı karanlık yüzle karşımıza çıkar.
Ahıska Sürgünü de bu zincirin en acı halkalarından biridir.

14 Kasım 1944…
Soğuk bir kış gecesi…
Kadın, çocuk, yaşlı demeden Ahıska Türkleri hayvan vagonlarına dolduruldu. Bir millet, yüzlerce yıldır yaşadığı topraklardan koparıldı. İnsan onurunu hiçe sayan bu sürgünde, binlercesi açlıktan, hastalıktan ve dondurucu soğuktan yollarda hayatını kaybetti.
Bu sadece bir sürgün değildi bir kimliği yok etme girişimiydi.

Oysa bu, Türk tarihindeki ilk zulüm değildi.
Tarih boyunca defalarca sınandı bu millet…
Defalarca yok sayıldı, defalarca yok edilmeye çalışıldı.

1918-1920 yıllarında Nahçıvan ve Karabağ’da Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlar, köyleri ateşe vererek yüzlerce Türk’ü diri diri toprağa gömmeleri…
Hocalı’da 1992’de yaşanan vahşet, 613 masumun kadın–çocuk–yaşlı demeden katledildiği; insanlığın gözü önünde işlenen bir soykırımdı.
Kırım Tatarlarının 1944’te Stalin tarafından sürülmesi, bebeklerin bile yük vagonlarında hayata gözlerini yumduğu bir başka dramdı.
Doğu Türkistan’da bugün hâlâ süren zulüm, Türk’ün kimliğini, dilini, inancını ezmeye çalışan sistematik bir asimilasyon politikasıdır.

Bu örnekler, Türk milletinin hiçbir zaman mazlumu ezmeyen bir millet olmasına rağmen, zaman zaman dünyanın dört bir yanında zulme uğradığının kanıtıdır.
Ama tarihin bir gerçeği daha vardır:
Türk’ü bitirmeye çalışanların hiçbiri başarılı olamamıştır.

Ahıska Türklerinin sürgünü üzerinden 81 yıl geçti.
Ama o geceyi anlatan ağıtlar hâlâ yankılanır.
Vagonlara sıkıştırılmış çocukların çığlıkları hâlâ kulaklarımızdadır.
Ve Ahıska Türkleri hâlâ dünyanın dört bir yanında “vatan” hasretiyle yaşamaktadır.

Bugün bize düşen;
bu acıları unutmak değil,
unutturmamaktır.

Çünkü bir millet, hafızasıyla ayakta durur.
Hafızasını kaybeden bir millet ise geleceğini kaybeder.

Ahıska Türkleri’nin çilesi, Türklüğün hafızasında kapanmaz bir yaradır.
Bugün o yarayı yeniden hatırlıyor, sürgünde ve sürgün yolunda hayatını kaybeden tüm Ahıskalı kardeşlerimizi rahmetle, saygıyla ve hürmetle anıyoruz.

Unutmadık…
Unutmayacağız…
Unutturmayacağız.

✍️ Musa Özdemir / 15 Ekim 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL