

KÖŞE YAZISI ♦ İradeye Kurulan Tuzak ♦ Musa Özdemir yazdı / 16 Aralık 2025
Fitne Tutmayınca Mahremiyete Saldırdılar
Toplumlar bir günde çürümez.
Ahlak, hukuk ve vicdan aşınması; sessiz, yavaş ama derin ilerler.
Önce yalan normalleşir, sonra iftira sıradanlaşır, en sonunda da mahremiyet ortadan kalkar.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi sadece ekonomi değildir, sadece siyaset değildir.
Asıl tehlike; ahlaki sınırların buharlaştığı, hukukun etrafından dolanmanın maharet sayıldığı bir zihinsel çöküştür.
Ve ne yazık ki artık bu çürüme, soyut tartışmaların ötesine geçmiş; doğrudan seçilmiş iradeye yönelmiş açık bir tehdit hâlini almıştır.
Halkın çok yüksek oyuyla, açık ve tartışmasız bir iradeyle seçilmiş bir belediye başkanının makam odasına gizlice giriliyor, mahremiyeti ihlal ediliyor, dinleme cihazı yerleştiriliyor.
Burada durup sormak zorundayız.
Sandıkta alamadığınız iradeyi, mahremiyete girerek mi ele geçirmeye çalışıyorsunuz?
Bu yaşanan;
ne sıradan bir güvenlik zafiyetidir,
ne bireysel bir hadsizliktir,
ne de münferit bir olaydır.
Bu; toplumsal çürümenin devlet ciddiyetine çarpıp kırıldığı noktadır.
Bu; doğrudan doğruya seçilmiş iradeye yönelik organize bir saldırıdır.
–♦—♦—♦–
AMAÇ BELLİ, YÖNTEM TANIDIK
Amaç nettir.
Belediyeyi çalışamaz hâle getirmek,
yönetilemiyor algısı oluşturmak,
kurumu içeriden felç etmek,
seçilmiş iradeyi baskı altına almak.
Ancak şu gerçeği net biçimde ifade ediyorum.
Amaçlarınız hasıl olmayacaktır.
Ne bu belediyeyi kilitleyebileceksiniz,
ne bu iradeyi teslim alabileceksiniz,
ne de bu şehrin yönünü karanlık yöntemlerle değiştirebileceksiniz.
Çünkü bu şehir aylardır aynı senaryoya maruz bırakılıyor.
Bir gün söylenti,
bir gün dedikodu,
bir gün çarpıtma…
Atmadığınız iftira, kurmadığınız fitne kalmadı.
Ama olmadı.
Tutmadı.
Amaç hasıl olmadı.
Çünkü halk görüyor.
Hizmeti görüyor.
Şehrin nefes aldığını görüyor.
–♦—♦—♦–
BU BAŞKA BİR EŞİKTİR
Göreve geldiği günden bu yana, gecesini gündüzüne katan bir belediye başkanı var.
Aylardır hakkında yürütülen algı operasyonlarına, iftiralara rağmen Biz işimize bakalım diyerek yoluna devam etti.
Ancak bu yaşanan, alışılmış bir siyasi yıpratma girişimi değildir.
Bir insanın — bırakın belediye başkanını — mahremiyetine girmek,
hukuken de ahlaken de izah edilemez.
Buradan açıkça soruyorum?
Ne amaçlıyorsunuz?
Ne hedefliyorsunuz?
Hangi karanlık yapıya hizmet ediyorsunuz?
–♦—♦—♦–
FETÖ TAKTİKLERİNİ BU ÜLKE TANIYOR
Fitneyle sonuç alamayanlar, bu kez korsan yöntemlere başvurdu.
Ve kullanılan yöntemler fazlasıyla tanıdık,
Sahte hesaplar
İtibar suikastları
Yapay zekâ destekli algı operasyonları
Gizli dinlemeler
Bunlar; bu ülkenin geçmişte ağır bedeller ödeyerek tanıdığı, devletin yıllarca mücadele ettiği FETÖ taktikleridir.
İsimler değişir,
maskeler değişir,
ama zihniyet ve yöntem değişmez.
Aylardır bana ve belediye kadrolarına yönelik yürütülen itibarsızlaştırma neyse;
bugün Belediye Başkanının makam odasına girip dinleme cihazı yerleştiren irade de aynı merkezdir.
Bu bir tesadüf değildir.
Bu, planlı bir siyasi sabotajdır.
–♦—♦—♦–
ORASI MİLLETİN MAKAMIDIR
Bir belediye başkanının makam odası;
dedikodu alanı değildir,
kişisel alan değildir,
siyasi oyun sahası hiç değildir.
Orası milletin makamıdır.
Oraya izinsiz giren, sadece bir kapıyı değil;
milletin iradesini zorlamıştır.
Soruyorum?
Kimi dinliyordunuz?
Kimin adına dinliyordunuz?
Hangi siyasi hesap için veri topluyordunuz?
Bu şehirde kimleri fişlemeyi planlıyordunuz?
Bir seçilmişin özel konuşmalarını,
bir kurumun iç işleyişini,
bir şehrin geleceğine dair karar süreçlerini
hukuk dışı yollarla kayda almak;
Adı ne olursa olsun suçtur.
Bunun iyi niyeti yoktur.
Bunun yanlış anlaşıldısı yoktur.
Bugün makam odasına giren,
yarın nerelere girer?
Bugün böcek koyan,
yarın neler yapmaz?
Bu mesele kişisel değildir.
Bu mesele kurumsal güvenliktir.
Bu mesele demokratik düzene yönelmiş açık bir tehditti…
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 16 Aralık 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)