Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

ŞART YOKMUŞ… MEĞER HEPSİ VARMIŞ

ŞART YOKMUŞ… MEĞER HEPSİ VARMIŞ

KÖŞE YAZISI Şart Yokmuş… Meğer Hepsi Varmış Musa Özdemir yazdı / 17 Aralık 2025

Alıştıra Alıştıra Gelinen Son Nokta

Şart yok dediler.
Silah bırakılsın yeter dediler.
Kimseye taviz verilmiyor dediler.

Ben de DEM’in raporunu açıp okudum.
Ve şunu gördüm;

Şart yokmuş gibi yapıp, devletin tapusunu masaya koymuşlar.

Bu bir rapor değil.
Bu bir iyi niyet belgesi hiç değil.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal kimliğini tasfiye etmeye dönük bir yol haritasıdır.

Ve en tehlikelisi şudur;
Her şey alıştıra alıştıra yazılmıştır.

Önce Başlangıcı Söküyorlar

Ne istiyorlar?

“Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü”
vurgulayan Anayasa’nın başlangıç bölümü yeniden yazılsın.

Bu cümle sıradan bir metin değildir.
Bu cümle, bu devletin niyet beyanıdır.

Bunu çıkarırsanız;
Türk Milleti anayasal özne olmaktan çıkar.
Devlet, ortak aidiyetini kaybeder.

Devletler tankla yıkılmaz.Önce kelimeler sökülür.

Değiştirilemez Denen Her Şey Hedefte

Açık açık yazmışlar.

➡️Anayasa’nın değiştirilemez hükümleri değiştirilsin.
➡️Türkiye çok kimlikli, çok dilli, çok uluslu bir yapıya dönsün.

Bu ne demektir?

Bu, Türk ulus-devlet modelinin tasfiyesi demektir.
Bu, Yugoslavya’nın, Irak’ın, Libya’nın anayasa dilidir.

Devletler böyle parçalanır.
Silahla değil, anayasa maddeleriyle.

Türk Kimliği Türkçe Üniter Yapı Hepsi Masada

Yetmiyor…!

➡️42. madde: Türkçe eğitim gevşetilsin.
➡️66. madde: Türk vatandaşlığı tanımı değiştirilsin.
➡️127. madde: Yerel yönetimlere özerklik verilsin.

Bu üç madde birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur;

➡️ Fiilî federasyon
➡️ Etnik temelli idari yapı
➡️ Merkezi devletin tasfiyesi

Buna yerel demokrasi diyen ya saf,ya da bilinçli bir taşerondur.

Paralel Devletin Kültürel Alt Yapısı

Raporda ne var?

➡️Tüm dillerde eğitim
➡️Medreselere resmî statü
➡️Kürtçe hutbe
➡️Kürtçe üniversiteler
➡️Barzani yönetimiyle akademik iş birliği

Bu bir kültürel hak meselesi değildir.
Bu, paralel eğitim – paralel inanç – paralel siyaset inşasıdır.

Devlet, tek merkezli olmazsa
devlet değildir.

Sıra Orduya Gelince

Yetmiyor…

➡️Zorunlu askerlik kaldırılsın
➡️Vicdani ret yasal olsun

Zorunlu askerlik bu ülkede neydi?

➡️ Millet olmanın son bağı
➡️ Ortak kader bilinci
➡️ Vatan fikrinin omurgası

Bunu kaldırırsanız geriye ne kalır?

Parası olanın korunup, yoksulun cephede öldüğü bir kiralık güvenlik düzeni.

Asıl Mesele, Terör ve Öcalan

Geldik işin özüne.

➡️Öcalan’a özgürlük
➡️TMK kaldırılsın
➡️Koruculuk kaldırılsın
➡️Mahmur Kampı Türkiye’ye taşınsın
➡️Örgüt mensuplarına iş, maaş, kamu görevi
➡️Terör suçundan atılan kamu personeli iade edilsin

Şimdi açıkça soralım;
Bu bir barış mı?
Yoksa teslim belgesi mi?

Bir devlet,
kendisine silah doğrultanlara maaş,
şehit veren köylüsüne sessizlik mi önerir?

Medya ve Siyasete Önleyici Af…

Raporda çok kritik bir madde daha var.

Sürece katkı sunan medya, siyaset, sivil toplum ve diplomatlar sonradan yargılanamasın.

Bu ne demektir?
Bugün yapılanlar,
yarın suç sayılmasın istiyorlar.

Bu açıkça önleyici af talebidir.

Şart Yokmuş, Ama Hepsi Var

Soruyorum Şimdi?

YPG yazmıyor diye mi mesele yok?
PKK geçmiyor diye mi sorun bitiyor?
Yazmasına gerek yok.
Zaten yazılanların tamamı,
PKK–YPG siyasetinin nihai hedefidir.

Harita çizilmeden önce,
anayasa silinir.
Silah susmadan önce,
devlet susturulur.
Bu bir müzakere değil.
Bu bir barış değil.
Bu, devlet tasfiye metnidir.
Ve bu noktaya bir günde gelinmedi.

Çuvaldan geldik.
Açılım dediler, alıştık.
Çözüm dediler, sustuk.
Normalleşme dediler, izledik.

Şimdi sıra anayasada.
Bu yazı bir korku değil,
bir son uyarıdır.

Çünkü devletler,
en çok alıştık dedikleri yerde yıkılır.

✍️ Musa Özdemir / 17 Aralık 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL