Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

AŞK SANILAN ŞEYİN ADI DUYGUSAL KÖRLÜK…

AŞK SANILAN ŞEYİN ADI DUYGUSAL KÖRLÜK…

KÖŞE YAZISI Aşk Sanılan Şeyin Adı Duygusal Körlük… Musa Özdemir yazdı / 21 Aralık 2025

Bu soru yıllardır soruluyor.
Ama dürüst cevap neredeyse hiç verilmiyor.

Çünkü kimse gerçeğin rahatsız edici tarafıyla yüzleşmek istemiyor.
Herkes meseleyi romantizme, özgürlük masallarına, “aşk bu” cümlesinin arkasına saklıyor.

Oysa bu ne aşk meselesidir ne de özgürlük.
Bu, duygusal körlükle süslenmiş yanlış tercihler zinciridir.
“İyi kız” diye tanımlanan profil genellikle aynıdır.

Disiplinle büyütülmüş, sınırlarla yetiştirilmiş, susmayı öğrenmiş, hissettiğini değil yakışanı yapması öğretilmiş bir kız.
Hayatı kurallarla tanımıştır.

Yanlışı değil, “ayıp” olanı öğrenmiştir.
Karşısına çıkan karaktersiz, sorumsuz, istikrarsız erkek ise ona tek bir şey sunar:
Kuralsızlık.
Ve bastırılmış ruhlar için kuralsızlık, özgürlük gibi görünür.
Burada seçilen erkek değildir.
Seçilen şey, yasak duygudur.

Toplum yıllarca bu kızlara “şunu yapma, bunu isteme, böyle hissetme” dedi.
Sonra bir gün biri çıktı;
Ne hesap veriyor,
Ne sorumluluk alıyor,
Ne de yarını umursuyor.
Ama umursamaz duruyor.
Ve yanlış zihinler için umursamazlık, güç sanılıyor.
En büyük yalan da burada başlıyor.

“Ben onu değiştiririm.”
Bu cümle romantik değil, trajiktir.
Kimse kimseyi değiştirmez.
Kötü erkek, iyi kadını iyileştirmez.
İyi kadın, kötü erkeği sadece meşrulaştırır.
Sonrası hep aynıdır.
Kadın tükenir.
Erkek olduğu yerde kalır.
Ve suç yine “kader”e atılır.

Peki düzgün, ahlaklı, sorumluluk sahibi erkek neden seçilmez?
Çünkü sakindir.
Çünkü tahmin edilebilirdir.
Çünkü bağırmaz, çağırmaz, yıkmaz.
Çünkü huzur verir.
Ama duygusal olarak eğitilmemiş bir zihin için huzur sıkıcıdır.
Kaos tutku sanılır.
Belirsizlik aşk sanılır.
Kıskançlık sevgi sanılır.
Ve en tehlikelisi şudur.
Acı, aşk diye pazarlanır.

Kimsenin konuşmak istemediği bir gerçek daha vardır.

Baba meselesi.
Baba figürüyle sağlıklı bağ kuramamış bir kız, farkında olmadan sevgiyi hep erişilmez erkeklerde arar.
Çünkü tanıdık olan odur.

İnsan doğruyu değil, alıştığını seçer.
Bu kader değildir.
Bu psikolojidir.
Medya ise bu çarpıklığın gönüllü suç ortağıdır.

Diziler, filmler, şarkılar,
Hepsi aynı yalanı fısıldar.
“Asi erkek özeldir.”
Hayır.
Asi erkek çoğu zaman sadece sorumsuzdur.
Ama sorumluluk sıkıcı bulunduğu için,
Karaktersizlik “derinlik” diye pazarlanır.
Sonra ne olur?
Ağlayan kadınlar,
Şaşıran aileler,
“Nasıl böyle oldu?” soruları,

Olan buydu zaten.
Bu yazı kadınları aşağılamak için değil;
Kendini kandırmayı bırakmaya çağırmak için yazıldı.
Aynı çağrı erkekler için de geçerlidir.
Ama bugün bu yüzü konuşuyoruz.

Ahlaklı olmak yetmez.
İyi niyet yetmez.

Duygusal olgunluk yoksa, insan kendine en büyük kötülüğü kendi eliyle yapar.
Eğer aşk sandığın şey huzurdan kaçışsa,
Bil ki oradan mutluluk çıkmaz.

✍️ Musa Özdemir / 21 Aralık 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL