

KÖŞE YAZISI ♦ Cumhuriyet Benim İşte! Bir Kerpiç Oda, Bir Devlet Aklı, Bir Uyarı ♦ Musa Özdemir yazdı / 05 Ocak 2026
Sosyal medyada yeniden dolaşıma giren o fotoğraf;
Isparta İslamköy’de, kerpiçten yapılmış mütevazı bir oda.
Duvarında Türk bayrağı, Atatürk portresi ve koca bir cümle;
“Ne mutlu Türküm diyene.”
O ev, bir köy evinden fazlasıdır.
O ev, Süleyman Demirel’in baba evidir.
Annesi Ümmühan Hanım, babası Yahya Çavuş.
–♦—♦—♦–
Cumhuriyetin yetiştirdiği bir köylü çocuğunun, devletin zirvesine uzanan hikâyesinin başladığı yerdir.
Ama bugün tartışma fotoğraftan çok, o meşhur söz üzerinden yürüyor.
“Cumhuriyet benim işte!”
Bu söz gerçekten Demirel’in ağzından mı çıktı?
Evet, çıktı.
Üstelik bir efsane ya da uydurma bir anı değil.
Ben bu sözü iki kez, doğrudan kendisinden duydum.
Her seferinde aynı bağlamda söyledi.
Demirel bu cümleyi, Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken gösterdiği erdemi anlatmak için kullanırdı.
Bir köylü çocuğunun, halkın içinden çıkan insanların, Cumhuriyet sayesinde devlet yönetimine ortak olabildiğini vurgulardı.
Kerpiç odayı gösterir, sonra cümleyi kurardı.
“Cumhuriyet benim işte!”
Bu, bir övünme değil;
bir devlet muhasebesiydi.
–♦—♦—♦–
Demirel’in Cumhuriyet anlayışı
Demirel, Cumhuriyet’i sadece bir rejim olarak görmezdi.
Onun için Cumhuriyet;
Hukuktu
Kurumdu
Dengedir
Fren ve denge mekanizmasıydı.
–♦—♦—♦–
En önemlisi kişilere değil, kurallara dayalı bir sistemdi.
Bu yüzden Atatürk devrimlerini bir geçmiş nostaljisi olarak değil, geleceğin teminatı olarak görürdü.
Peki Cumhuriyet kazanımları yok edilirse ne olur?
–♦—♦—♦–
Bugün dünyanın geldiği yere
Bakın Venezuela
Bir zamanlar Latin Amerika’nın en zengin ülkelerinden biriydi.
Petrol vardı, para vardı, umut vardı.
Ama ne yok edildi?
Kurumlar
Hukukun üstünlüğü
Kuvvetler ayrılığı
Liyakat
Cumhuriyet aklı
Sonuç ortada,
Enflasyon
Göç
Yoksulluk
Çöküş
–♦—♦—♦–
Cumhuriyetin içini boşaltırsanız, tabelası kalsa da ruhu gider.
O kerpiç oda neden bu kadar önemli?
Çünkü o oda şunu söylüyor. Devlet; saraydan değil, milletin içinden doğar.
Cumhuriyet; elitlerin değil, kerpiç odaların rejimidir.
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in asıl devrimi budur.
Bir Yahya Çavuş’un oğlunu, bir köy çocuğunu, bir çobanı, bir işçiyi devletin zirvesine taşıyabilmesidir.
–♦—♦—♦–
Bugün o fotoğrafı tartışanlara şunu söylemek gerekiyor.
O söz Demirel’indir.
Ama anlamı hepimizindir.
Cumhuriyet; bir kişinin, bir zümrenin, bir dönemin değil,
Bu topraklarda onuruyla yaşamak isteyen herkesin işidir.
Ve Cumhuriyet’i sadece hatırlamak yetmez,
Onu korumak gerekir.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 05 Ocak 2026
Gölge Adam


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)