

KÖŞE YAZISI ♦ Ama Bir İnsan Kendi Ülkesinin Devrimcisi Olmalı… / 25 Ocak 2026
Bazı cümleler vardır; tek başına bir ideolojiyi, bir duruşu, bir hayatı anlatır.
Uğur Mumcu’nun şu sözü de öyledir.
“Ama bir insan kendi ülkesinin devrimcisi olmalı”
Bu cümle, sadece bir siyasi tanım değil,
Bu cümle, bir vicdanın pusulasıdır.
Bir milletin içinde yaşayıp da, o milletin acılarını görmeyenlere;
Bu topraklarda nefes alıp da, bu toprağın geleceğini dert etmeyenlere karşı bir itirazdır.
–♦—♦—♦–
Uğur Mumcu, Türkiye’de “SOL”un ne olması gerektiğini anlatırken, aslında milletin hafızasına bir hakikat çivisi çakıyordu.
Çünkü onun tarif ettiği sol, sloganlardan ibaret bir romantizm değil,
Bağımsızlığı önceleyen, kendi ülkesine sırtını dönmeyen, millî duruşu küçümsemeyen bir çizgiydi.
Mumcu’nun uyarısı aslında çok netti.
“Atatürkçülüğü ve milliyetçiliği yadsıyarak solculuk yapma gafletine düşen bir sol, Türkiye’de hiçbir zaman başarılı olamadı, olamaz da”
–♦—♦—♦–
Bugün dönüp baktığımızda bu söz, sadece bir tespit değil; bir tarih okumasıdır.
Çünkü Türkiye’de halkın kalbine dokunmayan, bu milletin değerleriyle kavga eden hiçbir siyasi iddia kalıcı olamamıştır.
Halkın inancını geri kalmışlık sayan da kaybetmiştir.
Atatürk’ün açtığı yola düşmanlık ederek ilerlediğini sanan da
İşte Uğur Mumcu tam burada durur.
Ne bir kalıba sığar, ne bir etiketin arkasına saklanır.
Onun meseleyi nereye bağladığını, yıllar öncesinden attığı imzada görmek mümkün,
–♦—♦—♦–
1962’de, “Türk Sosyalizmi” başlıklı yazısını şu cümleyle bitiriyordu.
“Her şeye Atatürk gücüyle ve onuncu yıl umuduyla başlayacağız, başlamalıyız.”
Ne kadar çarpıcı,
Çünkü bu ülkede “DEVRİM” diyorsan, önce bağımsızlığı konuşacaksın.
Önce Cumhuriyet’i konuşacaksın.
Önce milletin iradesini konuşacaksın.
Ve evet,
Önce Atatürk’ün bıraktığı mirası konuşacaksın.
Uğur Mumcu’nun “Ulusal bağımsız sol” vurgusu, işte tam da buradan yükselir.
–♦—♦—♦–
1984’te BBC Türkçe’ye verdiği röportajda kendi çizgisini tarif ederken, meseleyi berraklaştırır.
Sosyalist eğilimlidir,
Emekçilerin demokratik yollarla iktidara gelmesini ister,
Ama aynı anda şu gerçeği de görür.
Türkiye’de solu tıkayan şeyler vardır.
Ve bunlar milletin gözünde solu kirleten, karartan başlıklardır.
–♦—♦—♦–
Kürtçülük üzerinden yürüyen ayrıştırıcı dil,
Silahlı eylemcilik,
Yurt dışına bağımlı sosyalizm anlayışı,
Ve en önemlisi;
Başkasının kavgasını Türkiye’nin içine taşıyanlar.
–♦—♦—♦–
Uğur Mumcu’ya göre, bir insanın dünya görüşü olabilir.
Sosyalist de olur, kapitalist de,
Ama mesele bir noktada dönüp aynı soruya gelir.
Bu ülkenin tarafında mısın?
Çünkü bu toprakların insanı, dışarıdan kumanda edilen fikirlere değil,
Kendi iradesine yaslanan bir anlayışa değer verir.
–♦—♦—♦–
Uğur Mumcu’nun çizgisi, işte bu yüzden hâlâ canlıdır.
Çünkü o, hem düşünür hem savaşırdı.
Hem eleştirir hem sahip çıkardı.
Ne kör bir bağlılık, ne kör bir düşmanlık,
Kalemiyle hakikatin izini sürdü.
Ve bir gazeteci olarak şunu öğretti.
Bu ülkede gerçek devrimcilik;
kendi ülkesinin bağımsızlığını savunmakla başlar.
Bugün her kesimin üzerinde durup düşünmesi gereken bir söz varsa, o da budur.
“Bir insan kendi ülkesinin devrimcisi olmalı.”
Çünkü ülkesini sevmeyen bir fikir, bu millete umut veremez.
Toprağına yabancılaşan bir ideoloji, halkı kucaklayamaz.
Bağımsızlığı küçümseyen bir siyaset, geleceğe yürüyemez.
–♦—♦—♦–
Uğur Mumcu, tam da bu yüzden sadece bir gazeteci değildi,
Bir dönemin vicdanıydı.
Ve hâlâ da, bu ülkenin “BAĞIMSIZLIK” kelimesine en çok yakışan imzalarından biridir.
–♦—♦—♦–
Uğur Mumcu’yu rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyorum.
Kalemi, ülkesinin devrimcisi olanlara ışık olsun.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 25 Ocak 2026
@guldalmumcu #Uğurmumcu


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)