YOL ARKADAŞLIĞI, HATIRASI ve GÖNÜL COĞRAFYASI…

YOL ARKADAŞLIĞI, HATIRASI ve GÖNÜL COĞRAFYASI…

KÖŞE YAZISI Yol Arkadaşlığı, Hatırası ve Gönül Coğrafyası.. / 08 Şubat 2026

Bazı yolculuklar vardır; gidilen yerlerden çok, yolda karşılaşılan insanlar ve paylaşılan anlarla hatırlanır. Karadeniz ve Batum gezimiz de tam olarak böyle bir yolculuk oldu. Meslektaşlarımızla birlikte çıktığımız bu seyahat, yalnızca bir gezi değil; dostluğun, mesleki dayanışmanın ve ortak hafızanın iç içe geçtiği bir hatıra defteriydi.

Yolumuzun ilk durağı Ünye oldu. Burada, Ünye Kent Gazetesi’nin imtiyaz sahibi, meslekte 33 yıllık birikimiyle gazeteciliğe emek vermiş kıymetli bir isim olan Ali Öztürk bizleri büyük bir samimiyetle ağırladı. Gazeteciliğin dününü ve bugününü harmanlayan sohbeti, tecrübenin kelimelere nasıl ağırlık kattığını bir kez daha gösterdi. Kendisine gönülden teşekkür ediyorum.

Sohbet ilerledikçe konu ister istemez siyasete ve farklı düşüncelere uzandı. Bu vesileyle Fatsa’da; iş insanı, kıymetli dostum Fatsa İlçe Başkanı Murat Kaçak ile bir araya geldik. İçilen bir kahvenin eşliğinde yapılan samimi sohbet, farklı görüşlerin saygı zemininde buluştuğunda ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Gösterdiği misafirperverlik gerçekten çok anlamlıydı.

Yolumuz üzerindeyken bu güzel temaslar zinciri bizi bir başka anlamlı buluşmaya taşıdı. Sri Lanka Fahri Konsolosu ve iş insanı Atilla Ataman ile tanışmamıza vesile olundu. Sayın Ataman’ın bizleri en güzel şekilde karşılaması, bu yolculuğun sadece bir rota değil; aynı zamanda bir gönül yolculuğu olduğunu gösterdi.

Geceyi Trabzon’da noktaladık.
Karadeniz’in tarih kokan sokaklarında, bizleri Lamess Cafe’de misafir eden Oğuz kardeşime gönülden teşekkür ediyorum.
Bahsettiği gibi, nargile bu cafede gerçekten bir başka içiliyormuş.
Bu şehirde sadece binalar değil; insanlar da geçmişi, samimiyeti ve vefayı taşıyor.

Ardından rotamızı Batum’a çevirdik. Batum, modern yüzüyle dikkat çekse de sokak aralarında dolaşırken Sovyetler Birliği döneminin izlerini hâlâ görmek mümkün. Sert mimari çizgiler, geniş blok yapılar ve geçmişin gölgesini taşıyan binalar, şehrin dününü bugünün yanına koyuyor. Batum bu yönüyle, tarih ile bugünün yan yana yürüdüğü, insanı düşünmeye sevk eden bir şehir izlenimi bırakıyor.

Batum organizasyonunda bizlere destek olan kıymetli dostum Ömer Erdem’e ve Batum’da bizi bir an olsun yalnız bırakmayan sevgili dostum Bilal Korkmaz’a ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu yolculuğun ruhunu asıl güzelleştiren ise yol arkadaşlarımız oldu. Ekrem kardeşimin bitmeyen esprileri yolun yorgunluğunu unutturdu. Fatih kardeşimin sessizliği, yerinde ve vakur duruşuyla yolculuğa ayrı bir denge kattı. Kısa sürede tanıdığımız Yasin kardeşimiz ise sanki kırk yıldır aramızdaymış gibi içtenliği ve güldüren haliyle gruba hemen uyum sağladı. Fatih ve Saygın kardeşlerimiz de bu espri ve muhabbetin her anında var oldular; hizmette ve saygıda ise hiçbir zaman geri adım atmadan örnek bir duruş sergilediler.

Aynı yolda yürümek, aynı sofrayı paylaşmak, aynı anıya tanıklık etmek; meslek dayanışmasının en sahici hâlidir. Bu gezi bize bunu bir kez daha gösterdi.

Karadeniz’in köklü tarihi, Batum’un geçmişten bugüne uzanan mimarisi ve yol boyunca karşılaştığımız insanlar şunu hatırlattı: Bazı geziler planla güzelleşir, bazıları ise kendiliğinden tarihe not düşen bir hatıraya dönüşür. Bu yolculuk da onlardan biri oldu.

Geride kalan; yalnızca fotoğraflar değil, hafızalarımıza kazınan dostluklar ve unutulmayacak anılar oldu.

✍️ Musa Özdemir / 08 Şubat 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL