ÇOCUKLUĞUNU DOYA DOYA YAŞAMAMIŞ BİR İNSAN MUTLU OLABİLİR Mİ?

ÇOCUKLUĞUNU DOYA DOYA YAŞAMAMIŞ BİR İNSAN MUTLU OLABİLİR Mİ?

KÖŞE YAZISI ♦ Çocukluğunu Doya Doya Yaşamamış Bir İnsan Mutlu Olabilir mi? / 19 Şubat 2026

İnsan hayatının en saf, en duru dönemi çocukluktur.

O dönem Ne hesap vardır Ne hırs
Ne unvan Ne makam Sadece oyun, sadece hayal, sadece umut vardır.

Ama herkes o şansı bulamaz.

–♦—♦—♦–

Bazı çocuklar, çocuk olamadan büyür.
Omuzlarına okul çantası yerine hayatın yükü asılır.
Masal dinlemesi gereken yaşta, susmayı öğrenir.
Oyun kurması gereken çağda, geçim derdini tanır.

–♦—♦—♦–

Ve işte tam burada bir kırılma başlar.

Çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması gerçekten zordur. Çünkü çocukluk; ruhun temelidir. O temelde eksik kalan her sevgi, her güven, her oyun; ilerleyen yıllarda bir boşluk olarak karşımıza çıkar.

Sevgiyle büyümeyen kalp, sevgiyi tanımakta zorlanır.
Güven duymayan ruh, herkese mesafeli olur.
Sürekli mücadeleyle büyüyen çocuk, hayatı bir savaş alanı sanır.

–♦—♦—♦–

Sonra yıllar geçer
Takvimler değişir
İnsan büyür ama içindeki o eksik çocuk büyümez.

–♦—♦—♦–

En küçük hayal kırıklığında kırılganlaşır.
En ufak eleştiride savunmaya geçer.
En sıradan yalnızlıkta derin bir boşluğa düşer.

Çünkü mesele yaş değil; mesele içimizdeki çocuğun yarasıdır.

–♦—♦—♦–

Toplum olarak sıkça söylediğimiz bir söz var.
“Büyüsün de adam olsun.”

Oysa mesele sadece büyümek değildir.
Mesele, sağlıklı büyüyebilmektir.
Mesele, sevildiğini hissederek büyümektir.
Mesele, çocukluğunu yaşayarak olgunlaşmaktır.

–♦—♦—♦–

Mutluluk; büyük evler, yüksek maaşlar, kalabalık sofralar değildir. Mutluluk; insanın içindeki çocuğun huzurla gülümsemesidir. Eğer o çocuk ihmal edilmişse, bastırılmışsa, kırılmışsa; yetişkin beden ne kadar güçlü görünürse görünsün, içinde bir eksiklik taşır.

Evet
Çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması zordur.

Ama imkânsız değildir.

–♦—♦—♦–

İnsan, her yaşta kendini yeniden inşa edebilir.
İçindeki çocuğun elini tutabilir.
Geçmişin eksik bıraktığını bugün şefkatle tamamlayabilir.

Belki de gerçek olgunluk; güçlü görünmek değil, içimizdeki yaralı çocuğu kabul edebilmektir.

Çünkü bir toplumun geleceği, çocuklarının bugünüyle şekillenir.
Çocukların gülüşü eksikse, yarınlarımız da eksik kalır.

–♦—♦—♦–

Unutmamak gerekir ki;
Mutlu bireyler, sağlıklı çocukluklardan çıkar.

Ve insanın en büyük serveti,
Doya doya yaşanmış bir çocukluktur.

–♦—♦—♦–

Musa Özdemir / 19 Şubat 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL