

KÖŞE YAZISI ♦ Hukukun Çöktüğü Yerde Güvenlik Olmaz… / 02 Mart 2026
ABD ve İsrail’in yıllardır güvenlik, önleyici savunma ve demokrasi söylemleriyle ürettiği müdahale gerekçeleri, Ortadoğu coğrafyasını istikrara değil; kaosa, parçalanmaya ve uzun süreli çatışma ortamına sürüklemiştir.
Tehdit var denildi.
Rejim tehlikeli denildi.
Küresel güvenlik riski denildi.
Sonuç ne oldu?
Devlet yapıları çöktü.
Toprak bütünlükleri sarsıldı.
Milyonlarca insan yerinden edildi.
–♦—♦—♦–
Irak işgali sonrası ortaya çıkan tablo ortadadır. Kitle imha silahları iddiası bir gerekçe olarak sunuldu; ancak geriye mezhep çatışmaları, parçalanmış bir devlet yapısı ve kalıcı istikrarsızlık kaldı.
Libya müdahalesi ise “insani koruma” söylemiyle başladı; bugün hâlâ otorite boşluğu, milis yapıları ve bölünmüşlükle anılmaktadır.
Bu tablo romantik bir değerlendirme değil; tarihsel hafızaya, uluslararası hukuk gerçeklerine ve güvenlik çalışmalarına dayanan son derece rasyonel bir tespittir.
Emperyal müdahalelerin demokrasi değil, istikrarsızlık ve yıkım ürettiğini defalarca gördük.
–♦—♦—♦–
Böylesi bir dönemde vatandaşlık bağı etrafında kenetlenmek siyasal bir tercih değil; ülke güvenliği açısından zorunluluktur. Bu çağrı, hamaset değil; geçmişten ders alan bir devlet aklının ve sorumluluk duygusunun ifadesidir.
Çünkü mesele yalnızca bir bombardıman meselesi değildir.
Mesele, uluslararası düzenin temel sütununun sarsılmasıdır.
Egemen bir devletin hava sahasına girerek askeri bombardıman gerçekleştirmek,
hedefli lider suikastı yapmak,
uluslararası hukukta açık bir saldırı fiilidir.
Birleşmiş Milletler Şartı Madde 2/4 son derece nettir:
Devletler başka devletlerin toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanamaz.
Bu eylem,
Egemenlik ihlalidir.
Siyasi suikasttır.
Devlet destekli hedefli infazdır.
Uluslararası barışa karşı tehdittir.
–♦—♦—♦–
Hiçbir devlet kendisini küresel infaz makamı ilan edemez.
Hiçbir askeri güç “önleyici güvenlik” adı altında başka ülkelerin liderlerini bombalayamaz.
Bu, güç dayatmasıdır.
Bu, hukukun askıya alınmasıdır.
Bu, uluslararası sistemin çökertilmesidir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Hukukun çöktüğü yerde güvenlik kalmaz.
–♦—♦—♦–
Bugün mesele bir ülkenin meselesi değildir.
Bugün mesele, uluslararası hukukun ayakta kalıp kalamayacağıdır.
Adalet olmadan barış olmaz.
Hukuk olmadan güvenlik olmaz.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 02 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)