

KÖŞE YAZISI ♦ Ohtap’ın Hafızası: 1870’ten Bugüne Yağmurlu… / 03 Mart 2026
Bazı köyler vardır; sadece bugünde yaşamaz.
Geçmişiyle konuşur, hafızasıyla yürür, adıyla zamanın içinden geçer.
İşte Ohtap
Bugünkü adıyla Yağmurlu.
–♦—♦—♦–
1870 yılında Amerikalı misyoner ressam Henry John Van Lennep, Doğu Anadolu ve Karadeniz havzasını gezdiğinde notlarına ve çizimlerine Ohtap’ı da düşer.
Asia Minor adlı eserinde köyü anlatırken aslında yalnız bir coğrafyayı değil, bir hayat tarzını resmeder.
Ceviz, meşe ve kara dut ağaçlarının gölgelediği evler,
Sığırlar,
Toprağın içinden süzülen su,
Dar bir geçitten Niksar ovasına inen dere,
Onun kaleminden dökülen satırlarda Ohtap, bir pastoral tablo gibidir. “Birkaç adım” denilen mesafenin aslında “birkaç mil” çıkması, Anadolu’nun mesafe anlayışını anlatır. Çünkü burada uzaklık kilometreyle değil, sabırla ölçülür.
Yol, adımla değil, niyetle kısalır.
Van Lennep’in dikkatini çeken değirmen,
Üç inçlik bir su tüpünden geçen akışın çevirdiği çark, Küçük ama üretken, Sade ama işlevsel, Aslında bu, Ohtap’ın karakteridir.
Gürültü yapmadan çalışan, gösterişsiz ama bereketli.
–♦—♦—♦–
Bir Ressamın Gözünden Bir Türkmen Köyü
Ohtap, o yıllarda da bir Alevi Türkmen köyüydü. Hubyar Ocağı geleneğini taşıyan bir inanç hattının üzerinde duruyordu. 1870’te gölgede kalan ceviz ağaçları bugün belki değişti; ama köyün mayası değişmedi.
Bir yabancının gözüyle yazılan bu satırlar bize şunu hatırlatıyor:
Biz bazen kıymetini bilmediğimiz güzellikleri, dışarıdan gelen bir göz fark eder.
O dar geçit,
Kayaların arasından akan dere,
Yosun tutmuş taşların arasında oluşan havuzlar,
Bunlar sadece doğa tasviri değil; Ohtap’ın ruhunun resmidir.
–♦—♦—♦–
Komşuluğun Hafızası
Yağmurlu, benim köyümün sınır komşusu.
Yıllardır düğünümüzde, cenazemizde, yaylamızda yollarımız kesişir. Ohtap’ın tarihi sadece 700 yıllık değildir; bizim dostluklarımız kadar eskidir.
Bugün Uzunçimen Yayla Şenlikleri’nde yankılanan saz sesi, belki 1870’te o dere kenarında duyulan su sesinin devamıdır. Değişen zaman olabilir; ama suyun akışı, insanın özü, toprağın sadakati değişmez.
–♦—♦—♦–
Geçmişe Bakmak, Geleceği Korumaktır
Bir köyün 1870’te bir ressamın defterine girecek kadar etkileyici olması tesadüf değildir. Ohtap, o gün de güzeldi; bugün de kıymetlidir.
Mesele sadece geçmişle övünmek değil, o ruhu geleceğe taşımaktır.
Çünkü bazı köyler haritada küçük görünür;
Ama tarihte büyük iz bırakır.
Ohtap,
Yağmurun adını taşıyan, hafızasını kaybetmeyen köy.
Ve biz biliyoruz ki;
Kökü sağlam olan yerleşimler, rüzgârdan korkmaz.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 03 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)