

KÖŞE YAZISI ♦ Kinle Ayakta Duranların Hikayesi… / 04 Mart 2026
İnsan, karakteri kadar vardır.
Omurgası kadar dik, vicdanı kadar ağırdır.
Hayat, herkese aynı imkânları sunmayabilir, fakat herkese aynı tercihi sunar.
–♦—♦—♦–
Ya erdemle büyüyeceksin ya da zaaflarının gölgesinde küçüleceksin.
Zayıf karakterli insanlar, çoğu zaman üretmek yerine tüketmeyi seçerler.
Emek vermek yerine gölge düşürmeyi, İnşa etmek yerine yıkmayı,
–♦—♦—♦–
Çünkü inşa etmek sabır ister, emek ister, öz güven ister. Oysa yıkmak kolaydır. Dedikodu ucuzdur.
İftira zahmetsizdir.
Kin ise en pratik sığınaktır.
Kin, zayıf ruhların güç illüzyonudur.
Kendi ayakları üzerinde sağlam duramayan, başkasının ayağına çelme takarak denge kurduğunu sanır. Başaramadığı yerde küçümser. Ulaşamadığı yerde karalar. Elde edemediği değeri değersizleştirerek kendini rahatlatır.
–♦—♦—♦–
Çünkü gerçek bir rekabette ayakta kalamayacağını bilir.
Kindarlık, çoğu zaman bir savunma refleksidir.
İç dünyasında eksiklik hisseden kişi, bunu bastırmak için saldırganlaşır. İçindeki boşluğu dolduramadıkça başkasının huzurunu bozarak var olmaya çalışır. Oysa bu çaba, sadece zayıflığını büyütür.
Bir diğer zayıflık ise nankörlüktür.
–♦—♦—♦–
Nankörlük, basit bir unutkanlık değildir,
bilinçli bir inkârdır.
İnsan, minnet duygusunun ağırlığını taşıyamadığında nankörlüğe sığınır.
–♦—♦—♦–
Çünkü minnet, insanın Ben tek başıma yeterli değildim demesini gerektirir.
İşte bu kabul, karakteri zayıf olan için ağırdır.
Minnet bir asalettir.
Teşekkür bir erdemdir.
Fakat egosu, karakterinin önüne geçmiş bir insan için minnet, bir boyun eğme gibi görünür. Bu yüzden yapılan iyiliği küçültür. Gördüğü desteği sıradanlaştırır.
Dün omuz verdiği insanı bugün görmezden gelir. Gerçeği inkâr ederek kendi hikâyesini yeniden yazar.
–♦—♦—♦–
Ama tarih boyunca değişmeyen bir hakikat vardır:
Gerçek er ya da geç ortaya çıkar.
Kinle beslenen bir ruh, huzur üretemez.
Nankörlükle yürüyen bir yol, sağlam kalamaz.
Çünkü karakter; zor zamanda belli olur. İnsan, kendisine yapılan iyiliğe verdiği karşılıkla ölçülür.
Sadakatle büyüyenler sessiz ama derin izler bırakır. Nankörlükle yükselenler ise ilk fırtınada savrulur.
–♦—♦—♦–
Hayat uzun bir imtihandır.
Bu imtihanda kimileri yük taşır, kimileri yük olur.
Kimileri minnetle büyür, kimileri inkârla küçülür.
Ve zaman,
Zaman en adil hakemdir.
Bugün yüksek sesle konuşanların yarın susmak zorunda kalabileceğini, bugün inkâr edenlerin yarın gerçeğin ağırlığı altında ezilebileceğini hayat defalarca göstermiştir.
–♦—♦—♦–
Sonuçta insanı ele veren şey, sözleri değil; karakteridir.
Kinle ayakta duranlar, bir gün o kin yükünün altında kalırlar.
Erdemle yürüyenler ise sessiz ama sağlam adımlarla yoluna devam eder.
Ve geriye şu soru kalır.
İnsan gerçekten güçlü müdür, yoksa sadece öyle mi görünmektedir?
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 04 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)