

KÖŞE YAZISI ♦ Korkunun Birleştirdikleri… / 04 Mart 2026
Bazı suskunluklar korkudan değildir.
Bazı bekleyişler geri çekilmek değildir.
Bazen insan konuşmaz, Çünkü zamanı geldiğinde söylenecek sözün daha ağır olacağını bilir.
Aylardır yapılanları görmeye çalışıyorum.
–♦—♦—♦–
Aylardır aynı ezberin tekrar edildiğini, aynı merkezden çıkan cümlelerin farklı ağızlardan dolaşıma sokulduğunu görüyorum.
Dün birbirine tahammül edemeyenlerin bugün aynı masada buluşmasını, dün birbirini eleştirenlerin bugün omuz omuza verip aynı hedefe yönelmesini görüyorum.
Bu bir ilke birlikteliği değil.
Bu bir korku ittifakıdır.
–♦—♦—♦–
Dağdan kurt indiğinde derler ya…!
Kurt çoğu zaman kimseye saldırmaz.
Kendi yolundadır.
Ama varlığı bile, düzenini tehdit altında hissedenleri huzursuz etmeye yeter.
O an köyün köksüz itleri tek başlarına cesaret edemedikleri şeyi sürü halinde yapmaya başlar.
Dün birbirine diş gösterenler, aynı korkunun gölgesinde kardeş kesilir.
Çünkü mesele adalet değildir.
Mesele düzenin bozulma ihtimalidir.
–♦—♦—♦–
Bugün yaşanan budur.
Şeffaflık rahatsız etti.
Hesap sorulması rahatsız etti.
Gerçeklerin konuşulması rahatsız etti.
Ve o andan itibaren düğmeye basıldı.
–♦—♦—♦–
Kıskançlık devreye girdi.
Fesatlık devreye girdi.
İftira devreye girdi.
Ardından manipülasyon başladı.
Algı üretildi.
Söylenmeyenler söylenmiş gibi, yapılmayanlar yapılmış gibi gösterildi.
Aynı metinler farklı kişiler üzerinden servis edildi.
Amaç basitti,
Gerçeği gölgelemek, duruşu tartışmalı hale getirmek, emeği itibarsızlaştırmak.
Çünkü eğemediklerini kirletmeye çalışırlar.
–♦—♦—♦–
Aylardır kurduğunuz yalan düzen bozulacak.
Bu düzen kapalı kapılar ardında kurulan küçük hesaplara dayanıyor.
Bu düzen sorgulanmayan alışkanlıklara dayanıyor.
Bu düzen “nasıl olsa kimse ses çıkarmaz” rahatlığına dayanıyor.
Ama artık ses çıkıyor.
–♦—♦—♦–
Gerçeklerden kaçamayacaksınız.
Kalabalık olmak haklı olmak değildir.
Aynı anda bağırmak masumiyet değildir.
Çok konuşmak gerçeği değiştirmez.
Zayıf anlatır.
Kalabalık onaylar.
Bir süreliğine gürültü hakikatin önüne geçer.
Ama hakikat sabırlıdır.
Benim meselem kişisel değil. Benim meselem; emeğin korunmasıdır, kurumun onurudur, şeffaf bir anlayıştır. Eğer bu sizi rahatsız ediyorsa, sorun benim duruşum değil, alıştığınız düzendir.
Manipülasyonla ayakta duranlar uzun soluklu olmaz. Algıyla büyüyenler gerçekle yüzleştiğinde küçülür. İftirayla yürüyenler eninde sonunda kendi sözlerine takılır.
–♦—♦—♦–
Sonuç sizin için iyi bitmeyecek.
Bekleyelim.
Gürültü dinecek.
Kalabalık dağılacak.
Ve herkes tek başına kalacak.
O gün geldiğinde konuşan gürültü değil, hakikat olacak.
Ben buradayım.
Dimdik.
Ve geri adım yok.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 04 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)