TARİHİN HAFIZASI VE KİBİRİN SONU

TARİHİN HAFIZASI VE KİBİRİN SONU

KÖŞE YAZISI Tarihin Hafızası ve Kibrin Sonu / 15 Mart 2026

Tarih; sadece zaferleri değil, insanın iç dünyasını da yazan büyük bir hafızadır.
Kibirin sarhoşluğuna kapılanların nasıl savrulduğunu, zulmü güç zannedenlerin nasıl ibret sayfalarına dönüştüğünü de yine tarih anlatır.

Bir dönem kendilerini yenilmez sananlar oldu.
Makamlarının gölgesinde büyüdüklerini sandılar.
Etraflarındaki alkışları gerçek sadakat zannettiler.
Ama zaman, o alkışların çoğunun menfaatin sesi olduğunu herkese gösterdi.

Tarihin sayfalarını çevirdiğinizde bunu açıkça görürsünüz.

Bir zamanlar kudret sahibi olan Hızır Paşa, bugün bir kahraman olarak değil; zulmün karşısında duran Pir Sultan Abdal’ın hikâyesinde anılır.
Bolu Beyi, gücün sembolü olarak değil, Köroğlu’nun isyanının sebebi olarak hatırlanır.
Ve Yezid, bir saltanatın varisi olmasına rağmen, adını adaletle değil zulümle tarihe yazdıran bir figür olarak anılır.

Çünkü tarih, kibir abidelerinin nasıl yıkıldığını da kaydeder.

Bugün etrafınızı saran kalabalıklar, yarın sizi ilk terk edecek olanlardır.
Çünkü menfaat üzerine kurulan her bağ, menfaat bittiği anda çözülür.

Alkışların çoğu sadakatin değil, çıkarın sesidir.
Bu yüzden kalabalıkların çokluğu hiçbir zaman haklılığın ölçüsü değildir.

O yüzden siz,
kendi psikolojinize,
heveslerinize,
ihtiraslarınıza
ve kokuşmuş karakterinize uygun olanlarla
şimdi yaptığınız gibi keyif çatmaya devam edin.

Zira güç insanı büyütmez.

Gücün yaptığı tek şey, insanı kendi hakikatiyle baş başa bırakmaktır.

İçinizde ne varsa, güç onu büyütür.
Eğer kalbinizde tevazu varsa tevazu büyür.
Kibir varsa kibir büyür.

Makam; adam etmez, adamı ifşa eder.

Para; karakter kazandırmaz, karakteri ortaya döker.
Nereden geldiğini unutanlar,
nereye gittiğini bilmeyenler,
faziletlerimizi ve erdemlerimizi zaaf sayanlar,
yaşanan gerçekleri inkâr edip kibir kuyusunda debelenenler,

Bugün en büyük yanılgınız şudur.

Zannediyorsunuz ki güç sizde,

Oysa güç,
ne makamda,
ne parada,
ne de kalabalıkların geçici alkışlarında saklıdır.

Gerçek güç,
hakikatin yanında durabilme cesaretidir.

Çünkü gün gelir makam biter,
servet dağılır,
kalabalıklar dağılır.

Ama hakkın yanında duranların adı,
tarihin sayfalarında dimdik kalır.

Ve tarih,
kibir sahiplerini değil,
hakkın yanında duranları yazar.

Musa Özdemir / 15 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL