

KÖŞE YAZISI ♦ Uzun İnce Bir Yolda Bir Ömür Aşık Veysel… / 22 Mart 2026
“Uzun ince bir yoldayım,
Gidiyorum gündüz gece…”
Bazı sözler vardır ki yalnızca bir türkü değildir.
Bir ömrün özeti, bir milletin hafızası, insanlığın ortak hikâyesidir.
İşte Aşık Veysel de böyle bir hakikatin adıdır.
Toprağın dili vardı onda,
Sessizliğin sesi, karanlığın içindeki aydınlıktı.
Gözleri görmedi belki ama,
Gönlü bu coğrafyanın en derin hakikatlerini gördü.
Çünkü görmek, yalnızca bakmak değildir.
Anlamak, hissetmek, içten kavramaktır.
Veysel bunu başardı.
O, sazını eline aldığında sadece bir türkü söylemezdi.
Bir milleti anlatırdı…
Bir insanı, bir acıyı, bir sabrı,
“Benim sadık yârim kara topraktır” derken,
Toprağa olan teslimiyeti değil,
İnsanın özüyle kurduğu en yalın bağı dile getiriyordu.
Ve bir gün,
“Ben gidersem sen kal sazım” diyerek,
Aslında bir ayrılığı değil,
Bir mirası, bir emaneti bırakıyordu bu topraklara.
Çünkü o biliyordu ki;
İnsan gider, söz kalır.
Beden gider, iz kalır.
Ama saz konuşmaya devam eder.
Toprak gibi olmak,
Alçakgönüllü, sabırlı, üretken,
Ve en sonunda yine ona dönmek,
İşte Veysel’in felsefesi buydu.
Hayatı çileyle yoğrulmuştu.
Küçük yaşta gözlerini kaybetti,
Ama hiçbir zaman umudunu kaybetmedi.
Acıyı öfkeye dönüştürmedi,
Kırgınlığı kine çevirmedi.
Tam tersine,
Her acıyı bir hikmete,
Her karanlığı bir aydınlığa dönüştürdü.
Bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şey tam da budur.
Aşık Veysel, bu milletin vicdanıdır.
Sade diliyle derin anlamlar anlatan,
Köyden çıkıp bütün insanlığa seslenen bir bilgedir.
Onun sözlerinde kibir yoktur,
Gösteriş yoktur, yapaylık yoktur.
Samimiyet vardır.
Hakikat vardır.
Bugün, onun vefat yıl dönümünde sadece bir ozanı anmıyoruz,
Bir duruşu, bir ahlakı, bir insan olma biçimini hatırlıyoruz.
Ve belki de kendimize şu soruyu sormalıyız;
Biz, bu uzun ince yolda yürürken,
Ne kadar insan kalabiliyoruz?
Aşık Veysel, bu dünyadan bir beden olarak ayrıldı belki,
Ama bıraktığı sözler hâlâ bizimle yürüyor.
Gündüz gece,
Ve o sözlerin içinde,
Bir sazın diliyle bize fısıldanan o hakikat hâlâ yankılanıyor.
“Ben gidersem sen kal sazım…”
Rahmetle, saygıyla…
Minnetle anıyorum.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 22 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)