FAKİRLİĞİN ZENGİNLİK MASKESİ…

FAKİRLİĞİN ZENGİNLİK MASKESİ…

KÖŞE YAZISI Fakirliğin Zenginlik Maskesi… / 23 Mart 2026

İnsan bazen sahip olduklarıyla değil, sakladıklarıyla konuşur.
Ve çoğu zaman en çok gürültü çıkaranlar, aslında içindeki sessizliği bastırmaya çalışanlardır.

Bir insan, fakiri olduğu şeyin zengini gibi davranıyorsa,
Orada bir eksiklik değil, bir örtme çabası vardır.

Çünkü gerçek zenginlik bağırmaz.
Gerçek değer kendini ispat etmek zorunda kalmaz.

Ama eksik olan,
Sürekli kendini anlatmak, göstermek ve kabul ettirmek ister.

İşte tam da bu yüzden,
Kibirlilik bir karakter değil, bir savunma mekanizmasıdır.
Görgüsüzlük bir tercih değil, iç boşluğun dışa taşmasıdır.
Gösteriş ise çoğu zaman gerçeğin üzerini örten ince bir perdedir.

Bugün baktığımızda;
Olmadığı kadar güçlü görünenler,
Bilmediği kadar konuşanlar,
Yaşamadığı kadar anlatanlar,
Hepsi aynı yerden besleniyor.
Eksiklikten.
Çünkü insan gerçekten doluysa,
Sessizliği bile yeter.
Ama içi boşsa,
Sözleri de, tavırları da yankıdan ibaret olur.

Ukalalık,
Böbürlenme,
Olmayanı varmış gibi sunma gayreti,
Bunların hiçbiri güç göstergesi değildir.
Aksine, bunlar bir korkunun izleridir.

Yakalanma korkusu,
Gerçeklerin ortaya çıkma korkusu,
Ve en önemlisi, insanın kendisiyle yüzleşme korkusu.
İnsan kendinden kaçtıkça,
Daha çok rol yapar.
Daha çok abartır.
Daha çok gösterir.

Ama unuttuğu bir şey vardır.
Gerçek, er ya da geç ortaya çıkar.
Sözler dağılır.
Ve geriye sadece hakikat kalır.
İşte o zaman insanın değeri;
Ne anlattığıyla değil,
Gerçekte ne olduğu ile ölçülür.

Çünkü hayatın terazisi şaşmaz.

Ne kadar saklarsan sakla,
Ne kadar süslersen süsle,
Hakikat, eninde sonunda kendini gösterir.

Ve insan,
Gerçekte neyse,
Eninde sonunda ona dönüşür.

Musa Özdemir / 23 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL