

KÖŞE YAZISI ¦ UNVANLAR ARTTIKÇA İNSAN AZALIR MI? / 27 Mart 2026
“Aldanma havanın itibârına,
Şerefin, şöhretin şân şikârına,
Nefsin arzusuna ten hisârına,
Ne kazandın bunca unvân değiştin.”
Aşık Sümmânî’nin asırlar öncesinden yükselen bu sesi, bugün hâlâ kulaklarımızda çınlıyorsa, demek ki değişen zaman değil; değişemeyen insanın zaafıdır.
İnsanoğlu, tarih boyunca hep aynı sınavın içindedir
Yükselirken kendini kaybetmemek.
Bir makam, bir mevki, bir unvan,
Başlangıçta bir hedeftir.
Sonra bir güç olur.
Daha sonra ise çoğu insan için bir imtihana dönüşür.
İşte asıl kırılma noktası tam da buradadır.
Çünkü bazı insanlar yükseldikçe olgunlaşır,
bazıları ise yükseldikçe uzaklaşır,
Kendinden, geçmişinden, hatta kendisini var eden değerlerden uzaklaşır.
Dün aynı sofrayı paylaştıklarıyla bugün göz göze gelmeyenler,
dün “biz” diyenlerin bugün “ben” diye haykırması,
İşte bütün mesele budur.
Şöhret, çoğu zaman bir aynadır.
Ama herkes o aynaya baktığında kendini göremez.
Kimi orada gücü görür,
kimi kibri,
Kimi de artık tanımadığı bir yabancıyı.
Oysa insanın değeri,
adıyla değil, duruşuyla ölçülür.
Sahip olduklarıyla değil, sahip çıkabildikleriyle anlaşılır.
Aşık Sümmânî’nin o sarsıcı sorusu tam da bu yüzden ağırdır.
“Ne kazandın bunca unvan, değiştin?”
Gerçekten…
Ne kazandık?
Bir koltuk için kaybedilen dostluklar,
bir makam uğruna susulan doğrular,
bir unvan adına feda edilen vicdanlar,
Bunların hangisi kazançtır?
Nefis, insana en tehlikeli oyunu en güzel ambalajla sunar.
“Daha yukarı çık” der,
“Daha güçlü ol” der,
Ama söylemediği bir şey vardır.
Yükseldikçe yalnızlaşacaksın.
Ve eğer o yükselişin içinde karakterini koruyamazsan,
zirve sandığın yer aslında en büyük düşüşün olur.
Çünkü insanı insan yapan,
taşıdığı unvan değil,
taşıyabildiği ahlaktır.
Unvanlar değişir,
makamlar el değiştirir,
isimler unutulur.q
Ama bir insanın bıraktığı iz,
ya bir hayırla anılır
ya da ibretle hatırlanır.
Son söz yine hakikatin kendisidir.
Yükselmek marifet değildir…
Yükselirken insan kalabilmek marifettir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 27 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)