ZAAFLARIN ÜZERİNDEN GELENLER…

ZAAFLARIN ÜZERİNDEN GELENLER…

KÖŞE YAZISI ¦ ZAAFLARIN ÜZERİNDEN GELENLER… / 28 Mart 2026

Bazı insanlar sana kendini anlatmaz,
Ne geçmişini açar, ne niyetini belli eder,
Onlar için mesele tanışmak değil, çözmektir.
Seni anlamaya çalıştıklarını sanırsın,
oysa yaptıkları tek şey,
hangi kapından içeri girebileceklerini hesaplamaktır.

Onlar için insan;
bir gönül değil,
bir zayıf halka arayışıdır.
Dikkat edersen, bu tipler asla rastgele konuşmaz.
Soruları bile sıradan değildir.

“Ne hissediyorsun?” diye sormazlar mesela,

Ama öyle bir konu açarlar ki,
sen farkında olmadan en çok yaralandığın yeri anlatırsın.
Ve onlar tam da bunu ister.

İnsan en çok,
en sakladığı yerden çözülür çünkü.
Kimi zaman bir dost gibi yaklaşırlar,
kimi zaman bir dert ortağı gibi,
Hatta öyle ustadırlar ki,
sana kendini güvende hissettirirler.
Ama bu güven, bir liman değil,
bir tuzaktır.

Çünkü onların derdi paylaşmak değil,
toplamaktır.
Senden aldıkları her duygu,
her zayıf an,
her kırgınlık,
Bir gün kullanmak üzere saklanan
sessiz birer mühimmata dönüşür.

Ve gün gelir,
Sen en savunmasız anında kalırsın,
onlar ise en güçlü yerinden vurur seni,
İnsan en çok,
kalbini açtığı yerden yıkılır.

Bu yüzden bazı insanlar,
yakınlık kurmaz,
yakınlaşma simülasyonu yapar.
Yanında durur ama seninle değildir.
Güler ama içten değildir.
Dinler ama anlamak için değil,
zayıf noktayı bulmak için dinler.

Onlar için güven bir değer değil,
stratejidir.

Ve en tehlikeli olan da budur.

Çünkü düşman açıktan gelirse hazırlanırsın,
Ama dost gibi yaklaşan birine karşı
insan kendini savunmaz.
İşte kırılma tam da burada başlar.

Peki ne yapmalı?

İnsan kendini tamamen kapatmalı mı?
Kimseye güvenmemeli mi?
Hayır,
Mesele güvenmemek değil,
kime ne kadar açılacağını bilmektir.

Çünkü zaaf, insan olmanın bir parçasıdır.
Herkesin kırıldığı bir yer vardır.
Herkesin sustuğu bir acı,
Ama o acıyı herkes bilmek zorunda değildir.

Bazı insanlar,
senin yaranı sarmaz…
derinleştirir.

Hayat sana zamanla şunu öğretir.
Herkes senin kadar iyi niyetli değildir.
Herkes senin kadar içten değildir.

Ve en önemlisi,
herkes senin kadar insan değildir.

Bu yüzden;
Kalbini herkese açma,
Ama kalbini de taşlaştırma.
İnsan, duvarlarla değil,
doğru insanlarla korunur.

Ve unutma;
Seni gerçekten anlayanlar,
zaaflarını öğrenip kullananlar değil,
o zaafları gördüğü hâlde
sana zarar vermeyi aklından bile geçirmeyenlerdir.

Gerçek bağ,
birbirinin zayıflığını bulmak değil,

O zayıflığa rağmen yanında kalabilmektir.

¦¦¦

Musa Özdemir / 28 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL