

KÖŞE YAZISI ¦ BİLDİĞİNİ SANANIN CEHALETİ / 02 Nisan 2026
İnsan bazen en büyük hatayı, bildiğini sandığı yerde yapar.
Çünkü öğrenmenin kapısı, bilmiyorum diyebildiğin an açılır.
Sokrates’in yüzyıllar öncesinden gelen o çarpıcı sözü, bugün hâlâ insanlığın aynasıdır.
Akıllı insanlar her şeyden ve herkesten öğrenir.
Sıradan insanlar deneyimlerinden öğrenir.
Aptal insanların ise zaten tüm cevapları vardır.
Hayatın içinde dikkat edin;
En çok konuşanlar, genelde en az öğrenenlerdir.
Çünkü onlar için her konu bitmiştir.
Her mesele çözülmüştür.
Her cevap zaten hazırdır.
Oysa akıllı insanın en belirgin özelliği şudur.
Kendini eksik görür.
Sorar,
Dinler,
Anlamaya çalışır,
Bir çocuğun saf sorusundan, bir yaşlının tecrübesinden, bir düşüşün acısından ders çıkarır.
Onun için hayat, bitmeyen bir mekteptir.
Sıradan insan ise öğrenir ama geç öğrenir.
Hata yapar, bedel öder, sonra anlar.
Onun öğretmeni hayattır; fakat çoğu zaman öğrenmenin bedeli ağırdır.
Asıl mesele ise üçüncü gruptadır,
Her şeyi bildiğini zannedenler,
Onlar dinlemez.
Onlar sorgulamaz.
Onlar değişmez.
Çünkü değişmek için önce eksikliğini kabul etmek gerekir.
Kibir ise insanın kendi karanlığını görmesini engeller.
Bugün toplumda en büyük sorunlardan biri de budur.
Herkes konuşuyor, ama kimse dinlemiyor.
Herkes hüküm veriyor, ama kimse anlamaya çalışmıyor.
Oysa hakikat;
gürültüde değil,
sessizlikte kendini gösterir.
Unutulmamalıdır ki;
İnsanı büyüten şey, bildikleri değil,
öğrenmeye açık kalabildiği kadar derinliğidir.
Gerçek bilgelik,
Ben biliyorum demek değil,
Ben hâlâ öğreniyorum diyebilmektir.
Ve belki de en önemli soru şudur.
Biz gerçekten öğrenenlerden miyiz,
Yoksa her şeyi bildiğini sananlardan mıyız?
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 02 Nisan 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)