DİMDİK DURANLARA ÖFKE

DİMDİK DURANLARA ÖFKE

KÖŞE YAZISI ¦ DİMDİK DURANLARA ÖFKE / 05 Nisan 2026

Seni itmişler, sen düşmemiş gülmüşsün,
Elbette öfkeli olacaklar.

Bazen bazılarının sana olan kızgınlığı, senin hâlâ dimdik duruyor olmandır.

Hayatın en eski gerçeğidir bu.
İnsan, karşısındakinin düşmesini görmek ister bazen.
Çünkü kendi düşüşünü, başkasının yıkılışıyla örtmeye çalışır.

O yüzden seni iterler,
Bir sözle, bir iftirayla, bir oyunla,
Ama asıl mesele itilmende değil, düşüp düşmemendedir.
Düşmeyince başlar asıl hikâye.

Çünkü onların beklediği şey senin yere kapaklanmandır.
Tozlanman, dağılman, pes etmen,
Ama sen düşmezsen,
Hatta bir de gülümsersen,
İşte o zaman öfkeleri katlanır.

Senin ayakta kalman,
Onların başarısızlığını yüzlerine vurur.
Bir insanın dimdik duruşu,
Bir başkasının içindeki eksikliği büyütür.
Kendi eğriliğini gören, doğruya tahammül edemez.
Kendi karanlığını bilen, ışığa düşman kesilir.

İşte bu yüzden bazı öfkelerin sebebi sensin sanırsın,
Oysa sebep sensin diye değil,
Senin gibi olamadıkları içindir.
Dik durmak kolay değildir.
Fırtına gelir, rüzgâr eser,
Ayağının altını oyarlar,
Yoluna taş koyarlar,
Ama insan bazen sadece şunu bilmelidir.

Her itiliş bir sınavdır,
Her düşmeyiş bir cevap.
Ve en güzel cevap,
Yıkılmadan yürümeye devam etmektir.

Unutma,
Seni itenler,
Senin gücünden değil,
Kendi zayıflıklarından beslenir.

Ve sen dimdik kaldıkça,
Onların öfkesi büyür,
Ama senin hikâyen de,

Çünkü bazı insanlar düşerek değil,
Düşmeyerek kazanır.

¦¦¦

Musa Özdemir / 05 Nisan 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL