

KÖŞE YAZISI ¦ GÜCÜN SARHOŞLUĞU VE KAÇINILMAZ SON… / 09 Nisan 2026
Bazıları vardır,
Gücün kendilerine ebediyen ait olduğunu zanneder.
“Ben her istediğimi yaparım” diye düşünür.
Hukuku bir engel, adaleti ise yalnızca işine geldiğinde hatırlanan bir kavram olarak görür.
İnsanlara yukarıdan bakar, eleştiriyi düşmanlık sayar, gücü ise karakterinin ayrılmaz bir parçası zanneder.
Oysa asıl yanılgı tam da burada başlar.
Çünkü güç, insana ait değildir.
Güç, sadece bir imtihandır.
Ve her imtihan gibi, onun da bir sonu vardır.
İnsan güçlendikçe iki yoldan birini seçer,
Ya adaleti büyütür.
Ya da kibri.
Adaleti seçenler, kalplerde yer bulur.
Kibri seçenler ise bir süre korku salar,
Ama sonunda yalnız kalır.
Tarih bunun en açık şahididir.
Dün Ulaşılamaz denilenler, bugün bir dipnottan ibarettir.
Dün Dokunulmaz sanılanlar, bugün hesapların konusu olmuştur.
Çünkü değişmeyen bir gerçek vardır.
Her devrin bir sonu vardır.
Her saltanatın bir sonu vardır.
Ve her zulmün mutlaka bir hesabı vardır.
Bu sadece bir temenni değil;
İlahi adaletin değişmez kanunudur.
İslam’ın O derin hakikatte bunu söyler.
Her Firavun’un bir Musa’sı vardır.
Her Calut’un bir Davut’u vardır.
Zulüm ne kadar büyürse büyüsün,
Karşısında mutlaka bir hakikat doğar.
Bazen bu bir insan olur,
Bazen bir söz,
Bazen de sessiz ama derin bir direniş,
Ama mutlaka olur.
Çünkü mazlumun duası, arşa yükselir.
Ve o dua, en güçlü görünen saltanatları bile sarsacak kudrete sahiptir.
Unutulmaması gereken en büyük gerçek şudur.
Mazlum yalnız değildir.
Mazlumun yanında Allah vardır.
İşte bu yüzden
Hiç kimse gücünü ebedi zannetmesin.
Dünya kimseye kalmadı.
Eğer kalsaydı,
Kıtaları aşan, çağ açıp çağ kapatan Cengiz Han’a kalırdı.
Ama kalmadı…
Ne saraylar kaldı,
Ne tahtlar,
Ne de o tahtlarda kendini yenilmez sananlar,
Bugün gücüne güvenenler,
Yarın adaletin karşısında susmak zorunda kalabilir.
Çünkü bu dünya,
Sonsuz bir iktidar alanı değil,
Geçici bir imtihan sahnesidir.
Ve bu sahnede herkes rolünü oynar.
Kimisi zulümle anılır,
Kimisi adaletle…
Ama perde kapandığında,
Hiç kimse rolünü değiştiremez.
Geriye sadece yaptıkları kalır.
Ya bir hayırla anılmak,
Ya da bir bedduayla hatırlanmak
Seçim her zaman insanın kendisindir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 09 Nisan 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)