

KÖŞE YAZISI ¦ KOLTUK UĞRUNA TÜKETİLEN UMUTLAR / 23 Mayıs 2026
Siyasette bazı suskunluklar vardır,
Bir geri çekiliş değil, fırtına öncesi yapılan hesaplaşmadır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun aylar sonra kamera karşısına çıkması, ardından onu yeniden parlatmaya çalışan çevrelerin bir anda sahaya sürülmesi elbette tesadüf değildi.
O video aslında tek cümlelik bir mesajdı;
“Ben hâlâ buradayım…
Ve geri dönüyorum.”
Çünkü belli ki kendisine çok önceden bazı kulisler fısıldanmıştı.
“Butlan olacak” denilmişti.
Ve o da siyasetin doğasına yakışır şekilde beklemeyi tercih etti.
Şimdi ise ortaya çıkan tablo, muhalefetin yıllardır neden toparlanamadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Çünkü mesele artık sadece bir koltuk meselesi değil,
Mesele, milletin umutlarının yıllarca kişisel hesaplara kurban edilmesidir.
13 seçim kaybetmiş bir siyasi figürün hâlâ kendisini vazgeçilmez görmesi, siyasetin değil egonun ürünüdür.
Normal bir demokratik kültürde insanlar başarısızlık sonrası geri çekilir, özeleştiri yapar, yeni isimlerin önünü açar.
Ama bizde tam tersine
Kaybettikçe daha fazla tutunan bir anlayış görüyoruz.
Daha da vahimi şu;
İnsanlar artık yalnızca siyasi başarısızlığa değil, perde arkasındaki ilişkilere de öfkeli.
Çünkü toplumun geniş bir kesiminde oluşan kanaat şu:
Kılıçdaroğlu, yıllarca “muhalefet” görüntüsü altında kontrollü bir siyasetin parçası oldu.
Bugün ortaya çıkan görüntü budur.
İktidara en sert olması gereken yerde susan,
En kritik kırılmalarda geri çekilen,
Milyonların umut bağladığı adayları yalnız bırakan bir siyasi anlayış,
Şimdi yeniden sahneye çıkıp “Ben geldim” havası oluşturmak istiyor olabilir.
Ama toplum eski toplum değil.
Paylaşımlarının altındaki yorumlara baksın,
İnsanların öfkesini görsün.
O öfke sadece bir kişiye değil,
boşa geçen yıllara,
kaybettirilen seçimlere,
parçalanan umutlara,
ve sürekli ertelenen değişime duyulan öfkedir.
Taş çatlasa bir yıl daha o koltuğa tutunabilir,
Ama bazen en ağır yenilgi, koltuğu kaybetmek değil;
milletin gönlünden tamamen düşmektir.
Ve siyaset tarihinde bazı isimler seçim kaybettiği için değil,
umut tükettiği için hatırlanır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 23 Mayıs 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)