Manşetten Düşenler Türkiye Yazarlar

KÜÇÜK İNSANLAR İHANETLE GİDERLER

KÜÇÜK İNSANLAR İHANETLE GİDERLER

İyilik ve birlikte yola çıktığım dostların her zaman yanında olmak benim en önemli karakterimdir. Fakat bu kadar hassas davrandığım bu noktada anlamadığım, izahını yapamadığım şey ihanetle karşı karşıya kalmam…

İhanetin hiçbir sebebi olamayacağı gibi bir Türk’ün karakter zafiyeti içerisinde bulunması benim için kabul edilemez bir durumdur.

Yaşamak için ihanet desem ölüm zaten kaçınılmaz bir sondur.

Para için ihanet desem rızkın ve zenginliğin tek sahibi Allah’tır.

Makam, mevki, şan, şöhret için ihanet desem bunlar ancak şerefle elde edilir.

O hâlde bunca yol arkadaşlığının sonucunda yapılan ihanetin sebebi ne olabilir?

Julius Sezar en çok güvendiği kişiden darbe yiyince şaşkınlıkla “Sen de mi Brutus?” der. Sürekli destek verdiğin kişiye sırtını dönemeyecek misin?

İhanet sadece aldatmak değildir. Sözlerin de tutulmamasıdır, birlikte yürünen yolda yoldaşını yalnız bırakmaktır. Verilen umutları boşa çıkarılmasıdır.

Bütün bunlar nankörlüktür, ahlaksızlıktır.

Güven insanı kör ediyor. Koşulsuzca inandığın, iyilik yaptığın kişinin güvenini boşa çıkarması büyük bir hayal kırıklığıdır. Nihayetinde güveni kaybetmek çok ağır bir sonuçtur. Bu durum insanı derinden yaralıyor.

Dünyadaki en büyük test, ihanet testidir. Bir insanı ihanet testine tutmak bile acıdır. Fakat ihanet etmeyecek insanları bulursanız her türlü zafer sizi bekler.

Geldiğim noktada hayatın bana verdiği tecrübe bu yöndedir.

Güveni kaybetmek, para, pul, makam mevki kaybetmekten çok daha kötüdür. En çok acıtan da kandırılmış olma hissidir.

Şunun da unutulmaması gerekiyor; ihanetin bahanesi olmaz ama bedeli ağır olur.

Ülkemde insanımızın karakter yapısında büyük bir düşüş olduğunu görüyorum. Bu duruma şahit olmak beni derinden yaralıyor.

Siyasette, ticarette vefa, koltuğun ve çıkarın ötesinde kalmalıdır.

Zafer tek başına kazanılmaz. Askerinden en üst düzey komutanına kadar herkesin emeği ve üstlenmiş olduğu görevler vardır. Zafer kazanmak, ülkeyi, şehirleri yönetmek için yola çıkanlar arasında nifak sokmaya çalışmak affedilmez bir davranış biçimidir. En erdemli tavır; varsa bir ihtilaf bunun çözümü noktasına katkı vermektir.

“Gitmek gerekir bazen” der Can Yücel.

Ekliyoruz bu güzel söze, “Büyük insanlar veda ederek giderler, basit ve küçük insanlar ihanetle giderler”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL