

MHP’Yİ TANIMAYANLAR ARAMIZA FİTNE SOKAMAZ, TARAFIM BELLİ; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
Milliyetçi Hareket Partisi sıradan bir siyasi oluşum değildir.
Bu hareket; tabelası yolda değil, bedeli tarihte ödenmiş bir davanın adıdır.
MHP’yi anlamak için yalnızca seçim sonuçlarına bakmak yetersizdir.
Önce Çanakkale’yi, ardından 1944 Türkçülük-Turancılık davalarını; sonra da 1968 yılında sokağa çıkan ilk Ülkücü gençlerin kararlılığını bilmek gerekir.
Ama görüyoruz ki bazıları bu hareketin ne köklerini biliyor, ne de Ülkücü hareketin neyi temsil ettiğini… Daha da vahimi; bu cehaletle, bu yüzeysellikle, bu çıkarcılıkla bir MHP milletvekiliyle bir belediye başkanının arasına fitne sokabileceklerini zannediyorlar.
Dava Adamlığını Anlamayanlara Soruyoruz: Siz Kimsiniz?
Hayatınızda bir kez olsun “önce ülkem ve milletim” diyebilmiş misiniz ki, bir ömür bu düsturla yürüyen insanların arasına nifak sokmaya kalkıyorsunuz?
MHP’de siyaset, kişisel çıkarlarla değil, millet sevdasıyla yapılır.
Makamlar şahsi menfaat için değil; millete hizmette yarışmak içindir.
Ama bazıları bu ahlâkı da, bu terbiyeyi de bilmediği için; bir milletvekilini belediye başkanına, bir belediye başkanını milletvekiline karşı doldurmaya çalışıyor. Ardından da “biz dava adamıyız” diye ortalıkta geziniyorlar.
Lider, Devlet, Doktrin: Bu Hareketin Üç Temel Sütunudur
Oysa bilmelidirler ki:
MHP içinde fitneye yer yoktur.
Varsa da çok kısa sürede temizlenir.
Çünkü bu hareket; lider-devlet-doktrin üçlüsüne sadakatle bağlı olanların hareketidir.
Bu partide görev alan herkes bilir:
Liderimiz Devlet Bahçeli’nin iradesi, Ülkücü Hareket’in rotasıdır.
Bu rota; entrikacılarla, arkadan iş çevirenlerle, makam sevdalılarıyla anlaşılmaz.
Bu Kapı Herkese Açılmaz
Ve siz… MHP’yi sosyal medyadaki dedikodulardan ibaret sananlar…
Ülkücülüğü, üç-beş hamasi cümleyle karıştırılabilecek bir duygu zannedenler…
Siz bırakın iki dava adamının arasına girmeyi; bu kapının eşiğinden geçmeye bile layık değilsiniz.
MHP dışarıdan çözülmez.
Çünkü bu hareket; dışarıdan izlenecek değil, içeriden sadakatle yaşanacak bir mücadeledir.
Bugün MHP’de milletvekiliyle belediye başkanı arasında çıkabilecek her anlaşmazlık;
teşkilat disipliniyle çözülür, dedikoduyla değil.
Bizde kargaşa değil, emir-komuta zinciri işler.
Lider varken su bulanmaz.
Ve unutulmasın:
Bu hareket bir kişiyi değil, bir milleti ayağa kaldırmak için vardır.
Nefer Olmak Kolay Değildir
Unutulmasın:
Kolay değildir dava neferi olmak.
Zira insanın küçük kıyameti olan ölüm bile farklıdır nefer için.
Neferlik mertebesi ve neferlerdeki inanç, azim ve teslimiyet;
dava adamının vücudunda öyle vuku bulmuştur ki; bu mertebedeki bir nefer, ölüm anını bile “Canan’a kavuşmak” olarak bilir.
Şeb-i Arûz’a gülerek gider, sevinerek gider.
Hatta ardında kalan kardeşlerine nazireyle şöyle seslenir:
“Şimdi hepinizin kıskanacağı bir rütbedeyim.”
Ve neferlikten şehitlik rütbesine terfi eden ülkü devleri;
Müslüman Türk milletine hudut ve coğrafya tanımayan,
yüreğindeki İlâ-yı Kelimetullah sevdasını hayat nizamı olarak dünyaya nakşeden bir idealin sembolü olurlar.
Bu Hareketin Kahramanları Unutulmaz
Milliyetçi-Ülkücü dava; “nefer” mertebesine ulaşmak için mücadele etmiş yiğitlerin öyküleriyle doludur.
O destansı öykülerin kahramanları, nefer olmayı birçok dünya makamından üstün tutmuşlardır:
♥ Ruhi Kılıçkıran – Ülkü şehitlerinin ilk yolcusu
♥ Ertuğrul Dursun Önkuzu – Türk milliyetçileri için azmin ve direnişin sembolü
♥ Fırat Yılmaz Çakıroğlu – Son ülkü şehidimiz, unutulmaz bir yiğit
Bu dava onların aziz hatırasına da sadakatle sahip çıkılmasını gerektirir.
Ve biz unutmayız:
Bu dava, sadece bugün değil;
dünü bilen, bugünü yaşayan ve yarını inşa edecek olanlarındır.
Vefa, Dava Kadar Kutsaldır
Bu dava, sadece bugün görev yapanların değil;
geçmişte çile çekmiş, taş taşımış, bayrak asmış, bedel ödemiş binlerce isimsiz kahramanın omuzlarında yükselmiştir.
Vefasızlık, Ülkücülüğün zıddıdır.
Unutanlar bilsin:
Bu harekette dava kadar, dava arkadaşına sadakat de kutsaldır.
Fitneye çanak tutanlar yalnızca birliği değil,
aynı zamanda vefa duygusunu da çiğnemektedir.
Ama biz unutmuyoruz:
Kim nerede durdu, kim ne niyetle konuştu…
Hepsini görüyor, hepsini not ediyoruz.
Çünkü Ülkücülük;
Ne dününü unutur, ne de yarınını satanı,
Son Sözüm Şudur: Tarafım Belli
Vefasız olanlar aramızda değildir, asla da olmayacaktır.
Biz her zaman şu düsturla yürürüz:
Liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde, Hakk’a, halka ve davaya sadakatle…
Bu yol, şahsi menfaatlerin değil, milletin yoludur.
Bu yol; fitneyle değil, imanla yürünür.
Ve bu yolun neferleri; sadece bir siyasi harekete değil,
bir millete, bir inanca ve bir ebedi ülküye sadakatle bağlı olanlardır.
Eğer bu kargaşada, bu huzursuzlukta benden bir taraf olmam bekleniyorsa…
Benim tarafım, Milliyetçi Hareket Partisi’dir.
Musa ÖZDEMİR


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)