

SATTIN BİZİ, AMA KENDİNİ BİTİRDİN
Hayat dedikleri şey uzun bir yolculukmuş…
Evet, öyle söylüyorlar. Ama kimse o yolculuğun nasıl yüründüğünü konuşmuyor. Herkes varmakla meşgul; herkes ulaşmak istiyor bir yerlere. Ama asıl mesele, nasıl yürüdüğündür. Kimin üzerinden geçtin? Kime sırt döndün? Kimi yarı yolda bıraktın? Yolun gerçek muhasebesi orada başlar.
–♦—♦—♦–
Bazı insanlar hayatına öylece dahil olur. Yanında yürür gibi yapar. Güler, sarılır, “Hep birlikteyiz” der. Onlara güvenirsin. Sırtını yaslarsın. Çünkü geçmişiniz vardır. Zor günlerden geçmişsinizdir. Ama fark etmediğin bir şey vardır: Karakter olmayınca geçmişin hiçbir anlamı yoktur. Sadece bir hatıra olur; günü geldiğinde unutulur, çöpe atılır.
–♦—♦—♦–
Sonra bir gün, yolun ortasında yapayalnız bulursun kendini.
Dönüp baktığında görürsün gerçeği: Sen yürümüşsün, o yanında sadece durmuş. Gölgene sığınmış, fırsat kollamış. Menfaatine ters düştüğün an seni satmış. Öyle gözünü bile kırpmadan, öyle yüzü bile kızarmadan. Dostluk maskesinin altından çıkan ihanet, en ağır darbeyi indirir insanın yüreğine.
–♦—♦—♦–
Çünkü sen dostluk sanmışsındır, o sabretmiştir. Sen sadakat göstermişsindir, o çıkar hesapları yapmıştır. Sen yol olmaya razı olmuşsundur, o üzerinden geçmeye. Ve sonunda anlarsın ki bazı yaralar zamanla değil, insanla kapanır. Yanlış insanla açılmışsa, ömür boyu kanar.
–♦—♦—♦–
Ama adamlık başka bir şeydir.
Adamlık, işler kötüye gittiğinde belli olur. Fırtına çıktığında kaçmak değil, omuz vermektir. Herkes iyiyken dost olmak kolay. Asıl mesele, kötü günde saf tutmaktır. Ama sen, o gün geldiğinde ne saf tuttun, ne sözünü hatırladın.
–♦—♦—♦–
Sadece bir insanı değil; sadakati, güveni, verdiğin sözleri de yerle bir ettin. Şimdi belki başka masalardasın. Yeni yüzlerle gülüyor, yeni hesaplar yapıyorsun. Ama şunu unutma: İhanet eden kazanmaz. Sadece kirlenir. Cebin dolabilir, ama ismin silinir. Yolun uzar belki, ama arkan pislik izleriyle kaplanır. Çünkü sattığın her şey, aslında senden eksilendir.
–♦—♦—♦–
İhanetin bedeli hemen kesilmez, ama asla silinmez.
Bugün, yanındaymış gibi görünenlerin yarın neye dönüşeceği belli değil. Gözünün içine baka baka poz verip, ardından kuyunu kazanlarla dolu bir devirdeyiz. Vefa yok, sadakat yok. Adamlık sahte, vicdan susturulmuş. Ama bilmedikleri bir şey var: Vicdan susar, ama asla ölmez. Günü gelir, konuşur. Hem de öyle bir konuşur ki, tüm maskeleri düşürür.
–♦—♦—♦–
O hesap günü geldiğinde ben alnım açık, başım dik olacağım.
Çünkü ne sattım, ne yarı yolda bıraktım, ne de bir sırtı hançerledim. Elim temiz, yolum net. Peki ya sen?
Sen hangi yüzle bakacaksın aynaya?
Hangi dille bir daha “dostum” diyeceksin birine?
–♦—♦—♦–
Hadi, yolun açık olsun.
Ama unutma:
Yolda bıraktıkların, bir gün yoluna dikilir.
Musa ÖZDEMİR


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)