

SESSİZLERİN PAYI YOK BU SOFRADA
Bu ülkede sofralar büyüdükçe, o sofraya oturanların sayısı azalıyor. Kazan kaynıyor belki, ama kapağını hep aynı eller açıyor. Çoğunluk aç, yorgun, borçlu. Azınlık ise tok, güçlü, doymaz. Bu manzara artık kimsenin yabancısı değil. Hatta çoğu insan için bu, hayatın sıradan hâli.
–♦—♦—♦–
Her yeni gün, başka bir zamla başlıyor. Evine et girmemiş ailelerin çocukları okula aç gidiyor, emekliler ay sonunu değil, haftayı bile getiremiyor. Pazarda yarım kilo almak isteyen, markette tane hesabı yapan insanlar çoğalıyor. Ama bu ülkede hâlâ ultra lüks araçların trafiği tıkadığı, üç maaşlı bürokratların sayısının arttığı bir başka hayat daha var.
–♦—♦—♦–
Soru basit ama yakıcı: Madem bu kadar çalışıyoruz, bu kadar üretiyoruz; neden bu kadar yoksuluz?
–♦—♦—♦–
Cevabı da basit aslında: Çünkü bu düzen, çoğunluk için değil; bir avuç için kurulmuş. Çünkü bu sistemde halkın alın teri, birilerinin kâr hanesine yazılıyor. Çünkü zengin daha zengin olsun diye fakire sabretmesi öğütleniyor. Çünkü bu ülkede eşitlik artık sadece kâğıt üstünde bir kavram.
–♦—♦—♦–
Devlet dediğimiz aygıt, adaleti sağlamak ve refahı eşit dağıtmak için vardır. Ama bugün geldiğimiz noktada, devletin eli güçlüyü daha güçlü yapıyor; zayıfı ise kendi kaderine terk ediyor. Hal böyleyken “milli irade”den, “toplumsal huzur”dan ya da “kalkınma”dan söz etmek büyük bir aldatmacadır.
–♦—♦—♦–
Çünkü gerçek şu: Milyonlar geçim derdindeyken, bir avuç insan lüks içinde yaşıyorsa, orada adaletsizlik değil, açık bir soygun vardır.
–♦—♦—♦–
Bu ülkede bir kesim her şeye sahip olurken, geri kalanlar sadece sabretmekle yükümlü tutuluyor. Ama sabır da bir yere kadar. Çünkü sabırla büyüyen şey, sadece öfke olur. Bastırılan her hak, zamanı geldiğinde daha güçlü bir sesle geri döner.
–♦—♦—♦–
Unutulmamalı ki: Bu sofrada bugün sessiz kalanlar, yarının en gür sesi olacak. Bu düzenin böyle gitmeyeceğini anlamak için vicdan sahibi olmak yeterlidir. Ama kimileri için vicdan da lüks hâline geldi.
–♦—♦—♦–
Ve işte bu yüzden, bu ülkede artık gerçek soruyu sormanın zamanı geldi: Bu sofrada herkes için yer var mı, yoksa hepimize birer kırıntı mı reva görülüyor?
–♦—♦—♦–
Bir gün o masa devrilecek. O zaman yalnızca açlar değil, susturulanlar da konuşacak.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir – Gazeteci-Yazar
📅 13 Ağustos 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)