KIBRIS TÜRKTÜR: Tarihi Unutanlara Bir Hatırlatma

KIBRIS TÜRKTÜR: Tarihi Unutanlara Bir Hatırlatma

📰 KÖŞE YAZISI KIBRIS TÜRKTÜR: Tarihi Unutanlara Bir Hatırlatma 📍 Musa Özdemir yazdı 📅 23 Ekim 2025

Birilerinin hafızasıyla oynanıyor ya da tarihi bilinçli şekilde silmeye çalışıyorlar. Bugün Kıbrıs meselesine yönelik dile getirilen bazı ifadeler, artık sadece siyasi bir tartışma değil; doğrudan Kıbrıs Türkü’nün varlığına, onuruna ve geleceğine dönük bir tehdit niteliği taşıyor.

CTP’den gelen son açıklamada, yalnızca Sayın Genel Başkanımıza değil, aynı zamanda Türkiye’ye ve Türk milliyetçiliğine karşı da saygısız ve üsttenci bir dil tercih edilmiştir. Bu, kabul edilemez bir hadsizliktir. Siyasetin doğasında eleştiri elbette vardır, olmalıdır da. Ancak bu toprakların kaderini tayin etmiş bir millete ve onun iradesine saygısızlık yapmak kimsenin haddi değildir.

Hatırlatmak gerekirse, Türk Silahlı Kuvvetleri 1974’te Kıbrıs’a “evcilik oynayasınız” diye çıkmadı. Kıbrıs Türkleri, Rum çetelerinin ve Yunan cuntalarının zulmünden korunmak için Türkiye’ye değil, anavatanlarına sığındılar. O gün oraya inen Mehmetçik, yalnızca toprak değil, bir halkın onurunu ve geleceğini kurtardı. Bugün hâlâ o güvenlik şemsiyesi altında nefes alınıyorsa, bu müdahalenin ve o ruhun sayesindedir.

Şimdi kalkıp Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığını sorgulamak, AB’den gelecek üç kuruşluk yardımlar uğruna Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık davasını pazarlık konusu haline getirmek; ne akılla, ne izanla, ne de onurla bağdaşır. İsrail’in bölgede yürüttüğü politikaları ve Rum kesiminin federasyon maskesi altında dayattığı tek taraflı egemenlik hayallerini görmezden gelmek; gaflet değilse nedir?

Hiç kimse Türkiye’yi, Kıbrıs meselesinde “seyirci” olmaya zorlayamaz. Çünkü bu mesele, sadece bir dış politika konusu değil; milli bir meseledir. Atatürk’ün yıllar önce yaptığı tespiti yeniden hatırlatmakta fayda var:
“Türkiye’nin güney sınırlarının güvenliği Kıbrıs’tan geçer.”

Bu söz, sadece bir coğrafya tarifi değil, aynı zamanda bir stratejik vizyonun ifadesidir. Bu vizyonu görmezden gelenler, günü kurtarabilir ama geleceği heba eder.

Bazı kesimlerin Türkiye’nin iradesinden kendilerini soyutlama çabaları da gözden kaçmıyor. Ne hazindir ki, egemenliği sadece siyasi koltuk pazarlıklarıyla sınırlı görenler, kendi halkının tarihî hafızasına ihanet ediyor. Kıbrıs Türklerinin kaderi, ne Brüksel masalarında ne de Tel Aviv’in arka plan planlarında çizilecektir. Bu kader, Türk milletiyle beraberdir ve öyle kalacaktır.

Kıbrıs’ta verilen mücadele, sadece bir toprak mücadelesi değil; haysiyetin, özgürlüğün ve kimliğin mücadelesidir. Bu mücadelenin bedelini ödememiş olanların, bugün rahat koltuklarından bu bedeli küçümsemeye kalkması ne talihsizdir, ne ayıptır.

Kıbrıs Türktür. Bu sadece bir slogan değil; tarihsel bir gerçeklik, hukuki bir kazanım ve milli bir duruşun adıdır. Bu duruşa saygı duymayanlara ne tarih ne de millet müsamaha gösterir.

Unutulmamalıdır: Kıbrıs Türkü yalnız değildir. Ve Kıbrıs davası, Türk milletinin namus davasıdır.

🖋️ Musa Özdemir 23 Ekim 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL