

📰 KÖŞE YAZISI –♦—♦—♦– Hallâc-ı Mansûr’un İzinde; Hakikatin Ateşi, Anadolu’nun Işığı –♦—♦—♦– ✏️ Musa Özdemir yazdı 📅 14 Kasım 2025
Bazı sözler vardır ki, asırları aşar; çünkü o sözler, kalemden değil kalpten dökülmüştür. Hallâc-ı Mansûr’un sözleri de böyledir. “Enel Hak” diyerek hakikatin ateşine yürüyen bu gönül eri, bedenini değil, benliğini yakmıştır.
O, darağacına yürürken bile aşkı haykırıyordu.
–♦—♦—♦–
“Musibetlerle beni pâre pâre etsen de, Sen’i daha çok seveceğim.”
Bu cümle, acının içindeki aşkı, teslimiyetin en yüce hâlini anlatır. Çünkü Hallâc’a göre her acı, insanı Hakk’a yaklaştıran bir sınavdır.
–♦—♦—♦–
Nefsini Yola Getir
Hallâc’ın en derin uyarılarından biri şudur;
“Nefsini yola getir, sen onu yola getirmezsen o seni kendi yoluna getirir.”
İnsanın en çetin düşmanı, dışarıda değil içindedir.
Nefis, insanın kalbine kurduğu gizli bir taht gibidir.
Makam, para, şöhret… Hepsi bu tahtın süsüdür.
Ama Hallâc, bize o tahtı yıkmayı öğretir.
Bugün nice insanlar dış dünyayı fethederken, iç dünyasında mağlup yaşıyor.
Oysa gerçek fetih, nefsin zincirlerini kırmakla başlar.
–♦—♦—♦–
Cehennem Sessizliktir
Hallâc-ı Mansûr’un bir diğer sözü, çağımızın fotoğrafını çeker,
“Cehennem, acı çektiğimiz yer değil; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.”
Bugün şehirler kalabalık, ama ruhlar ıssız.
Birbirimizi duyduğumuzu sanıyoruz, oysa kimse kimseyi gerçekten duymuyor.
İletişimin arttığı çağda, kalpler arasındaki mesafe hiç olmadığı kadar büyüdü.
Asıl cehennem, işte bu sessizliktir.
İnsanın iç çığlığını kimsenin duymadığı, kalbinin yankısız kaldığı yerdir.
–♦—♦—♦–
Anadolu’nun İrfan Zinciri
Anadolu, Hallâc-ı Mansûr’un hakikat ateşiyle başlayan o yürüyüşün toprağıdır.
Bu topraklarda Hacı Bayram-ı Velî, irfanı halka taşıdı.
Mevlânâ, gönüllerde “vahdet-i vücûd” dükkânını açtı.
Yunus Emre, aşkı sade sözlerle yoğurdu.
Hacı Bektaş-ı Velî, birliği ve kardeşliği nakşetti.
Pir Sultan Abdal, haksızlığa baş kaldırdı.
Ve Mustafa Kemal Atatürk, bu toprakları aklın ve aydınlığın nuru ile yeniden yoğurdu.
Bu zincirin her halkası, Anadolu’nun ruhunu oluşturdu.
Bugün yaşadığımız eksikliklerin sebebi, o zincirin halkalarından kopmamızdır.
İrfanla yoğrulan bir millet, yeniden o köklere dönmedikçe, huzuru bulamayacaktır.
–♦—♦—♦–
Hakikat Yolu Bitmez
Hallâc’ın çağrısı, hâlâ canlıdır:
“Nefsini yola getir.”
Bugün siyasette, sanatta, ticarette ya da dinde; samimiyetin kaybolduğu her yerde, Hallâc’ın sesi yankılanır.
O ses, bize dön diyor:
Kendine dön, özüne dön, hakikate dön.
Çünkü insan, iç dünyasını kaybettiği an, ne kazanırsa kazansın aslında her şeyini yitirir.
Dışarıdaki zaferler, içerideki yenilgileri gizleyemez.
Hallâc’ın yaktığı aşk meşalesi, bu çağda da karanlığı aydınlatacak tek ışıktır.
–♦—♦—♦–
Son Söz
Bu topraklarda doğan her fikir, bir hakikat arayışıdır.
Anadolu, Hallâc’ın aşkıyla yanmış, Yunus’un diliyle yoğrulmuş, Mustafa Kemal’in aklıyla aydınlanmıştır.
Bugün bize düşen, o mirası taşımaktır.
“Ben gelmedim dava için,
Benim işim sevi için.
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.”
Hallâc’ın ateşiyle yanmadan, Mevlânâ’nın aşkına, Yunus’un diline ulaşılmaz.
Ve belki de en büyük dua şudur:
“Allah’ım, bizi nefsimizin değil, hakikatinin yoluna getirenlerden eyle.”
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 14 Ekim 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)