

📰 KÖŞE YAZISI –♦—♦—♦– Bir Liderin En Büyük Zaferi: Nefretini Yenmek –♦—♦—♦– ✏️ Musa Özdemir yazdı 📅 17 Kasım 2025
Dünya siyasi tarihinin en çarpıcı sahnelerinden biri, Güney Afrika’da 27 yılını bir hücrede geçiren Nelson Mandela’nın özgürlüğüne kavuştuğu o gündür. Sokaklarda milyonlar onu bekliyordu… Kimi gözünde yaşla, kimi elinde bayrakla… Ama hepsinin zihninde aynı soru vardı:
“Mandela geri döndü… Peki şimdi ne olacak?”
Kimileri öfke bekliyordu.
Kimileri intikam…
Kimileri yılların hesabının sorulacağını düşünüyordu.
Ama Mandela’nın kalbinde, kimsenin tahmin etmediği bir şey vardı: İyileştirme iradesi.
–♦—♦—♦–
İntikam Beklenirken Gelen Davet
Özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz yaptığı ilk şey, kendisine yıllarca en kötü davranan gardiyanları cumhurbaşkanlığı yemin törenine davet etmek oldu.
Danışmanları şaşkındı:
“Efendim, onlar size yıllarca eziyet eden insanlar. Neden onlara şeref veriyorsunuz?”
Mandela gülümsedi ve liderlik kitaplarının kapağına yazılması gereken o cümleyi söyledi:
“Bir ulusu iyileştireceksek, önce kendi nefretimizi iyileştirmeliyiz.”
Bu söz, bir ülkeyi öfkenin uçurumundan çekip çıkaracak kadar güçlüydü.
–♦—♦—♦–
Liderlik; Gücü Kullanma Şeklinin Adıdır
Güney Afrika, nefretin ve ırkçılığın kaynadığı bir kazan gibiydi.
Beyazların siyahlara, siyahların beyazlara kin biriktirdiği bir ülke…
Mandela, gücü eline aldığında intikam ateşini körükleyebilirdi.
Kimse de ona “neden?” diye sormazdı.
Ama gerçekten güçlü insanlar, güçlerini öfke için değil, tedavi için kullanır.
Mandela’nın liderliği bir iktidar mücadelesi değil, bir toplumsal terapiydi.
Nefreti öldürmeden adalet olmaz;
öfkeyi aşmadan huzur gelmez.
–♦—♦—♦–
Düşmanını Ezmek Kolaydır; Onurlandırmak Yürek İster
İnsan, kendisine kötülük yapanı affetmekte zorlanır.
Ama devlet adamlığının ölçüsü tam da buradadır:
Düşmanını ezerek bitirebilirsin,
ama onurlandırarak etkisizleştirirsin.
Mandela, yıllarca kendisine hakaret eden gardiyanlara yer vererek, aslında şunu ilan etti:
“Biz artık eski defterleri kapatıyoruz. Bu ülke yeni bir sayfa açacak.”
Ve o sayfa, bugün dünyanın saygıyla andığı bir barış destanı oldu.
–♦—♦—♦–
Bugüne Düşen Pay
Bizler de kendi toplumumuzda, kendi şehirlerimizde, kendi insan ilişkilerimizde benzer sınavlardan geçiyoruz.
Küskünlükler, iftiralar, hırslar, kırgınlıklar…
Kimimiz gücü eline alınca ilk yapmak istediği şey hesap sormak oluyor.
Oysa Mandela’nın verdiği ders açık:
Gerçek liderlik, savaş kazanmak değil; nefretin zincirini kırmaktır.
Bir toplumun yarınını inşa etmek, geçmişin kırgınlıklarını sürdürerek mümkün değildir.
–♦—♦—♦–
Son Söz
Mandela, bir hücrede geçen 27 yılın ardından, dışarı çıktığında önce kendi içindeki öfkeyi yenerek bir milleti ayağa kaldırdı.
Bugün hâlâ dünyanın ona saygı duyması boşuna değil:
Çünkü güç ile merhameti, adalet ile affı aynı potada eritebilen lider sayısı çok azdır.
Ve bizler biliyoruz ki;
Nefret edenler değil, nefretini iyileştirenler tarih yazar.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 17 Ekim 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)