Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

FAİLİ MEÇHUL DEĞİL, FAİLİ SAKLANAN BİR CİNAYET

FAİLİ MEÇHUL DEĞİL, FAİLİ SAKLANAN BİR CİNAYET

📰 KÖŞE YAZISI Faili Meçhul Değil, Faili Saklanan Bir Cinayet – ✏️ Musa Özdemir yazdı 📅 09 Aralık 2025

Türkiye yakın tarihinin karanlık sayfalarında, adı fısıltılarla anılan bir adam vardır.
Hiram Abas!
Kimileri ona “Türkiye’nin James Bond’u” dedi, kimileri ise “fazla bilen adam” diye tarif etti.

Gerçek olan bir şey varsa; O sadece bir istihbaratçı değildi.
Gölgelerin içinden devleti okuyan, masaların gizli karar vericisi, kendisi görünmeden dünyayı izleyen bir akıl,

Ve belki de bu yüzden hedef oldu.

Karanlığın İçindeki Operasyoncu

1971’den itibaren Beyrut’un en tehlikeli sokaklarında ajan ağları kurdu.
ASALA’ya karşı yürütülen örtülü operasyonların mimarıydı.
Ortadoğu’da Türkiye’nin güvenliği için oynanan her oyunda
Hiram Abas’ın parmak izi vardı.

1986’da MİT Müsteşar Yardımcılığına kadar yükseldi.
Fakat devletin içindeki hesaplaşmalar, onu bir anda hedef tahtasına oturttu.
Belgeler, raporlar, kasetler,
Karanlık dehlizlerde dönen güç savaşları, bir kez daha milletin evlatlarını harcadı.

26 Eylül 1990 Sessiz Bir Kurşun

Kadıköy Çiftehavuzlar’da susturucu takılı bir silah,
Duyulmayan bir patlama,
Ve 58 yaşında bir devlet adamı
hayattan sessizce koparıldı.

Fail?
Biliniyor ama bilinmiyor.
Konuşuluyor ama yazılmıyor.
Soruluyor ama cevaplanmıyor.

Çünkü Türkiye’de bazı cinayetler
faili meçhul değil, faili korunan cinayetlerdir!

Birilerinin çıkarı için dosyalar kapatılır,
hakikat karanlık çekmecelere kilitlenir.

Derinliğe Gömülen Sırlar

Hiram Abas ölürken beraber götürdü;

✔ Kirli pazarlıkları
✔ Uluslararası masaların şifrelerini
✔ Devlet içi hesaplaşmaların perde arkasını
✔ Terörle mücadelenin karanlık dosyalarını

Çünkü bu ülkede;

➡ Oyun kuranlar değil,
➡ Oyunu bozanlar hedef olur.

Hiram Abas;
Devleti kendi içindeki karanlığa teslim etmek istemediği için yok edildi.

Eğer Yaşasaydı

Belki de bugün daha güçlü bir istihbarat
daha net bir devlet aklı
daha az acı, daha çok başarı konuşuyor olacaktık.

Belki de faili meçhuller değil, adalet hüküm sürecekti.

Oysa,
Bir kez daha hakikat susan bir kurşuna yenildi.

Hiram Abas’ın mezarında yalnızca bir isim yazmıyor.
Bir dönemin karanlık hafızası, biriktirilmiş sırları ve
en çok da yarım bırakılmış bir Türkiye yazıyor.

Bugün bile şu sorular yankılanıyor;

Hiram’ı susturanlar kimdi?
Ve aslında neyi susturdular?

Bu soruların cevabı ortaya çıktığında,
Türkiye derin gecesinden sabaha uyanacak!

✍️ Musa Özdemir / 09 Aralık 2025
“Hakikati öldüremezler; yalnızca taşıyanları sustururlar.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL