ANNEM

ANNEM

ANNEM

Annem
Kış geldi yine annem, abum!
Bir traktör odun yığardık bahçeye.
Kuzine sobayı Çıra‘yla tutuşturur,
Gıcıkla (kozalak) yakardık.
Alevin ilk kokusu sevgi sıcağı olurdu.
Tüten yerlerini bandajlardık boruların.
İbrikte su fokurdar, fırında patates olurdu.
Şimdi alttan ısıtmalı çok katlı binalarda,
Bir hayali kalem, seni çizer her daim.
Bunaldım! Diye perdeleri sıyırışın
Derin nefeslerle oflamaların
Hep di”li geçmiş Zaman kipi.

♦ ♦

Nasıl severdin evin önünü süpürmeyi,
Meğer dertlerinmiş çalı süpürgesinin topladıkları.
O meydan şimdi kocaman bir “anne yokluğu”
Ölsem mi, yeniden doğurman için beni.
Kar yağdığında başka olurdu bahçedeki incir
Sapanla vurmadım hiç ama,
Hapanda kaptığımız serçelere üzülüyorum.
Cıvıltılar kesilmedi yine de. Senin şarkı sandığımız ağıtların
buğday gibi saçılırdı önlerine.

♦ ♦

Biz hiç bilmedik saçlarının rengini
O tabutta görene değin.
Yaşasaydın şimdi..
Çuvalın yerine en pahalı bavula koyardım eşyalarını
Şalını ben alır,bürüğünü moda yapardım.

♦ ♦

Senin ölmenden hep korkmuştum,
Bilirdim erken öleceğini.
Çünkü ben geç doğmuştum.

♦ ♦

Vücudundaki benler isyanında hayatın.
Senden kalmışlar diye avuntum
Annem….

♦ ♦

Eyüp SUBAŞI / 29 Aralık 2025

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL