

KÖŞE YAZISI ♦ Türkçe Konuşmanın Suç Sayıldığı Çağda Nesimi Olmak ♦ Musa Özdemir yazdı / 30 Aralık 2025
Bir milletin tarihi yalnızca kılıçla, savaşla, devletle yazılmaz.
Asıl tarih; dille, sözle, şiirle yazılır.
Çünkü dil giderse, millet susar.
Millet susarsa, hafıza silinir.
Türk tarihinin en çetin dönemlerinde, sözü kalkan yapan büyük ozanlar vardı.
İşte onlardan biri; Nesimi.
Rivayet edilir,
Bir tarikat meclisine gider Nesimi,
Türkçe konuşur.
Bir sofra bundan rahatsız olur.
“Ya Arapça konuş ya Farsça” derler.
Çünkü O çağda ilim Arapça, edebiyat Farsça,
Türkçe ise hor görülen, geri sayılan bir dildir.
Nesimi ise boyun eğmez.
Ne sesini kısar ne dilini değiştirir.
Ve tarihe kazınan şu cevabı verir.
Har içinde biten gonca güle minnet eylemem,
Arabi, Farisi bilmem,
Dile minnet eylemem.
Burada söylenen şey cehalet değildir.
Tam tersine, bilinçtir.
Çünkü gerçek şudur.
Nesimi Arapça da bilir, Farsça da bilir.
Ama bilmediğini söyleyerek,
bilerek ve isteyerek Türkçe’yi savunur.
Bu bir dil tercihi değil,
bir kimlik beyanıdır.
–♦—♦—♦–
Dil, Bir İletişim Aracı değil, Var Olma Meselesidir
Nesimi’nin itirazı bir sofraya değildir.
Onun isyanı, dil üzerinden kurulan tahakkümedir.
Dili teslim olanın kimliği de teslim olur.
Dili küçümsenen millet, zamanla tarih sahnesinden silinir.
Nesimi’de canı pahasına da olsa,
Bu yüzden haykırır.
Rızkımı veren Hüdâ’dır,
Kula minnet eylemem.
Bu söz yalnızca bir inanç ifadesi değildir.
Aynı zamanda siyasi, kültürel ve ahlaki bir duruştur.
–♦—♦—♦–
Nesimi, Dil Asimilasyonuna Karşı Dik Duruşun Adıdır
Anadolu’dan Azerbaycan’a,
Rumeli’den Türkistan’a kadar Türk ozanları Türkçe’de ısrar etti.
Sarayların dili başka iken,
halkın kalbine Türkçe ile girdiler.
Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan, Dadaloğlu,
Hepsi aynı zincirin halkasıdır.
Ama Nesimi’yi ayıran,
O, dilini savunurken bedel ödemeyi göze alanlardandır.
Deri yüzülerek öldürülen bir ozanın ardında bıraktığı miras,
yalnızca şiir değildir.
Bu, bir milletin hafızasıdır.
Bugün de Türkçe;
kimi zaman küçümseniyor,
kimi zaman arka plana itiliyor, kimi zaman
Evrensellik bahanesiyle törpüleniyor.
Oysa evrensel olan, kökünü inkâr eden değil,
köküyle dünyaya konuşandır.
Bu yüzden Nesimi sadece geçmiş değildir.
Nesimi bugündür.
Nesimi yarındır.
Dilimize sahip çıkmak,
sadece kelimeleri değil,
tarihimizi, kimliğimizi ve geleceğimizi savunmaktır.
Büyük Türk ozanı Nesimi’yi,
Türkçe’yi onur bilen tüm ozanlarımızı
saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Çünkü onlar dile minnet etmediler.
Biz de etmeyeceğiz.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 30 Aralık 2025


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)