

–♦—♦—♦– FIRAT’A ZORLAR KADERİM BENİ, DİCLE’DE SULAR–♦—♦—♦–
Fırat’a zorlar kaderim beni, Dicle’de sular
Çok değil bir kaç adım ötesinde doğmuşum oysa Yeşilırmağın
Yazgımız Ortadoğu gibi
Sırtımız yönümüze dönük
Ademden beri böyle
Havva istemiş biz yemişiz meyveyi
Kursağımızda kaldı yaşamak o gündür
Habil’in kurban edilişi kuladır
Kabil olmak düşer sere
İsmail’in kurtarıcısı var
Biz yetim mi kaldık
Nuh’un gemisine alınan alındı
Biz yetişemedik mı yine
Elbisemin içine sığmam
İdris dikmiş sanırsam dikişlerini
– ♦ ♦ ♦ –
Ayetlerin derkenarı mı benim imanım
Kerbela’da Hüseynin sakat oğlu gibiyim
Yaşamaya muhtaç
Azer’in oğlu İbrahim’im duvar örerken
İsmail’i var herkesin
Mısır firarisi Musa’yı kurban eder
Kavmini kurtarmak için Lut’un ikramı
Manasızca gelir şimdi bana
Harun mu kalmalı gölgesinde ağabeyinin
Buzağı yapsın Samir karışmasın bana
İsa yeryüzüne inse tekrar
Ben dönmem dönen dönsün bu yoldan
Dostun attığı gül yaralar şimdi beni
Taş mı attığımız kendimize
Süleyman mı Davut mu hükümran
Bir gece Belkıs’ın tahtını mı getirtmeliyim
– ♦ ♦ ♦ –
Keçeleşmiş saçları anamın
Uyandırır rüyamdan beni
Yemenisi boyuna sarkmış
– ♦ ♦ ♦ –
Eyüp SUBAŞI /03 Ocak 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)