

KÖŞE YAZISI ♦ ABD Emperyalizmi ve Caydırıcılığın Unutturulan Gerçeği ♦ Musa Özdemir yazdı / 05 Ocak 2026
ABD emperyalizmi, elindeki sınırsız gücün karşısında kimsenin duramayacağına inanarak; yalanlarıyla, suçlamalarıyla ve medya aparatlarıyla ülkeleri hedef gösterip dünyaya terör estirirken, insanlık nihayet acı bir gerçeği yeniden hatırlıyor: Caydırıcılık yoksa hukuk yoktur.
–♦—♦—♦–
Bugün “demokrasi”, “insan hakları”, “özgürlük” söylemleriyle süslenen müdahalelerin arkasında tek bir çıplak gerçek var: çıkar. Petrol, enerji yolları, pazarlar ve jeopolitik hâkimiyet… ABD için kavramlar değişir, hedefler değişmez.
Liste uzun, sicil kabarık;
🟢 Japonya Savaş sonrası “müttefiklik” adı altında kalıcı üsler, egemenliğin gölgesinde bir bağımlılık düzeni.
🟢 Afganistan Yirmi yıl süren işgal; geride yıkım, göç ve talan edilmiş bir ülke.
🟢 Mısır Sandıkla gelenin darbeyle gönderildiği, “demokrasi”nin sessizce rafa kaldırıldığı bir sahne.
🟢 Libya“İnsani müdahale” masalıyla parçalanan bir devlet, kabilelere bölünmüş bir coğrafya.
🟢 Irak “Kimyasal silah” yalanıyla başlatılan işgal; milyonlarca can, yok edilen bir uygarlık.
🟢 Gazze, emperyalizmin gerçek yüzünü bütün çıplaklığıyla gösteriyor.
Güçlüysen suç yok, güçsüzsen mezar var.
–♦—♦—♦–
Ve bu tablonun en çıplak, en yakıcı hali Gazze Şeridi’nde karşımızda duruyor.
Aylarca süren bombardımanlar, yerle bir edilen şehirler, enkaz altından çıkarılan çocuk bedenleri İsrail’in askeri operasyonları, Amerika Birleşik Devletleri’nin koşulsuz siyasi ve askeri desteğiyle sürerken, dünya kınama cümlelerinin arkasına saklandı.
Hastaneler vuruldu, okullar yıkıldı, yardım konvoyları engellendi.
“İnsan hakları” söylemi sustu, uluslararası hukuk körleşti.
Çünkü fail güçlüydü. Çünkü arkasında emperyal koruma kalkanı vardı.
–♦—♦—♦–
🟢 Suriye Terör örgütleriyle dizayn edilmeye çalışılan bir ülke; bitmeyen savaş, bitmeyen acı.
🟢 Venezuela Sandıkta yenemeyince ambargo, darbe denemesi, ekonomik boğma, Suçu ne? Kendi petrolüne sahip çıkmak.
Hepsinin ortak paydası aynı: ABD’nin çıkarlarına uymamak.
Uymuyorsan “diktatörsün”, “tehdit”sin, “terörle bağlantılısın”.
–♦—♦—♦–
Medya çarkı döner, yaptırım listeleri hazırlanır, sonra bombalar konuşur. Uluslararası hukuk mu? O, sadece güçlünün cebinde taşıdığı bir broşürdür.
İşte tam bu noktada, yıllarca “demode” denilerek küçümsenen sosyalist blokun caydırıcılığının ne kadar hayati olduğu ortaya çıkıyor.
–♦—♦—♦–
Tek kutuplu dünya; adalet değil, zorbalık üretir. Karşı denge yoksa, kural da yoktur. Bugün yaşadığımız küresel kaosun sebebi budur.
Dünya, ABD’nin vicdanına bırakılamayacak kadar büyüktür.
Ve insanlık, bir kez daha öğreniyor ki; barış, ancak denge ile mümkündür.
Caydırıcılık yoksa, emperyalizm her coğrafyayı bir sonraki hedef olarak görür.
Bu yüzden mesele ideoloji değil, hayatta kalma meselesidir.
Ya çok kutuplu, dengeli bir dünya…
Ya da yalanların, ambargoların ve bombaların hüküm sürdüğü bir küresel ortaçağ.
Tarih notunu düşüyor.
Geriye, kimin nerede durduğu kalıyor.
–♦—♦—♦–
✍️ Musa Özdemir / 05 Ocak 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)