HERKES NEDEN DÜŞMAN? UNUTTUK HEPSİNİ, NUH’UN NEFESİNİ!

HERKES NEDEN DÜŞMAN? UNUTTUK HEPSİNİ, NUH’UN NEFESİNİ!

KÖŞE YAZISI Herkes Neden Düşman? Unuttuk Hepsini, Nuh’un Nefesini! / 16 Ocak 2026

Türkiye’de rekabet kültürü yerine düşmanlık kültürü neden bu kadar egemen?
Bu soru artık sadece bir sosyoloji sorusu değil,
Bu soru, memleketin ruhuna sorulmuş bir vicdan hesabıdır.

Çünkü bizde rakip yoktur; çoğu zaman düşman vardır.

Bizde farklı düşünen yoktur; hain vardır.
Bizde eleştiri yoktur.

Saldırı vardır.
Bizde muhalif yoktur; Öteki vardır.

Ve bu ötekilik, yıllardır bir liste gibi büyütülür.

Hasım–Hısım
Dost–Düşman
Yerli–Yabancı
Türk–Kürt
Alevi–Sünni
Müslim–Gayrimüslim
Azınlık–Çoğunluk
Biz–Öteki

Bir millet, kendi içinde bu kadar kutuya ayrılır mı?
Bir toplum, birbirine bu kadar şüpheyle bakarak ayakta kalır mı?
Kalmıyor işte
Korku bir milletin dili olursa
Kendimizi bildik bileli etrafımız düşmanlarla çevrili denir.

Ama insan bazen dönüp şunu sorar.

Madem herkes düşman,
o zaman biz kimiz?

Bu topraklarda düşman kelimesi, sadece sınırların ötesinde değil;
maalesef kalplerin içinde yaşıyor artık.
İnsan insana düşman.
Komşu komşuya hasım.
Kardeş kardeşe mesafeli.
Akraba akrabaya bile yabancı.
Oysa bir ülkeyi yıkan şey dış saldırı değil, çoğu zaman iç çürümedir.
Ve en hızlı çürüme, insanın insana saygısını kaybettiği anda başlar.

Hz. İnsan’a hürmet
Biz ne zaman Hz. İnsan’a hürmet etmeyi öğreneceğiz?

Bir insanın kimliği;
dini, mezhebi, dili, kökeni değil,
Bir insanın kimliği önce insanlığıdır.
Ama biz bu memlekette önce insanı değil, etiketi soruyoruz.

Nerelisin?
Kimin tarafındasın?
Bizden misin?
Değil misin?
Ve işin en acı tarafı da şu;
Bu sorular bazen bir merakın değil,
bir yargının giriş cümlesi oluyor.
Daha tanımadan hüküm veriyoruz.
Daha dinlemeden yaftalıyoruz.
Daha anlamadan düşman ilan ediyoruz.
Rekabetin yerini kin aldı
Rekabet, bir toplumun gelişme motorudur.
Ama rekabetin içinde saygı vardır.
Adalet vardır.
Edep vardır.
Düşmanlıkta ise sadece kin vardır.
İntikam vardır.
Tahammülsüzlük vardır.

Rekabet, iyiyi büyütür.
Düşmanlık, herkesi küçültür.
Ve bugün biz, iyiyi büyütmek yerine;
birbirimizi küçültme yarışına girmiş durumdayız.
Birileri başarılı olunca sevinemiyoruz.
Birileri doğru söyleyince alkışlayamıyoruz.
Birileri ayağa kalkınca, çekip düşürmek istiyoruz.
Çünkü başkasının yükselişini
kendi eksilişimiz sanıyoruz.

“Biz” dediğimiz şey küçüldükçe, ülke büyümez
“Biz” dediğimiz alan küçüldükçe, memleket büyümez.
Biz birbirimize düşman oldukça;
ekonomimiz düzelmez, huzurumuz gelmez, adaletimiz güçlenmez.
Çünkü bir toplumun harcı beton değildir.

Bir toplumun harcı güvendir.
Güven yoksa her şey çöker.
Köprü de çöker, aile de çöker, devlet de çöker.

Unuttuk hepsini Nuh’un nefesini
“Herkes neden düşman?
Unuttuk hepsini, Nuh’un nefesini!
Ne büyük bir cümle
Bugün gerçekten Nuh’un nefesine hasretiz.
Çünkü o nefes;
tufanın içinden çıkan bir merhametin,
yeniden başlamanın,
insanın insana yeniden “kardeş” diyebilmesinin nefesiydi.
Biz tufanın içinde kaldık.
Ama gemiyi kaybettik.
O gemi;
vicdandı, edep’ti, ahlâktı, hakkaniyetti
Şimdi her yer su değil belki ama;
her yer öfke.
Her yer dil yarası.
Her yer kırık kalpler.
Peki nereye kadar?
Kaygılar ve korkular içinde yuvarlanıp gidiyoruz.

Nereye kadar?
Bu ülke;
daha fazla ayrışmayı değil, daha fazla insafı kaldırabilir.
Bu millet;
daha fazla kavga değil, daha fazla vakar kaldırabilir.
Bu memleket;
daha fazla düşmanlık değil, daha fazla merhamet kaldırabilir.

Belki de artık sormalıyız.
Birbirimizi yenince mi kurtulacağız?
Yoksa birbirimizi anlayınca mı?
Bir ülkenin geleceği,
düşman üreterek kurulmaz.
Gelecek;
insana saygıyla, farklılığa tahammülle, adaletle ve vicdanla kurulur.

Bu topraklarda hâlâ,
Nuh’un nefesine özlem duyan iyi insanlar var.

Yeter ki;
İnsanı düşman görmeyi bırakalım.

Yeter ki;
Hz. İnsan’a yeniden hürmet etmeyi hatırlayalım.

✍️ Musa Özdemir / 16 Ocak 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL