Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

YOL MU UZADI, YOKSA HEDEF Mİ DEĞİŞTİ?

YOL MU UZADI, YOKSA HEDEF Mİ DEĞİŞTİ?

KÖŞE YAZISI Yol mu Uzadı, Hedef mi Değişti? / 17 Şubat 2026

Hayatın bazı dönemleri vardır; insan ne geriye dönebilir ne de tam anlamıyla ileri gidebilir.
Bir eşiğin üzerinde durur.
Ne eskisi gibi olabilir ne de kendini tamamlanmış hisseder.

Yol mu uzadı? diye sorar insan kendine.
Yoksa ben mi yoruldum?

Aslında mesele çoğu zaman yolun uzunluğu değildir.
Mesele, yürürken değişmemizdir.

Başladığımız noktadaki biz ile bugün olduğumuz kişi aynı değildir.
Tecrübeler, hayal kırıklıkları, kazanımlar ve kayıplar…
Hepsi omzumuza bir ağırlık değil, bir bilinç yükler.
Ve bilinç arttıkça yol daha çetin görünür.

Varamadığımız her hedef, başarısızlık değildir.
Bazen gecikme dediğimiz şey, olgunlaşma sürecidir.
Bazen “Arafta kalmak” dediğimiz hâl, aslında bir karar anıdır.

Çünkü insanın en zor sınavı, belirsizliktir.
Net olmayan yarınlar, tamamlanmamış cümleler, yarım kalmış duygular.

Ne tamamen vazgeçebiliyoruz,
ne de tam anlamıyla yeniden başlayabiliyoruz.

Ancak şunu kabul etmek gerekir:
Eskisi gibi olmaya çalışmak, gelişimi inkâr etmektir.
Kendimizi tamamlanmış saymak ise yolculuğu bitirmek demektir.

Oysa hayat bir varış noktası değil, bir süreçtir.

Yol uzadıysa, belki de hedef büyümüştür.
Yorulduysak, demek ki gerçekten yürümüşüzdür.
Arafta kalmışsak, demek ki bir eşikten geçiyoruzdur.

Bu eşikler insanı ya geriye çeker ya da ileri taşır.
Kararı veren yol değil, iradedir.

Profesyonel hayatta da, kişisel mücadelede de gerçek başarı;
hedefe en hızlı ulaşmak değil,
yolda kalabilmektir.

Çünkü insanı güçlü kılan;
ulaştığı makamlar değil,
zor zamanlarda sergilediği duruştur.

Belki bugün istediğimiz yerde değiliz.
Ama hâlâ yürüyorsak,
hâlâ sorguluyorsak,
hâlâ içimizde bir eksikliği hissediyorsak,

Bu, bitmediğimizin göstergesidir.

Yol uzayabilir.
Zaman yorabilir.
Belirsizlik insanı sınayabilir.

Ama irade netse, yön kaybolmaz.

Ve bazen insan, varmak istediği yere değil;
olması gereken yere doğru yürür.

Musa Özdemir / 17 Şubat 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL