

KÖŞE YAZISI ♦ Unutmanın Bedeli… / 27 Şubat 2026
Ama biz unuttuk. Kim olduğumuzu, kimlerin mirasına konduğumuzu unuttuk.
Fatih’in çelik iradesine de, Akşemseddin’in dev imanına da şimdi rüyalarımızda bile yaklaşamıyoruz.
Evet, unuttuk.
Hem de bile isteye unuttuk.
Tarihin en büyük yürüyüşlerinden birinin varisleri olduğumuzu söyledik ama o yürüyüşün yükünü taşımaktan kaçtık. Övünmeyi sevdik, bedel ödemeyi değil. Geçmişi slogan yaptık, karakter yapamadık.
Fatih Sultan Mehmed surların önünde ter dökerken, çağ kapatma hayali kuruyordu. Biz ise ekranların önünde vakit tüketirken küçük hesapların peşindeyiz. Onun çelik iradesi vardı; bizim çelik gibi bahanelerimiz var.
Akşemseddin zaferi sadece kılıçta değil, inançta arıyordu. Biz ise inancı da ideali de konforla takas ettik. Sorumluluğu ağır bulduk, rahatlığı seçtik.
Biz önceleri sıkıntılarla imtihan edildik, sabrettik, fakat daha sonra genişlikle imtihan edildik, sabredemedik.
–♦—♦—♦–
İşte hakikat tam da burada yüzümüze çarpıyor.
Yokluk zamanında diriydik. Çünkü mecburduk.
Şimdi bolluk içindeyiz ama ruhen yoksuluz.
Sıkıntı bizi kenetledi, genişlik bizi dağıttı.
Tehlike bizi cesur yaptı, rahatlık bizi gevşetti.
Sabır, zor zamanda değil; imkân varken ölçülü kalabilmektir.
Biz ölçüyü kaybettik.
–♦—♦—♦–
Bugün en büyük kaybımız toprak değil, karakterdir.
En büyük yıkımımız ekonomik değil, ahlakidir.
En büyük savruluşumuz dışarıya değil, içimizedir.
–♦—♦—♦–
Geçmişi anlatıyoruz ama geçmiş gibi yaşamıyoruz.
Fatih’i dilimizle anıyor, iradesini taşımıyoruz.
Akşemseddin’i seviyoruz diyoruz ama imanının sorumluluğundan ürküyoruz.
–♦—♦—♦–
Gerçek şu ki;
Biz rahatlığı seviyoruz.
Biz alkışı seviyoruz.
Biz eleştirmeyi seviyoruz ama taşın altına elimizi koymayı sevmiyoruz.
–♦—♦—♦–
Mirasçı olmak kolaydır.
Liyakatli varis olmak zordur.
Ve biz, mirasa konduk ama mirasa layık olamadık.
–♦—♦—♦–
Bu milletin sorunu düşman azlığı değil, öz eleştiri eksikliğidir.
Sorun dışarıda değil; içimizdeki dağınıklıktadır.
Sorun imkânsızlık değil; iradesizliktir.
–♦—♦—♦–
Hatırlamak zorundayız.
Yeniden ciddiyet kazanmak zorundayız.
Konforla değil, karakterle ayağa kalkmak zorundayız.
Aksi hâlde bir gün tarih bize sert bir hüküm verecek,
Büyük bir miras devraldınız, küçük bir hayat sürdünüz.
İşte o gün, susmak zorunda kalacağız.
Çünkü hakikat, en çok yüzleşmekten kaçtıklarımızda saklıdır.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 27 Şubat 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)