

KÖŞE YAZISI ♦ Ortadoğu’da Yeni Bir Ateş Hattı… / 01 Mart 2026
Ortadoğu, bir kez daha tarihî bir kırılma anından geçiyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı koordineli askeri operasyon, yıllardır süren gerilimi açık savaşa dönüştürdü. Hedefte, İran’ın nükleer kapasitesi ve bölgedeki nüfuz alanı var.
–♦—♦—♦–
Tahran’da yükselen patlamalar, yalnızca askeri tesisleri değil; bölgenin geleceğini de hedef almış durumda. İran’ın balistik füze ve insansız hava araçlarıyla verdiği karşılık ise çatışmayı İsrail sınırlarının ötesine taşıdı. Körfez hattında alarm zilleri çalıyor; enerji tesisleri, ABD üsleri ve hava sahaları yüksek risk altında.
–♦—♦—♦–
Taraflar kendi güvenlik gerekçelerini öne sürüyor. Washington ve Tel Aviv, İran’ın nükleer potansiyelini “varoluşsal tehdit” olarak tanımlarken; Tahran yönetimi bunu egemenliğe açık saldırı ve uluslararası hukukun ihlali olarak görüyor. Gerçekte ise bu savaş, yıllardır biriken yaptırımların, çöken müzakerelerin ve vekâlet savaşlarının kaçınılmaz sonucu gibi görünüyor.
–♦—♦—♦–
Uluslararası tablo da karmaşık. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı çağrısı yaparken, Rusya sert tepki gösteriyor. Avrupa ülkeleri diplomasi vurgusu yapıyor; fakat sahada konuşan şu an diplomasinin değil, silahların dili.
–♦—♦—♦–
Türkiye için bu gelişmeler yalnızca bir dış politika başlığı değil. Enerji güvenliği, ticaret yolları, bölgesel istikrar ve olası insani krizler açısından dikkatle izlenmesi gereken bir süreç. Ortadoğu’daki her kıvılcım, Ankara’nın stratejik hesaplarını doğrudan etkiler.
–♦—♦—♦–
Sonuç olarak; 2026 yılı yalnızca bir takvim değişimi değil, yeni bir jeopolitik dönemin başlangıcı olabilir. Eğer diplomasi devreye girmezse bu ateş hattı uzun süre sönmeyebilir.
Savaşın kazananı olmaz.
Ama kaybedeni çoğu zaman bütün bölge olur.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 01 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)