ZAHİRDE KOVULMAK, HAKİKATTE ÇAĞRILMAKTIR

ZAHİRDE KOVULMAK, HAKİKATTE ÇAĞRILMAKTIR

KÖŞE YAZISI Zahirde Kovulmak, Hakikatte Çağrılmaktır / 05 Mart 2026

Bazen zahirde kovulmuş olursun; ama hakikatte çağrılmış olursun.
Tasavvuf ehli bunu çok sade ama çok derin bir cümleyle anlatır.

“Allah kulunu sevdiğinde, onu herkesten uzaklaştırır.”

Çünkü bazı uzaklaşmalar kayıp değildir; arınmadır.
Bazı kopuşlar yalnızlık değildir; hakikatin sana açtığı yeni bir yoldur.

İnsan hayatında öyle anlar olur ki bir ortamdan ayrılırsın, bir meclisten uzaklaştırılırsın, bir çevreden koparılırsın. Dışarıdan bakanlar bunu bir yenilgi sanır. Oysa hakikatte olan çoğu zaman bambaşkadır.

Bazen Allah seni, kirlenmiş ortamlardan çekip alır.

Çünkü bazı meclisler vardır, söz çoktur ama hakikat yoktur.
Bazı insanlar vardır, kalabalıktırlar ama karakterleri yoktur.

O ortamlarda kıskançlık dolaşır.
Fesat dolaşır.
Şüphe dolaşır.
İftira dolaşır.
Dedikodu dolaşır.

Böyle ortamlarda hakikat barınamaz.

Zayıf karakterli insanlar hayatlarını doğruluk üzerine kuramazlar. Çünkü doğruluk ağırdır. Minnet ağırdır. Onur ağırdır. Bu yüzden zayıf karakter, ayakta kalabilmek için kendine başka dayanaklar arar.

O dayanaklar çoğu zaman şunlardır.

İftira,
Dedikodu,
Şüphe,
Algı,

Hakikati olan insanın silaha ihtiyacı yoktur.
Ama hakikati olmayanların tek silahı iftiradır.

Bu insanların hayata bakışı da farklı değildir.
Onlar için hayat bir değer meselesi değildir, bir ahlak meselesi değildir. Onların hesabı çok basittir.

Bugün buradan ne götürebilirim?

Egosu ve hırsı gözünü kör etmiş insanlar, oturdukları her yeri kirletirler. Bulundukları ortamı da, ilişkileri de, kurumları da,

Çünkü insanın içi nasılsa, bulunduğu yere de onu taşır.

Temiz bir kalp bulunduğu yeri güzelleştirir.
Kirli bir zihin bulunduğu yeri zehirler.

İşte bazen insanın o zehrin içinden çekilip alınması bir kayıp değildir.
Aksine bir kurtuluştur.

Pisliğin ortasında kalmaktansa yalnız kalmak daha onurludur.
Fesadın içinde bulunmaktansa yalnız yürümek daha şereflidir.
Dedikodunun sofrasında oturmaktansa doğrulukla yaşamak daha kıymetlidir.

Tasavvuf büyükleri bu yüzden şöyle der,

“Bazı ayrılıklar cezalandırma değil, korumadır.”

Allah bazen kulunu insanların arasından alır ki insanların kirinden uzak kalsın. Çünkü bazı kalabalıklar insanı büyütmez; sadece küçültür.

Bugün iftirayla ayakta duranlar, yarın kendi sözlerinin altında kalacaklardır.
Bugün dedikoduyla güç devşirenler, yarın hakikatin ağırlığı altında ezileceklerdir.

Çünkü hakikat gecikir ama kaybolmaz.

Hakikatin yürüyüşü yavaştır; fakat varacağı yer mutlaka adalettir.

Bu yüzden bazen zahirde kovulmuş görünmekten korkmayın.

Çünkü bazen kovulduğunuz yer kirli bir masadır.
Ve bazen oradan kaldırılmanız, hakikatin sizi daha temiz bir sofraya çağırmasıdır.

Musa Özdemir / 05 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL