

KÖŞE YAZISI ♦ Fitnenin Zihne Düşen Gölgesi… / 08 Mart 2026
İnsan zihni çoğu zaman sessiz bir meydandır.
Bu meydanda düşünceler dolaşır, duygular konuşur, hatıralar fısıldar.
Fakat bazen öyle bir düşünce belirir ki; ne zaman geldiği, nereden geldiği pek fark edilmez.
İşte o düşüncenin adı çoğu zaman fitnedir.
Fitne, zihnimize habersizce ekilen bir şüphe tohumu gibidir. İlk bakışta küçük ve önemsiz görünür. Ancak zamanla büyür, kök salar ve insanın bakışını değiştirir. Aslında düşman olmayan insanları bile düşman gibi görmeye başlarız.
Bir sözden, bir bakıştan ya da bir söylentiden anlamlar çıkarır; kalbimizde gereksiz bir güvensizlik üretiriz.
Oysa çoğu zaman bu düşünceler rastgele ortaya çıkmaz. Zihnimizin derinlerinde saklanan çekirdek inançlar onları besler. Geçmişte yaşadığımız hayal kırıklıkları, çocuklukta oluşan güvensizlik duyguları ve zihnimizin eski kayıtları, bugünkü yorumlarımızı şekillendirir.
Bir insanın niyetini yanlış anlamamızın sebebi çoğu zaman o insan değil, geçmişin zihnimizde bıraktığı izlerdir.
Fitne tam da burada çalışır.
Sessizdir, görünmezdir ama etkisi büyüktür. İnsanlar arasına mesafe koyar, kalpler arasında duvarlar örer. Bize hiçbir zarar vermemiş insanlardan uzaklaşmamıza neden olur. Bir söylenti, bir yanlış yorum ya da bir varsayım yüzünden dostluklar kırılabilir.
İnsan bazen farkına varmadan kendi zihninin kurduğu tuzağa düşer.
Oysa bilmek gerekir ki düşündüğümüz her şey doğru değildir. Duyduğumuz her söz de hakikat olmayabilir. Zihin, bazen gerçeği değil korkularını konuşur.
Ve o korkular büyüdüğünde, insanın dünyası daralır.
Gerçekte mücadele ettiğimiz şey çoğu zaman insanlar değildir.
Asıl mücadele, zihnimizde oluşan yanlış yorumlarla ve eski korkularla olur.
İşte bu yüzden en büyük olgunluk, zihnimize gelen her düşünceyi gerçek kabul etmemektir. İnsan bazen durup kendine şu soruyu sorabilmelidir:
Bu gerçekten doğru mu, yoksa zihnimin bana oynadığı bir oyun mu?
Empati kuran, gerçeği araştıran ve kalbinde iyi niyet taşıyan bir insan fitnenin oyununa kolay kolay düşmez. Çünkü bilir ki güven, ilişkilerin en sağlam temelidir.
Unutmayalım ki birçok çatışma gerçekte yoktur, yalnızca zihnimizde büyüyen şüphelerden ibarettir. O şüpheleri fark etmek ve temizlemek ise insanın hem kendisine hem de çevresine yapacağı en büyük iyiliktir.
Fitneye karşı en güçlü kalkan; anlayış, empati ve sağduyudur.
Çünkü kalbi temiz olan bir insan, fitnenin gölgesine değil gerçeğin ışığına bakar.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 08 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)